Ne eğitimde ne istihdamda ne yetiştirmede... Nerede bu gençler?

Prof. Dr. Levent Şahin / İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı
29.01.2021

Türkiye'de henüz NEİY gençlerin işgücüne dahil olmama nedenlerine ilişkin istatistikler TÜİK tarafından sunulmuyor. Ancak hem EUROSTAT'ın hem de bizim geniş çaplı projemizin sonuçları değerlendirildiğinde ağırlığı kadınlardan oluştuğu görülen NEİY gençlerin çok büyük kısmının geleneksel rollerden kaynaklanan şekilde kişisel, aile ve bakım sorumluluklarını üstlendikleri, çocuk ve yetişkinlerin bakımını yaptıkları görülmektedir.



Psikolojik, kültürel, siyasal ve kurumsal açılardan çok farklı tanımlamalara konu olan gençlik evresi üzerinde fikir birliğine varılmış bir tanım olmadığını biliyoruz. Bu bağlamda gençlik tanımını biyolojik ve statik temellendirmeye bağlı olarak yaş aralığına göre yapmak zorunlu bir hal alıyor. Buna göre uluslararası pek çok kuruluşun da kabul ettiği üzere genç, 15-24 yaş grubundaki nüfustur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda ise eğilimin 15-29 yaş grubuna doğru kaydığını da hatırlatmakta fayda var. Ekonomik, siyasal, kültürel, demografik ve sosyolojik açıdan bir ülkenin en önemli nüfusu ve potansiyel gelişim gücü olarak kabul edilen gençlerin karşılaştığı sorunlar ise toplumların üzerinde en fazla çözüm uğraşısı gösterdiği konuların başında gelmektedir. Bunlar içerisinde hemen ilk akla gelenler arasında genç işsizliği ve istihdamı bulunmaktadır. Tabii bunun yanına pek çok sorunu da eklemek mümkün. Çünkü gençlerin yaşamış oldukları sosyal ve ekonomik zorluklar hem bireysel hem de toplumsal gelişimi önemli oranda olumsuz etkilemekte ve bir ülkenin geleceğine yönelik soru işaretlerini alabildiğine artırmaktadır. Genç işsizliği veya istihdamı konusundan daha derin ve karmaşık bir perspektife sahip olan ve özellikle son yıllarda dünyanın dikkatini üzerinde yoğunlaştıran çok önemli bir konudan bahsetmek istiyorum: “Ne Eğitimde, Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede Olan Gençler”…

Kompleks, derin bir sorun

İstanbul Üniversitesi tarafından yürütülen “Eğitim ve İstihdam Dışı Gençler Profil Araştırması” kapsamında Türkiye’de “Ne eğitimde ne istihdamda ne de yetiştirmede (NEİY)” olan 15-29 yaş grubundaki gençlerin NEİY olmalarının nedenleri ve etkileri araştırdık. Ben de bu projenin danışmanlığını yürüttüm. Proje kapsamında nicel ve nitel saha araştırmalarını birlikte yürüttük ve konu ile ilgili uygulayıcıların ve araştırmacıların görüş ve önerilerinin alındığı ulusal düzeyde “Eğitim ve İstihdam Dışı Gençler Çalıştayı” gerçekleştirdik. Önümüzdeki günlerde projenin sonuç raporunu kamuoyuyla paylaşacağız. Geniş kapsamlı paylaşımdan önce konuya burada ana hatlarıyla değinmek istedim.

İlk defa Birleşik Krallık’ta 1980’lerin sonuna doğru eğitimde, istihdamda olmayan ve işsizlik yardımlarına erişemeyen 16-18 yaş grubundaki gençleri ifade etmek amacıyla “Not in Education, Employment and Training, NEET - Eğitimde, İstihdamda veya Yetiştirmede Olmayan, NEİY” şeklinde kullanılan kavram, yıllar içerisinde özellikle AB ülkeleri içerisinde çok hızlı bir gelişim göstermiştir. Ülkeden ülkeye özellikleri, zamanı ve yaş grupları arasında bazı farklılıklar gösterse NEİY kavramını, “halihazırda bir işi olmayan, yetiştirmede bulunmayan ve bir eğitime kayıtlı olmayan gençler” olarak ifade etmek mümkündür. Dolayısıyla bu kavramın eğitim fırsatlarına erişemeyen, işsiz ve/veya işgücüne dahil olmayan risk altındaki gençleri içerdiği söylenebilir. Görüldüğü üzere sorun oldukça kompleks ve derindir.

