TRT son dönem hamleleriyle –özellikle TRT Genç'in ilham verici vizyonu, Tabii platformunun değer merkezli duruşu, “Gökkuşağı Faşizmi” gibi cesur yapımları ve çok dilli yayın çeşitliliğiyle– yalnızca bugünün değil, yarının Türkiye'sini inşa eden öncü bir kurumdur. Bu vizyoner yürüyüşün taşıdığı mesaj son derece açıktır: Gelecek, milli ve manevi değerlerini koruyan, hakikati savunan, gençliğini güçlendiren ve ailesini kutsal bilen milletlerin olacaktır.
Faruk Önalan/ Yazar
Köklü bir geçmişe sahip olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT), son yıllarda, özellikle dijital dönüşüm, gençliğe yönelik vizyoner yatırımlar ve hakikat odaklı içerik üretimiyle dikkat çekmektedir. Günümüzde TRT, yalnızca bir yayın kuruluşu değil; bir milletin kültürel kimliğini koruyan, manevi değerlerini yükselten, gençliğini güçlendiren ve küresel arenada alternatif bir ses olan devasa bir medya ekosistemidir. Son dönem hamleleri –dijital platformlardaki cesur adımlar, gençliğe özel kanal yatırımları, çok dilli ve çok kültürlü yayın çeşitliliği– TRT'yi çağın ruhuna en uygun, en dinamik ve en etkili kurum hâline getirmiştir. Bu hamleler, Türkiye'nin yumuşak gücünü katlayarak artırırken, toplumsal bütünlüğü, aile kurumunu ve milli bilinci de kararlı bir şekilde korumaktadır. TRT, bugün hem içerde nesilleri birleştiren hem de dışarıda Türkiye'nin hakikatini anlatan eşsiz bir medeniyet taşıyıcısıdır.
Son dönemin en dikkat çekici, en stratejik ve en heyecan verici hamlesi, hiç şüphesiz 2026 yılının ilk günlerinde resmen yayına başlayan TRT Genç kanalıdır. Bu kanal, basit bir yaş odaklı içerik platformu olmanın çok ötesinde, gençliğin en hassas geçiş döneminde –çocukluktan yetişkinliğe– karşılaştığı zihinsel, duygusal, manevi ve sosyal meydan okumalara doğrudan cevap veren bilinçli bir vizyonun somutlaşmış hâlidir. Küresel medya devlerinin hâkim olduğu dijital dünyada gençler, iki uç arasında sıkışıp kalmıştır: Ya aşırı naif, çocuklaştırıcı içerikler ya da erken yaşta yetişkinliğe zorlayan, haz odaklı, değerleri aşındıran çarpık yapımlar. İşte tam bu noktada TRT Genç, kendine özgü bir üçüncü yol açmıştır: Kökleri milli ve manevi değerlerde sağlam, ufku evrensel, dili ilham verici ve yaklaşımı dengeli bir alternatif.
'Geleceği sen inşa edeceksin'
TRT Genç'in temel iddiası ve taşıdığı mesaj, gençlere yönelik en güçlü motivasyon kaynaklarından biridir: "Sen değerlisin, sen eşsizsin, sen güçlüsün, sen yapabilirsin, sen lider olabilirsin ve geleceği sen inşa edeceksin." Bu mesaj, boş bir slogan olmanın ötesinde, kanalın tüm içerik stratejisinin omurgasını oluşturmaktadır. Bilim ve teknoloji programları, genç mucitlerin, girişimcilerin ve bilim insanlarının gerçek hayat hikâyelerini ekranlara taşıyarak "Türkiye'nin geleceği senin elinde" bilincini aşılamakta; yapay zekâdan uzay teknolojilerine, yenilenebilir enerjiden biyoteknolojiye kadar geniş bir yelpazede örnekler sunmaktadır. Spor programları, milli sporcuların azim dolu başarı öykülerini anlatırken bedensel disiplin, takım ruhu ve fair-play değerlerini vurgulamakta; gençleri hem fiziksel hem manevi olarak güçlü kılmaktadır.
Tarih ve kültür programları ise medeniyet mirasımızın büyük şahsiyetlerini –Fatih Sultan Mehmet'ten Alparslan'a, İbn-i Sina'dan Itri'ye, Mimar Sinan'dan günümüzün ilim erbabına– kuru bir övgü diliyle değil, yaşanmış zorluklar, aşılmış engeller ve elde edilmiş zaferlerle dolu ilham verici hikâyelerle işlemektedir. Bu programlar, gençlere "Sen de bu mirasın devamısın, sen de büyük işler başarabilirsin" mesajını doğrudan kalplere ulaştırmakta; aidiyet duygusunu güçlendirirken özgüven aşılamaktadır. Sanat ve edebiyat içerikleri, genç yetenekleri keşfedip ekranlara çıkarırken estetik zevki, yaratıcılığı ve duygusal derinliği beslemekte; müzik programları ise milli mûsikîmizden evrensel bestelere uzanan bir köprü kurmaktadır.
