Kripto para ve enflasyon ilişkisi

Dr. Hülya Bulut / Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
21.01.2022

İleriye dönük enflasyon beklentileri ile hem Bitcoin hem de Ethereum arasında, COVID-19 krizinin ilk aşamalarına denk gelen kısa süreli pozitif bir ilişkiye rastlanmıştır. Bu dönemin dışında kripto paraların, artan enflasyon beklentilerinin olduğu dönemlerde bir riskten korunma enstrümanı olarak işlev gördüğüne dair yalnızca çok sınırlı kanıt bulunmaktadır. Kripto varlıkların merkezi muhatapları yoktur. Bu varlıklara yönelik düzenleme ve denetim mekanizmaları bulunmamaktadır. Piyasa değerlerinde yüksek volatilite gözlenmektedir. Yapılan işlemler geri dönülemez niteliktedir. Kara paranın aklanması ve terörün finansmanı gibi alanlara yönelik belirsizliklere sahiptir. Operasyonlarında güvenlik zafiyetleri olabilir. Hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında hesaplar kötüye kullanılabilir.



Kelime anlamı, şifreli para olan Kripto Para (Cryptocurrency), kriptoloji veya kriptografi kapsamındaki şifreleme teknikleriyle, internet ortamında bireylere ve kurumlara para transferleri, ödeme işlemleri ve değer saklama/ yatırım gibi alanlarda finansal hizmetler sunar. Kripto paraları Bitcoin ve altcoinler olarak iki temel grupta incelemek mümkündür. Altcoin, Bitcoin olmayan diğer kripto paraları yani Bitcoin'e alternatif paraları ifade eder. Belli başlı altcoinler: Ethereum (ETC), BNB (BNB), Solana (SOL), Cardano (ADA), Litecoin (LTC), Tether (USDT), Avalanche (AVAX), Bitcoin Cash (BTC), Dogecoin (DOCE), Peercoin (PPCoin veya PPC), Namecoin (NMC) olarak sıralanabilir.

Kim olduğu tam olarak bilinmeyen, yani bir bireyi mi, yoksa bir grubu mu temsil ettiği konusunda hala soru işaretleri bulunan Satoshi Nakamoto tarafından, 2008 yılında "Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System" adlı bir makale yayımlanmıştır. Bu makalenin içeriğinde Bitcoin; (1) işlemler, (2) zaman damgası sunucusu, (3) iş kanıtı, (4) network (ağ), (5) disk alanını geri kazanma, (6) basitleştirilmiş ödeme doğrulaması, (7) değeri birleştirme ve bölme, (8) mahremiyet, (9) hesaplamalar gibi temel alanlarda, açık kaynak kullanımına yönelik genel çerçeveyi ortaya koymuştur. Bahsedilen teknikte, veriler (harf, sayı veya bir kod/mesaj) belirli bir sisteme göre şifrelenmekte, güvenli bir ortam aracılığıyla alıcıya gönderilmekte ve bu şifreleme sisteminin çözülmesi ile veriler tekrar ortaya çıkmaktadır. Bu teknikte, aynı kripto parayla birden fazla işlem yapılması ise neredeyse imkânsızdır.

Fiziksel biçimi olmayan değer

Kripto paralarla yapılan tüm işlemler, fiziksel bir biçim olmadan yapılıyor. Yani, fiziksel olarak kağıt veya metal para gibi basılı halde bulunmayan kripto paralar, değerli madenlerde olduğu gibi madenlerin kendi değerlerinden veya kağıt paralarda olduğu gibi devlet itibarından kaynaklanan bir değere sahip değil. Bu paraların değeri, diğerlerindeki gibi arz ve talebe bağlı olarak piyasa koşullarında belirlenir ve yapılan tüm işlemler herhangi bir merkezi otoriteye bağlı olmadan yürütülür. Kısacası dünya genelinde kripto para operasyonları; Hazine veya Merkez Bankası gibi resmi otoriteler ile kamu veya özel bankaların katılımlarına bağlı olmadan yapılıyor. Ancak, dijital paraların alınıp satılması için ise dijital bir borsa yapılanmasına ihtiyaç vardır.

2013 yılında dünya genelinde sadece 66 adet olan kripto paraların sayısı, 2022 yılı 10 Ocak tarihi itibarıyla 9.929'a yükselmiştir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 16.04.2021 tarih ve 31456 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 30.04.2021 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmasına Dair Yönetmelik'te "kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıklar" olarak tanımlanmıştır.

Ödemelerde kullanılır mı?

Aynı yönetmelikte "ödemelerde kripto varlıkların kullanılmamasına, ödeme hizmetlerinin sunulmasında ve elektronik para ihracında kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı olarak kullanılmamasına ve ödeme ve elektronik para kuruluşlarının kripto varlıklara ilişkin alım satım, saklama, transfer veya ihraç hizmeti sunan platformlara veya bu platformlardan yapılacak fon aktarımlarına aracılık etmemesine ilişkin usul ve esaslar" belirlenmiştir. Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere, kripto varlıklar ödemelerde hiçbir şekilde kullanılamamakta ve buna yönelik herhangi bir hizmet de sunulamamaktadır.

Merkezi muhatap kim?

