Kiryakos Miçotakis'in 25 Haziran'da yeniden seçilerek tek başına hükümet kurmasıyla birlikte birinci dönemde silahlanma çerçevesinde elde ettiği kazanımların ortaya koyduğu yeni statüleri korumaya çalışacağı ve odak sorunlardan bazılarını dondurmaya çalışarak dikkatleri Ege jeopolitiğinden Kıbrıs sorununa çekmek için bir strateji izleyeceği beklenmektedir.
Necdet Özçelik/ Yazar
Yunanistan'da 25 Haziran'da tekrarlanan genel seçimlerde Yeni Demokrasi Partisi lideri yüzde 40.4 oy alan Kiryakos Miçotakis seçim yasasının sunduğu avantajdan da faylanarak 158 milletvekili sayısıyla tek başına hükümet kurdu ve böylelikle ikinci Miçotakis dönemi resmen başlamış oldu. 2019 ve 2023 yılları arasındaki birinci Miçotakis döneminde birçok sınamadan geçen Türk-Yunan ilişkilerinin odağında Akdeniz'deki deniz yetki alanı paylaşımı, Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı tartışmaları, Yunanistan'ın aşırı silahlanması, mülteci/sığınmacı meseleleri, Doğu Akdeniz'deki enerji mücadelesi ve Yunanistan'ın terör örgütlerine verdiği destek yer aldı. Bu dönemde Kıbrıs sorununun nispeten daha ardıl planda kaldığı görüldü. Ancak yeni dönemde Miçotakis'in terör ve göçmenler meselesi gibi sorun odaklarını yumuşatarak veya dondurarak dikkatleri Kıbrıs merkezinde Doğu Akdeniz jeopolitiğine çekeceği beklenmektedir.
2019-2023 DÖNEMİNDEKİ KAZANIM VE KAYIPLAR
Miçotakis, birinci döneminde ABD ve AB ülkelerinden aldığı siyasi, ekonomik ve askeri destek ile odak sorunlardan bir kısmında yeni statüler oluşturmayı başardı. Bu kapsamda en çarpıcı durumun Ege ve Akdeniz'de geliştirdiği askeri ortaklıklar olduğunu ifade edebiliriz. Yunanistan bu süreçte savunma ve askeri stratejisinde birtakım düzenlemelere gitti. Mevcut platform ve sistemlerin modernizasyon ve bakımı ile yeni ve modern platform, sistem ve mühimmat tedariğini önceledi. Başta ABD ve Fransa'dan olmak üzere hava araçları ve bunların mühimmat ve modernizasyonlarının tedarikini sağladı. Almanya'dan kara ve deniz araçları, İsrail'den de gelişmiş tanksavarsalar sistemi alarak ederek çok kaynaklı ve çok yönlü askeri ve savunma iş birliği geliştirdi. Buna karşılık ABD başta olmak üzere birçok aktöre mevcut askeri üslere ilave olarak yeni üslerde konuşlanma imkânı verdi. Buradan hareketle Ege Denizi'nin doğusundaki Batnoz, İleriye, Kelemez, İstanköy, İleki, Kerpe, Sömbeki, Rodos ve Meis ile Oniki Adalardan bir kısmı da dahil olmak üzere toplam 16 adada Lozan ve Paris Antlaşmalarına aykırı bir şekilde süregelen askeri varlığını ve faaliyetlerini tahkim etti. Yunanistan'ın elde ettiği diğer statü ise göçmen ve sığınmacıların sınır hattında durdurulması ve Türkiye'ye geri itilmesiyle ilgili durum oldu. Bu kapsamda özellikle Ege Denizi'nde göçmenlerin ölümüne yönelik hukuk dışı geri itme eylemlerine meşruiyet kazandırdı. Öte yandan Miçotakis birinci döneminde Türkiye'nin Libya ile yaptığı deniz yetki alanlarının belirlenmesine yönelik anlaşmaya karşılık Mısır ile bir anlaşma imzalayarak karşılık vermeye çalışsa da normalleşmeye başlayan Türkiye-Mısır ilişkilerinin de tesiriyle arzu ettiği önleyici etkiyi yakalayamadı. Ayrıca, ABD'nin Doğu Akdeniz Gaz Forumundan çekilmesi ve projenin finansal ve jeopolitik maliyet risklerinin büyüklüğü, proje bileşenlerinden İtalyan enerji firmalarını tedirgin etti ve proje çökme riskiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumla birlikte Yunanistan enerji alanında da Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı ikinci bir jeopolitik bir mağlubiyet yaşadı.