İstatistiki açıdan net bir tanım vermek amacıyla kavramı örnek yardımıyla ve TÜİK perspektifi ile açıklamakta fayda var. Örneğimizdeki kişi 26 yaşında genç bir kızımız Şengül. Şengül lise mezunu ve hiç Üniversite eğitimi almamış. Şengül son dört hafta içerisinde iş arama kanallarını kullanmış ve iş aramakta olan bir işsiz. Buraya kadar genç işsizliği kavramı ile NEİY arasında hiçbir fark gözükmüyor. O zaman fark nerede? Hemen açıklayalım: Şengül eğer son dört hafta içerisinde kendisini geliştirmek için herhangi bir eğitim aldı ise ya da yetiştirme (kendini geliştirmek için almış olduğu herhangi bir eğitim) faaliyetinde bulundu ise NEİY değil. Sadece genç işsiz. NEİY olabilmesi için eğitim ve yetiştirme sürecinde de bulunmayan bir genç işsiz olması gerekiyor.

NEİY ayrımı

NEİY kavramının bir diğer derinliği işgücüne dahil olmayan gençleri kapsamasında yatmakta. Yine örnek yardımıyla ve TÜİK perspektifiyle konuya yaklaşalım. Örneğimizdeki kişi 23 yaşındaki Ferhat. Ferhat, X Üniversitesinin Y Fakültesinin Z Bölümünden mezun. Yani lisans mezuniyeti var. Kendisi çalışmıyor. Çalışmamakla birlikte son dört haftalık zaman diliminde herhangi bir iş arayışı da yok. Yani çalışma istek, irade ve arzusunda değil. Yani işgücüne dahil olmayan bir genç. Pek çok gencimizde olduğu gibi. Şimdi gelelim NEİY ayrımına. Eğer Ferhat son dört hafta içerisinde herhangi bir eğitim almış ya da kendini geliştirmek için yetiştirme faaliyetinde bulunmuş ise sadece işgücüne dahil olmayan grup içerisinde. Ama son dört hafta içerisinde eğitim ya da yetiştirmede bulunmadı ise işte o zaman O bir NEİY. Yani ne eğitimde, ne istihdamda ne de yetiştirmede olan bir genç.

NEİY kavramı, yıllardan beri konuşulan gücendirilmiş veya cesareti kırılmış gençlerin yanı sıra hastalık, engellilik, bakım sorumluluğu ve ev işlerine katılma gibi çoğu zaman istem dışı nedenlerle ekonomik olarak aktif olmayan bireyleri içermektedir. Dolayısıyla kavram, işsizlik, işgücüne katılım ve bunların oranlarından çok daha geniş bir anlam ve kitleyi ifade etmektedir. Şimdi NEİY’leri farklı gruplandırmalar eşliğinde inceleyelim. Bu önemli. Çünkü derinlemesine değerlendirme fırsatı veriyor.

Türkiye geneli açısından düşünüldüğünde 15-29 yaş grubunda an itibarıyla 17 milyon 723 bin aktif nüfus bulunmakta. Bu nüfusun 5 milyon 228 bini maalesef NEİY statüsündeki gençlerden oluşuyor. Oran olarak baktığımızda yüzde 29,5. İnanılmaz yüksek dediğinizi duyar gibiyim. Evet gerçekten de oldukça yüksek. Ayrı oran AB’ye üye 28 ülke ortalamasında yüzde 12,5. En yüksek oran yüzde 22,2 ile İtalya’ya; en düşük ise yüzde 5,7 ile Hollanda’ya ait.

Gelelim 5 milyon 228 bin NEİY’in farklı gruplamalarla incelemeye. Bu nüfusun 1 milyon 632 bini erkek; 3 milyon 592 bini kadınlardan oluşuyor. Yani NEİY’lerin yüzde 31,2’si erkek; yüzde 68,7’si kadınlar. Burası önemli. Çünkü gelişmiş ülke ekonomileri ile karşılaştırıldığında fark tam da bu noktada çıkıyor. Yani Türkiye’deki kadın nüfusun refleksinde. Türkiye’de kadınlar, erkeklere göre çok daha yüksek oranlarda NEİY içerisinde. Halbuki gelişmiş ülkelerde erkek NEİY ile kadın NEİY arasında neredeyse fark yok.

Peki bir başka açıdan devam edelim. Yine bu 5 milyon 228 bin NEİY’in yüzde 29,2’si (1 milyon 524 bin) işsiz statüsünde; yüzde 70,8’i (3 milyon 704 bin) ise işgücüne dahil olmayan grubun içerisinde.

Farklı bir sınıflandırmaya göre yüzde 61’i (3 milyon 190 bin) çalışmak istemeyenlerden yüzde 39’u (2 milyon 38 bin) ise çalışmak istemesine rağmen bu durumdan kurtulamayan gençlerden oluşuyor.