Kanalın en güçlü yönlerinden biri, ailece izlenebilir nitelikli içerikler üretmesidir. Anne-babalar ile gençler aynı ekran başında anlamlı vakit geçirebilmekte; ortak sohbet konuları, ortak kahramanlar ve ortak değerler etrafında kuşaklar arası diyalog yeniden canlanmaktadır. Bu yaklaşım, aile kurumunu korumanın yanı sıra nesiller arası aktarımı da sağlamlaştırmakta; dedelerin torunlarına, babaların oğullarına milli ve manevi mirası doğal bir şekilde devretmesini sağlamaktadır. TRT Genç, gençleri bireysel başarıya teşvik ederken aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilincini de aşılamakta; "Başarı sadece kendin için değil, millet için de olmalıdır" fikrini yerleşik kılmaktadır.
Güçlü bir katalizör
TRT Genç'in vizyonu, küresel kültürel akımlara karşı bilinçli, kararlı ve kökleri derin bir duruşu da temsil etmektedir. Günümüz dünyasında gençler, haz odaklı tüketim kültürü, bireyselleşmeyi teşvik eden yalnızlaştırıcı içerikler, aile bağlarını zayıflatan dayatmalar ve aidiyet duygusunu erozyona uğratan ideolojik akımlarla kuşatılmış durumdadır. TRT Genç, bu kuşatmaya karşı fıtrata uygun, temiz, anlamlı, yapıcı ve ilham verici bir ekran sunmaktadır. Bu, gençleri dünyadan izole etmek değil; tam aksine, kendi milli ve manevi köklerinden aldıkları güçle dünyaya daha özgüvenli, daha donanımlı, daha etik ve daha lider bir şekilde açılmalarını sağlamaktır. Kanal, gençlere "Kendi kimliğini korurken küresel rekabette öncü ol, değerlerini savunurken evrensel ol" mesajını vermektedir. Bu vizyon, Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek neslin hem köklü hem vizyoner hem de ahlaklı bir şekilde yetişmesini garanti altına almaktadır. TRT Genç, kısa sürede milyonlarca genç ve aileye ulaşarak toplumsal dönüşümün en güçlü katalizörlerinden biri hâline gelmiştir.
TRT'nin dijital dönüşümdeki en güçlü ve en özgün hamlesi ise Tabii platformudur. Küresel streaming devlerinin içerik dayatmalarıyla dolu dijital evrende Tabii, aile odaklı diziler, belgeseller, çocuk programları, gençlik içerikleri ve özgün yapımlarla temiz, güvenilir, değer merkezli ve milli bir alternatif oluşturmuştur. Platform, sadece eğlence sunmakla yetinmemekte; aynı zamanda düşündüren, sorgulatan, bilinç yükselten ve izleyiciyi pasif tüketimden aktif düşünceye davet eden yapımlara öncelik vermektedir. Ailece izlenebilecek kaliteli diziler, tarihî derinliği olan prodüksiyonlar, doğa ve bilim belgeselleri, Tabii'yi sıradan bir platform olmaktan çıkarıp bir kültür merkezi hâline getirmektedir.
Gökkuşağı Faşizmi
Tabii'nin en çarpıcı, en cesur ve en tartışma yaratan yapımlarından biri, hiç şüphesiz "Gökkuşağı Faşizmi" belgeselidir. Bu belgesel, başlangıçta özgürlük, hoşgörü, çeşitlilik ve insan hakları söylemleriyle ortaya çıkan bazı ideolojik akımların, zaman içinde nasıl baskıcı, dayatmacı, totaliter ve özgürlükleri kısıtlayıcı bir yapıya evrildiğini derinlemesine, bilimsel ve tarafsız bir şekilde incelemektedir. Uzman görüşleri –psikologlar, sosyologlar, pedagoglar, hukukçular ve akademisyenler–, bilimsel veriler, istatistikler, psikolojik bulgular, sosyolojik analizler ve dünyanın farklı coğrafyalarından yaşanmış gerçek hikâyeler üzerinden yapılan bu çalışma, aile kurumuna, çocuk masumiyetine, toplumsal değerlere, bireysel özgürlüklere ve ebeveyn haklarına yönelik küresel baskıları gözler önüne sermektedir.
