Kirli çamaşır kalmasın!

Zeynep Bayramoğlu - Gazeteci-Yazar
14.04.2019

Kirli Çamaşır Kalmasın” “Deterjan bizden, gelin çamaşırlarınızı burada yıkayın” “Sizi ve çocuklarınızı ücretsiz servislerle evlerinizden alıyoruz, evlerinize bırakıyoruz”



Sosyal sorumluluk projesi gibi görünen yurtdışı fon destekli bu çamaşırhaneler, Kayyum öncesi HDP’li bazı belediyelerin partnerlikleri ile kuruldular. Projenin “Tandır Evi” formatı da var, “Ununuz bizden, gelin ekmeğinizi burada yapın”. 

Kadınlar bu çamaşırhanelere ve tandır evlerine ücretsiz servislerle taşındılar. Çamaşırı yıkamak uzun zaman ister, bu zamanı çamaşırhanelerdeki etkinliklerle geçirdiler. Önce sohbetler, sonra film ve belgesel gösterimleri, dağdaki kadınların kahramanlık hikayeleri, PKK’nın onlar adına/onlar için nasıl mücadele ettiği… 

Kadınlarla birlikte gelen çocuklar ise ücretsiz kreşlerde benzer ama daha sevimli süreçlerden geçtiler. Oyunlar, dağ marşları, propaganda içerikli sosyal etkinlikler. 

2008-2014 yılları arasında faaliyet gösteren bu çamaşırhaneler sosyo-ekonomik durumu düşük mahallelerde kuruldular. Bu çarpıcı vakayı AK Parti Kadın Kolları Başkanı Selva Çam’dan dinledim. O dönemde bölgedeki kadının durumu ile ilgili büyük bir çalıştay düzenleyip, sahada görüşmeler yapmışlar. Karşılarına en fazla çıkan ise işte bu çamaşırhaneler olmuş. 

PKK kadın gücünü keşfetti 

Bir iletişimci olarak projenin oldukça profesyonel tasarlandığını söyleyebilirim. Hedef kitle analizi, zaman planı, ek faydaları ile içeriği terör propagandası olan muazzam bir iletişim işi. Kritik soru şu; hemen hepsi evli ve çocuk sahibi olan bu kadınların örgüte katılması için miydi bu proje? Hayır. Daha ötesinde, dağa çıkmak isteyen çocuğun kapısını annesinin açması içindi. Kadın aile içindeki dönüştürücü güçtür. Özellikle ataerkil sistemlerdeki aile yapısı düşünüldüğünde, kadının, yani annenin, çocuğun ruh dünyasını inşaa eden aktör olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. O dönemde terör örgütü tarafından ikna edilen bu kadınlar örgütün hızla kaybettiği kadroları yenilemek için kilit rol oynadılar. 

Dağa çıkmak için doktrine edilen gencin önünde kapıyı açan anne ile kapıyı kapatan anne arasındaki etki farkını onlar da biliyorlardı. Belki de bu nedenle tarihlerindeki en büyük şaşkınlığı “bize çocuklarımızı geri verin” diyen “yürekli anneler” ile yaşadılar. 

Belediyelere kayyum atılmasını anti demokratik bulanlar, sahadan alınan bu bilgileri nasıl değerlendirirler merak ediyorum. 

Güdümlü endoktrinasyon 

İki ay önce Diyarbakır’da eski bir örgüt mensubu ile görüştüm. Yerel seçim kampanyası için Avrupa’dan 12 kişinin geldiğini ve kampanyayı kadın kollarının yürüttüğünü söyledi. Kayyum öncesi tüm belediyeleri ve sosyal tesislerini örgüte açarak, her bir kurumu örgütün endoktrinasyon merkezi haline getiren PKK, o eski konforlu günlerine geri dönebilmek için elbette kadını kullanacaktı. Yerel seçimlerde bazı belediyelerin yeniden terör örgütü güdümlü yöneticilerin eline geçmesi, endoktrinasyon merkezlerinin tekrar aktif hale gelmesi anlamına geliyor. Umarım başa sarmayız. 

zeynepbayramoglu@gmail.com