Gelelim eğitim durumlarına göre analizine. Buna göre 5 milyon 228 bin NEİY’in 2 milyon 813 bini (yüzde 30,3) ilköğretim ve altı eğitim düzeyine; 1 milyon 397 bini (yüzde 28,2) lise eğitim düzeyine; 1 milyon 14 bin kişi (yüzde 29,2) ise yükseköğretim düzeyine sahip. Yani eğitim düzeyi yükseldikçe NEİY nüfus azalıyor.

Peki nerede bu NEİY gençler? Yukarıda örneklerle de açıklarken söyledik. NEİY gençlerin 1 milyon 524 bini yani yüzde 29,2’si işsizlerden oluşuyor. Yani çalışma istek, irade ve arzusunda olup da son dört hafta içerisinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ancak piyasadaki ortalama cari ücretler düzeyinden kendine uygun bir iş bulamamış 15-29 yaş grubunda olanlar. Bu tabii ki büyük bir sorun. Bu 1 milyon 524 bin kişinin 874 bini erkek, 651 bini ise kadınlardan oluşmakta. Dolayısıyla 15-29 yaş grubunda erkek NEİY’lerin sayısı kadınlardan daha fazla. Gençlerin işsizlik sorunu Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin değil gelişmiş ekonomilerin de en önemli sorunlarından bir tanesi. Bir önceki yazımda gençlerin işsizliğini konusunu etraflıca değinmiştim. Burada esas üzerinde durmak istediğim grup, işsiz NEİY’lerin haricinde kalan ve işgücüne dahil olmayan 3 milyon 704 bin genç. Gelin şimdi bu gençlerin nerede olduğundan bahsedelim.

Türkiye’de hemen her yaş grubunda ama özellikle kadınlarda işgücüne dahil olmama oranları oldukça yüksek. Dolayısıyla bu 3 milyon 704 bin NEİY nüfusun da büyük kısmını kadınlar oluşturmakta. Tam olarak yüzde 81,9’u. Evet yanlış görmedeniz. 3 milyon 704 bin işgücüne dahil olmayan NEİY gencin tam olarak 2 milyon 940 bini kadınlardan oluşmakta. Bunun pek çok nedeni elbet sayabiliriz. Ama öncelikli nedenler arasında; her ne kadar son kırk yıllık zaman diliminde önemli oranda çözülme göstermiş olsa da “ataerkil aile yapısı”nın hala devam ediyor olması, kırsal alandan kentsel alana doğru yoğun göçün devamı ve göç eden nüfusun sosyo-ekonomik durumu, kent işgücü piyasasının gereklilikleri ve yaşamsal faktörlerin zorluğu ilk anda aklımıza gelenler. Tabii ki konuyu daha da derinleştirmek mümkün.

Geleneksel roller

Türkiye’de henüz NEİY gençlerin işgücüne dahil olmama nedenlerine ilişkin istatistikler TÜİK tarafından sunulmuyor. Ancak hem EUROSTAT’ın hem de bizim geniş çaplı projemizin sonuçları değerlendirildiğinde ağırlığı kadınlardan oluştuğu görülen işgücüne dahil olmayan NEİY gençlerin çok büyük kısmının geleneksel rollerden kaynaklanan şekilde kişisel, aile ve bakım sorumluluklarını üstlendikleri, çocuk ve yetişkinlerin bakımını yaptıkları görülmektedir. Daha küçük bir kesimin ise fiilen çalışmasını engelleyen bir hastalık ya da engelliliğe sahip olduğu, yine küçük bir kesimin kendi rızasıyla çalışmayı düşünmediği sonucuna ulaşılmaktadır. Bunların yanına unutulmadan eklenilmesi gereken bir grup daha vardır ki o da pek çok etkenden ötürü (uzun süre iş arayıp da bulamamış olması, ülkedeki işsizlik oranının yüksekliği, yaratılan korku algısı vb.) iş bulamayacağına kanaat getirdiğinden ötürü iş aramayıp işgücüne dahil olmayan gençlerin varlığı.

Şüphesiz ki bahsi geçen bu gençlerin mutlak suretle aktif nüfus içerisine kazandırılması gerekmektedir. Üstelik unutulmaması gereken bir başka husus, NEİY gençlerin kendilerini geliştirmek için herhangi bir eğitim ya da yetiştirme sürecine de katılmıyor olmaları. Bu gerçekten büyük bir sorun. Bu sorunun çözümüne yönelik öneriler ise bir başka yazının konusu olabilir.

leventsahin07@gmail.com