YENİ DIŞ POLİTİKA STRATEJİSİ
Miçotakis'in 25 Haziran'da yeniden seçilerek tek başına hükümet kurmasıyla birlikte birinci dönemde silahlanma çerçevesinde elde ettiği kazanımların ortaya koyduğu yeni statüleri korumaya çalışacağı ve odak sorunlardan bazılarını dondurmaya çalışarak dikkatleri Ege jeopolitiğinden Kıbrıs sorununa çekmek için bir strateji izleyeceği beklenmektedir. Yemin etmeyi takiben kurduğu kabine ile Miçotakis bunun işaretlerini verdi. Nikos Dendias'ın Savunma Bakanlığına ataması, Dışişleri Bakanlığına Giorgios Yerapetritisin getirilmesi Yunanistan'ın, Ege jeopolitiğini ikinci planda bırakıp Kıbrıs Merkezli Doğu Akdeniz jeopolitiğini önceleyeceği şeklinde yorumlanmaktadır. Rusya-ABD arasındaki küresel çatışma ekseninin Çin'i de içine alacak şekilde Ukrayna'dan Asya-Pasifik ve Doğu Akdeniz'e kaymasının beklendiği önümüzdeki süreçte, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) ABD ile birlikte, Doğu Akdeniz'de -Rusya'nın etkinlik kazanma stratejisi kapsamındaki alandan faydalanarak- Kıbrıs meselesinde siyasi ve askeri üstünlük elde etmeye çalışacağı değerlendirilmektedir.
YUNANİSTAN'IN ULUSLARARASI ASKERİ İŞ BİRLİĞİ ÇERÇEVESİ VE KIBRIS
Yunanistan ve ABD arasında 1990 yılında imzalan Karşılıklı Savunma İş Birliği Anlaşması'nın (MDCA) 2019 ve 2021'de yenilenmesi, ABD askeri üslerinin genişletilmesi de dahil olmak üzere Yunanistan'daki ABD kuvvetlerinin mevcudiyetinde artışa yol açtı. Her iki ülke de yılda 15'ten fazla ortak askeri tatbikata katılarak, eğitim yoluyla kendi silahlı kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğini ve müşterek askeri yeteneklerini önemli ölçüde geliştiriyor. Bununla birlikte, ABD savunma yetkililerine ilave olarak kongre üyeleri de Yunanistan'daki Souda Körfezi ve Dedeağaç gibi ABD askeri tesislerini ziyaret ediyor. Bu durum ABD'nin Yunanistan'a atfettiği stratejik önemin derinleştiğinin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Yunanistan'ın 2022'de savunma harcamalarının GSYİH'ya oranı yüzde 3,76 oldu ve tüm NATO üyelerini geride bırakarak ilk sırada yer aldı.