Bu noktada, kripto varlıkların kullanılmamasına ilişkin temel dayanaklar yine bu varlıkların özelliklerinden kaynaklanmaktadır: (a) Kripto varlıkların merkezi muhatapları yoktur, (b) Bu varlıklara yönelik düzenleme ve denetim mekanizmaları bulunmamaktadır, (c) Piyasa değerlerinde yüksek volatilite gözlenmektedir, (ç) Yapılan işlemler geri dönülemez niteliktedir, (d) Kara paranın aklanması ve terörün finansmanı gibi alanlara yönelik belirsizliklere sahiptir, (e) Operasyonlarında güvenlik zafiyetleri olabilir, (f) Hesap sahiplerinin bilgisi ve rızası dışında hesaplar kötüye kullanılabilir. Görüleceği üzere bu tarz riskler sadece ilgili hesap sahiplerini mağdur etmeyecek, aynı zamanda risklerin bulaşıcı olması nedeniyle de sistemik bir şekilde ekonominin tümüne kolaylıkla sirayet edebilecektir.

Hal böyleyken, garip bir şekilde ve yine benzer özellikler nedeniyle kripto varlıklara yönelik talebin arttığı görülmektedir: (1) Merkez Bankalarına bağlı olmamaları nedeniyle, herhangi bir ülkenin ekonomisindeki dalgalanmalardan etkilenmemeleri, (2) Merkezi bir otoritenin düzenleme ve denetleme yetkisi söz konusu olmadığı için hesaplara el konulamaması. Görüleceği üzere bu noktada, "yüksek risk, yüksek getiri" iştahının dışında farklı finansal motivasyonların olduğunu söylemek mümkündür.

Gelelim kripto para ile enflasyon arasındaki ilişkiye. Enflasyon öz itibarıyla paranın değer kaybı olarak bilindiğinden, bireysel ve kurumsal yatırımcılar bu değer kaybına karşı kazanımlarını korumak isterler. Satın alma gücünü koruyan bir varlık veya bu gücü arttıran bir değer deposu olarak kullanılan herhangi bir finansal enstrümanın "güven ve istikrar" özellikleri ön plana çıkar. Enflasyonist dönemlerde, yatırımcılar genellikle altın, mülk, hisse senedi gibi varlıklara yönelir. Bu bakımdan geleneksel anlamda kayda değer bir düzeyde altının, enflasyona karşı en temel koruma aracı olarak tercih edildiği bilinmekte.

Ancak özellikle COVID-19 krizinin de etkisiyle son zamanlarda bilinen tüm risklere rağmen, kripto paralar -özellikle, en popüler dijital para olan ve "dijital altın" olarak nitelendirilen Bitcoin- yeni bir alternatif yatırım aracı haline geldi. Bu durum, Bitcoin piyasa arzının 21 milyonu geçmeyecek olması nedeniyle para basımı ve piyasaya arz edilecek para miktarı bakımından önemli. Ancak, yüksek volatilite (fiyat oynaklığı) içermesi nedeniyle, kripto paralar nihayetinde yatırımcılar üzerinde altına duyulan güvendeki etkiyi oluşturmuyor.

COVID-19 krizinin ardından birçok ülke, ekonomilerini desteklemek için agresif mali ve parasal teşviklere başvurmak zorunda kaldı. Uluslararası kilit alanlardaki arz kıtlıkları ve çalışma koşullarındaki önemli değişikliklerin yol açtığı işsizlik ve düşen ücretler, enflasyon beklentilerinin daha da artmasına neden oldu. Bu tür beklentiler, geleneksel olmayan para politikası operasyonlarından kaynaklanan ve dolayısıyla artan para arzına ilişkin belirsizliklere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Geleneksel olmayan para politikası genişlemelerinin kalıcılığı, kripto paralar dahil olmak üzere eşzamanlı geniş varlık fiyat artışlarıyla uyumlu görünürken; artan enflasyon beklentileri de kripto paralardaki fiyat artışıyla bağlantılı görünmektedir.

Dünya genelinde konuya ilişkin en güncel çalışmalar incelendiğinde, 2021 yılında İrlanda ve Yeni Zelanda'daki bazı akademisyenler tarafından yapılan ortak bir ampirik araştırmanın çarpıcı sonuçlarına aşağıda yer verilmiştir: (https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0165176521002731).

(i) İleriye dönük enflasyon beklentileri ile hem Bitcoin hem de Ethereum arasında, COVID-19 krizinin ilk aşamalarına denk gelen kısa süreli pozitif bir ilişkiye rastlanmıştır.

(ii) Bu dönemin dışında kripto paraların, artan enflasyon beklentilerinin olduğu dönemlerde bir riskten korunma enstrümanı olarak işlev gördüğüne dair yalnızca çok sınırlı kanıt bulunmaktadır.

(iii) Bu bulgular, kripto paraların ileriye dönük enflasyon beklentilerindeki artışlara karşı korunma sağlamaya yönelik bir enstürmandan olmaktan ziyade, kriz zamanlarında ileriye dönük enflasyon beklentilerinde ortak olan faktörlerden fiyatla ilgili bilgileri ortaya çıkarabileceğini önermektedir.

Belirsiz, riskli varlıklar

Son bir söz olarak; finansal varlık olmaya ilişkin rolleri bağlamında kripto paraların, hem belirsizliklerle dolu ultra riskli varlıklar olduğunu, hem de tutarlı bir şekilde riskten koruma özelliklerinin bulunmadığını hatırda tutmak gerekir. Yatırımcıların kripto paralara olan eğilimlerinin yönetilmesi, başta düzenleyici ve denetleyici otoriteler olmak üzere, finans piyasasının ve medya dünyasının tüm aktörleri için de dikkat çekici bir husus olarak önemini korumakta.

[email protected]