Üç aylık düşünce, siyaset ve sosyal bilim dergisi Tezkire'nin 94. sayısında Ayşegül Sili Kalem'in editörlüğü altında yapılan İsmet Özel dosyasında Özel'in Türk düşüncesi içindeki yeri ve görüşleri değerlendiriliyor.
Murat Güzel
Esasen bir şair İsmet Özel. Ancak başta Üç Mesele, Zor Zamanda Konuşmak, Tehdit Değil Teklif, Bakanlar ve Görenler, Tahrir Vazifeleri, Cuma Mektupları gibi Türk düşünce hayatında etkili olmuş kitapları ve yazılarıyla önemli bir düşünür de. Bununla birlikte İsmet Özel'in şiirinin de düşünceleriyle bakışımlı olduğu, bu açıdan birbirlerinden ayrı ele alınamayacakları da söylenmelidir.
Genel Yayın Yönetmenliğini Yunus Badem'in yaptığı üç aylık düşünce, siyaset ve sosyal bilim dergisi Tezkire'nin 94. sayısında Ayşegül Sili Kalem'in editörlüğü altında yapılan İsmet Özel dosyasında Özel'in Türk düşüncesi içindeki yeri ve görüşleri değerlendiriliyor. Dosyada amaçlanan bir şair/fikir adamının sanatsal ve fikri temalarının değerlendirilmesinin Türkiye'deki siyasal ve sosyal dönüşümlerin anlamlandırılmasına sağlayacağı katkı hiç kuşkusuz.
Bir yüzleşme
İsmet Özel'in düşüncesinin çoğu kez şiiri, siyasi çıkışları ya da ideolojik yönelimleri bakımından ele alındığını, oysa bu tartışmaların arka planında dağınık fakat ısrarlı bir tarih ve dil iddiasının da bulunduğunu belirten editör dosyanın ertelenemez bir sorunla yüzleşmesinin neticesi olduğunu söylüyor. Bu yüzleşmede soru bellidir: Türkiye'de düşünmek ne demektir, nereden konuşuyoruz, ne tür bedelleri göze alıyoruz?
İki gündem yazısı, on bir araştırma makalesi, bir söyleşi ve beş değini ve inceleme yazısı içeren dosyada ilk gündem yazısı Yasin Aktay'a ait. İsmet Özel'in şiiri ve düşünce dünyasını hilafet-sonrası dönemde Müslüman öznenin yaşadığı bedensizleşme, diaspora ve sahicilik meseleleri çerçevesinde ele alan Aktay, Türkiye'de İslamcı düşüncenin kurumsal ve ilmi süreklilikten yoksun kaldığı bu dönemde edebiyatçıların kurucu ama sınırlı rolü tartışmaya getirir. Yasin Aktay, şiirin ve edebiyatın teşhir edici gücünü teslim etmekle birlikte bu söylemin yaşanabilir bir siyasal ve fıkhî pratiğe dönüşemediğini de tespit eder. İsmet Özel'in Üç Mesele ve yazılarındaki radikal sistem eleştirisi hem güçlü bir söylem hem de pratik sonuçları bakımından epey netameli bir konuma tekabül eder Yasin Aktay'a göre. Özel'in okurlarıyla kurduğu ilişkiyi "kıraat vazifesi" ve "yaşam sorumluluğu" arasındaki mesafe üstünden sorgulayan Aktay böylelikle Türk İslamcılığındaki şiir, siyaset ve düşünce arasındaki yapısal gerilimi de görünür kılar. Diğer gündem yazısında Mücahit Bilici, İsmet Özel'i ideolojiler üstü bir "dava adamı" ve "savaşçı özne" olarak ele alarak onun şiirini, düşüncesini ve politik tavrını "aktif nihilizm" olarak değerlendiriyor.
Dergide yer alan ilk araştırma makalesini yazan Necdet Subaşı'ya göreyse İsmet Özel'in sosyalist bir şairden İslamcı bir düşünür ve aksiyon adamına dönüşümü ilk bakışta zannedildiği gibi ideolojik bir savrulma değil, varoluşsal ve ontolojik bir hakikat arayışıdır. Subaşı için İsmet Özel'in Marksizm'den İslam'a yönelişi Batı merkezli moderniteye köklü bir reddiye ve İslam'ı "ontolojik" anlamda yurt olarak kurma girişimidir. Modernliğin yersizleştirici yurtsuzlaştırıcıetkilerine karşın Necdet Subaşı İsmet Özel'in yer bildirimini hayat-memat meselesi haline getiren, özgün ve çatışmalı bir entelektüel tip olarak tavsif eder.
Dergide ayrıca Erdoğan Erbay, Osman Nuri Tolay, Aytaç Odacılar, Zübeyde Çakır, Alev Erkilet, Nurcan Yurdakul, Mehmet Uğraş, Yunus Emre Tozal gibi isimlerin araştırma makaleleri ve "Bundan sonra 'söylemezse üstümde vebal kalır' dediğim şeyler dışında hiçbir şey konuşmayacağım" diyen İsmet Özel'le yapılmış bir söyleşi de yer alıyor.
"İsmet Özel: O Buradaysa Biz Neredeyiz?"
Tezkire
sayı 94, 2025

Yabancılaşma kategorisinin hakkı savunuluyor
Rahel Jaeggi kitabında içerdiği yoğun özcülük sebebiyle günümüz felsefesinde pek kullanılmayan, bir yerde "modası geçmiş" olarak görülen yabancılaşma kavramını yenileyerek diriltmeye uğraşıyor. Jaeggi; Heidegger, Marx ve onların varisleri gibi felsefecilerde ele alındığı şekliyle yabancılaşma teorisini izliyor. Günümüz toplumsal teorisinin sağladığı veri, gözlem ve sonuçları kullanarak mümkün bir yabancılaşma teorisini anlamlı bir yaşamın anahtarı haline dönüştürmeye çalışan Jaeggi Axel Honneth'in kitabın önsözünde belirttiği gibi "yabancılaşma kategorisinin alamadığı hakkını arayan bir felsefi savunma olarak anlaşılabilir."
Yabancılaşma: Toplumsal-Felsefi Bir Sorunun Güncelliği Üzerine
Rahel Jaeggi
çev. Tanıl Bora
İletişim, 2026

Bilgelik ve sorumluluk dolu bir karakter: Aliya
Bosna-Hersek İç Savaşı'nda Boşnak halkına liderlik eden ve Bosna-Hersek'in bağımsızlık mücadelesinin lideri olarak geniş kitleler tarafından tanınan Aliya İzzetbegoviç'te düşünce ile sorumluluk buluşur. Bosanski Şamaç'ta başlayan mütevazı bir hayatı, Saraybosna'da şekillenen bir fikir dünyasına; oradan da bir halkın kaderini belirleyen tarihî bir mücadeleye dönüşen İzzetbegoviç'in hayatını kronolojik bir akış içinde anlatan Hüseyin Kansu, İzzetbegoviç'in şahsiyetinin nasıl oluştuğuna da şahitlik ediyor. Böylelikle İzzetbegoviç'in düşünce, sabır ve sorumlulukla nasıl tarihî bir etki oluşturduğunu anlatan Kansu'nun İzzetbegoviç'in biyografisini içeren kitabıyla hatırlatılan gerçek açık: Tarih, büyük karakterlerin izini takip eder.
Bilgeliğin Yurdunda Bir Ömür: Aliya, Hüseyin Kansu
İz, 2026