Yunanistan ve ABD arasındaki askeri iş birliği anlaşması GKRY'yi içine alarak gelişmekte ve uluslararası askeri tatbikatların Kıbrıs çevresinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Bu kapsamda 20 Haziran 2023 tarihinde Amerikan Hava Kuvvetlerine ait iki KC-135 havadan ikmal uçağı ile Larissa'daki üste bulanan Yunan Hava Kuvvetlerine ait F-16 savaş uçaklarının havadan yakıt ikmal tatbikatı gerçekleştirmesi oldukça dikkat çekiydi. 50 uçuşunun gerçekleştiği bu tatbikat, Yunan savaş uçaklarının havada kalış sürelerinin artırtılarak uzak mesafeli hedeflere angaje olabilmeleri için yetenek geliştirici stratejik bir eğitim olarak değerlendirilmektedir. Bilindiği gibi Yunanistan Hava Kuvvetlerinde havadan yakıt ikmali uçakları bulunmamaktadır. Önümüzdeki dönemde Yunan Hava Kuvvetlerinin ABD'den KC-135 havadan ikmal uçağı tedarik edeceği beklenmelidir.
Kıbrıs çevresindeki tatbikatların 2020 yılından sonra katılım ve sayıca artmış olduğu gözlenmektedir. Bu kapsamda Kıbrıs çevresinde 2020 yılında 15, 2021 yılında 29, 2022 yılında 29 ve 2023 yılının Haziran ayının ortasına kadar toplam 15 uluslararası askeri tatbikat gerçekleştirildi. Bu tatbikatların hepsinde GKRY de yer aldı. Genel olarak ABD, Fransa, İsrail, Kanada, İtalya gibi ülkelerin katıldığı bu tatbikatlara Slovenya ve Slovakya gibi Doğu Avrupa ülkeleri ile Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Tunus, gözlemci Körfez ve Kuzey Afrika ülkelerinin katılması ise oldukça dikkat çekicidir. Türkiye-Körfez ülkeleri arasındaki normalleşme sürecine bağlı olarak Arap ülkeleri tatbikatlara katılmamaya veya gözlemci statüsünde katılmaya başlamışlardır. Tatbikatlar genel olarak Deniz ve Hava Kuvvetlerinde müşterek uluslararası harekât kapasitesini geliştirmek için düzenlenmektedir. Bu kapsamda, Yunanistan ve GKRY'nin deniz ve hava gücüne yaptığı yatırım dikkatle izlenmelidir.
SONUÇ
Miçotakis'in yeni döneminin ilk günlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi öncesinde Lavrion Mülteci Kampındaki PKK'lıların başka bir bölgeye taşınmasıyla yapmaya çalıştığı jest kozmetik bir tavır olarak değerlendirilmektir. Yunanistan'ın Türkiye'nin terörle mücadelesindeki tavrında yapısal bir değişiklik söz konusudur değildir. Zira, PKK, DHKP/C ve FETÖ mensupları hala Yunanistan'ı güvenli bir liman olarak görmektedir.
Miçotakis'in birinci döneminde, ABD-AB ile Rusya-Çin arasında gerçekleşen küresel çatışma/rekabet ortamı, Yunanistan'ın ABD'ye bağımlığını derinleştirmiş, askeri/savunma yatırımları kısmen dış politika yatırımına tahvil edilmiştir. NATO'nun güney kanadında Yunanistan'a Türkiye'nin yerine önleyici ve dengeleyici stratejik bir rol biçilmiştir. Bu düşünceyle Türkiye'nin, NATO'un güneydoğu cephesinin dışında tutularak Batı'dan izole edildiği değerlendirilmektedir. Buradan hareketle Miçotakis, ikinci döneminde, Kıbrıs'ı da içine alacak şekilde savunma/askeri iş birliğini Doğu Akdeniz'e genişletmek ve derinleştirmek suretiyle iki devletli çözüm formülünü sorunlaştırarak Kıbrıs'ta yeni statüler yaratmaya çalışacak ve Türkiye'yi güneyden çevrelemenin yollarını arayacaktır. Buna karşılık Türkiye'nin Suudi Arabistan, BAE, İsrail ve Mısır ile olan normalleşme adımlarının bir etki üretmesi ve KKTC'nin statüsüyle ilgi yeni gerçeklikler oluşturacağı beklenebilir.
@necdet4059