Belgesel, "Sözde özgürlük adına dayatılan bu akımlar, gerçekte bireyi, aileyi ve toplumu nasıl tehdit etmektedir?" sorusunu güçlü bir şekilde sormakta; izleyiciyi düşünmeye, araştırmaya ve kendi değerlerini korumaya davet etmektedir. Asla nefret, düşmanlık veya ayrımcılık dili kullanmaz; aksine, bilinç oluşturmayı, farkındalık yaratmayı ve izleyiciyi kendi köklerini savunma konusunda güçlendirmeyi amaçlar. Aileleri çocuklarının geleceği konusunda uyandırmakta, eğitimcileri pedagojik yaklaşımları gözden geçirmeye teşvik etmekte, gençleri ideolojik dayatmalara karşı dirençli kılmaktadır. "Gökkuşağı Faşizmi", hakikat merkezli yayıncılık anlayışının en güçlü, en cesur ve en etkili örneklerinden biri olarak sadece Türkiye'de değil, uluslararası platformlarda da geniş yankı uyandırmakta; tartışmalara, panellere ve akademik çalışmalara ilham kaynağı olmaktadır. Bu yapım, TRT'nin pasif izleyici kitlesi yaratmak yerine düşünen, sorgulayan ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirme misyonunu en üst düzeyde temsil etmektedir.
TRT'nin son dönemdeki yayın çeşitliliği, özel kanallarıyla da zengin bir mozaik oluşturmaktadır. Özellikle TRT Kurdi, Kürtçe yayınlarıyla bölge insanının dilini, kültürünü, edebiyatını, mûsikîsini ve folklorunu ön plana çıkarmakta; kardeşlik, birlik, beraberlik ve ortak vatan bilincini güçlendirmektedir. Müzik programlarından belgesellere, dizilerden haber bültenlerine kadar geniş bir yelpazede kaliteli içerikler üreten TRT Kurdi, kültürel çeşitliliği milli bütünlükle birleştiren eşsiz bir köprü vazifesi görmektedir. Benzer şekilde TRT Avaz, Türk dünyasının ortak değerlerini ve kültürünü ekranlara taşıyarak Türk Devletleri Teşkilatı coğrafyasında bağları güçlendirmekte; TRT Müzik, milli sanatçılarımızı ve geleneksel mûsikîmizi yeni nesillere aktarmakta; TRT Spor, milli başarıları coşkuyla kutlayarak spor kültürünü yaygınlaştırmakta; TRT Belgesel ise doğadan bilime, tarihten insan hikâyelerine uzanan derinlikli yapımlarla izleyiciyi düşünmeye davet etmektedir.
Uluslararası alanda ise TRT World, TRT Arabi, TRT Deutsch, TRT Russian ve diğer çok dilli kanallar, Türkiye'nin sesini, perspektifini ve hakikatini dünyanın dört bir yanına ulaştırmakta; mazlum coğrafyaların hikâyelerini, acılarını ve mücadelelerini görünür kılmaktadır. Bu kanallar, küresel medyada hâkim olan tek taraflı, Batı merkezli anlatılara karşı alternatif, adalet odaklı ve insanlık değerlerini savunan bir bakış açısı sunmakta; Türkiye'nin yumuşak gücünü diplomatik ilişkilerden kültürel etkileşime kadar her alanda etkili bir şekilde temsil etmektedir.
Sonuç olarak, TRT son dönem hamleleriyle –özellikle TRT Genç'in ilham verici vizyonu, Tabii platformunun değer merkezli duruşu, "Gökkuşağı Faşizmi" gibi cesur yapımları ve çok dilli yayın çeşitliliğiyle– yalnızca bugünün değil, yarının Türkiye'sini inşa eden öncü bir kurumdur. Gençlere ufuk açan, aileye güven veren, topluma bilinç aşılayan ve dünyaya güçlü bir ses olan TRT, köklerinden kopmadan göğe uzanan bir medeniyet taşıyıcısıdır. Bu vizyoner yürüyüşün taşıdığı mesaj son derece açıktır: Gelecek, milli ve manevi değerlerini koruyan, hakikati savunan, gençliğini güçlendiren ve ailesini kutsal bilen milletlerin olacaktır. TRT, işte bu büyük ideali nesilden nesile taşıyan, Türkiye'nin en değerli, en köklü ve en etkili markası olarak tarihteki yerini sağlamlaştırmış ve yoluna kararlılıkla devam etmektedir. Gelecek köklerine sadık kalarak daha ileri yürüyebilenlerindir.