Tokayev'in iddialı projesi: Demokratik Kazakistan

Dr. Tuğrul Camaş / Yazar
19.03.2022

Başarıyı getirecek olan Tokayev'in halka sesleniş ile önerdiği reformların yani “Yeni Kazakistan projesinin” halk tarafından kabul edilmesi ve sahiplenilmesidir. Özellikle ekonomik refahın artması Tokayev'in iddialı hedeflerinin başarısını olumlu yönde etkileyecektir.



Demokratikleşme ve Sovyetleşme II. Dünya Savaşı'ndan sonra yayılmacı iki etkin akım olarak insanlık siyasi tarihindeki yerlerini almışlardır. Soğuk Savaş'ın jeopolitik temelli ideolojik savaşının da nedeni olan bu iki ideoloji arasındaki savaşı, Soğuk Savaş'ı Sovyetleşmeye karşı kazanan demokratikleşme Soğuk Savaş'tan sonra da yayılmaya devam etmiştir. Özellikle Sovyet sonrası coğrafyada yayılmaya devam eden demokratikleşme Batı'nın kontrol ettiği, yönettiği, küresel sistemin ülkeleri ve rejimleri dönüştürmek için kullandığı etkin bir siyasi kültürel enstrüman olmuştur. Batılı rejimler Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanan tüm ülkelerin değişim ve dönüşüm sürecinde Batılı değerlerin demokrasiyle birlikte yerleşmesini beklemiş ve ummuşlardır. Rusya başta olmak üzere bağımsızlığını yeni kazanan birçok ülke ise bu süreci kendi toplumlarının tarihi ve siyasi kimliğini yeniden kazanma, kendi toplumsal koşullarında demokratikleşme olarak görmüştür. Bu anlamda Estonya, Letonya ve Litvanya gibi Baltık ülkeleri Avrupa Birliği'ne girerek geçiş sürecini başarılı bir şekilde tamamlarken diğer ülkelerde ise dönüşüm süreci halen devam etmektedir.

Sancılı süreç

Dönüşüm süreci ise son derece sancılı geçmektedir. Özellikle küresel ekonomik istikrarın zedelenmesi, uluslararası ticarette rekabetçi kısıtlamalar, radikal örgütler, salgın koşulları, 2001 yılından bu yana adı konulmamış savaşlar ve iklim değişikliği gibi birçok şey buna neden olmaktadır. Tüm bunların yanı sıra Rusya'nın eski Sovyet coğrafyasında Batı'nın yayılmacı hareketlerine karşı kurduğu savunma mekanizmaları ile Batı'nın yayılmacı siyasi mekanizmaları arasında sıkışan veya kalan ülkeler son derece zor bir süreçten geçmektedirler. Bunlardan Ukrayna, Moldovya, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan gibi ülkeler dönüşüm sürecinde siyasi kriz ve çatışmalar yaşamışlardır. Hatta Ukrayna, Gürcistan ve Azerbaycan toprak bütünlüğünü bile kaybetmiştir. Yıllardır Rusya ve Batı'nın siyasi nüfuz mücadelesine sahne olan Ukrayna bugün Rus ordusunun işgali altındadır. Dinyeper'in doğusu ve batısı olarak bölünme ve hatta yeni bir federasyonlaşma sürecine dahi girmiştir demek yanlış olmayacaktır. Orta Asya ülkelerinde ise durum daha farklıdır. Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan 11 Eylül 2001'den itibaren radikal selefi örgütlerin baskısını doğrudan hissederken Kırgızistan ve Tacikistan'da sosyo-ekonomik nedenlere bağlı olarak iç siyasi yaşam maalesef her zaman istikrarlı olmamıştır. Beyaz Rusya ise her ne kadar bağımsız bir ülke olarak varlığını sürdürse de Rusya'nın kontrolünde siyasi yaşamına devam etmektedir.

Kazakistan ise Baltık ülkelerini saymazsak Sovyet sonrası dönüşüm sürecini yaşayan tüm bu yeni devletler arasında en istikrarlı olanı. Tabii Kazakistan'da ülke olarak trajik Ocak olayları gibi beklenmedik bir kaosun yaşandığını da unutmamak gerekiyor. Ancak her ne olursa olsun bu ülkeler arasında Kazakistan ne yaptığını en iyi bilen ülke. Kazakistan aşamalı olarak ve bir plan dahilinde bağımsızlığını kazandığı günden bu yana istikrarlı bir güncelleme gerçekleştiriyor. Dönüşümle Kazakistan, her şeyden önce kendi tarihi kimliğini ve kültürünü tekrar kazanmayı amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra evrensel anlamda kabul gören demokrasiyi de kendi toplumuna adapte etmeye çalışıyor. Tabii bunu yaparken Kazak siyasi eliti demokratik değerleri Kazak toplumuna kendi koşulları içerisinde ılımlı bir şekilde adapte etmeye çalışıyor. Kaldı ki Anglo-sakson menşeili bir siyasi kültürün ürünü olan demokratik değerlerin topluma adaptasyon sürecinin her ülke için aynı olması beklenemez. Böylesi bir durum her toplumu diğerinden ayıran sosyolojik gerçeklikleri reddetmek olur. Mesela Avrupa ile olan coğrafi iç içe geçmişliğe ve Avrupa Birliği'nin desteğine bağlı olarak dönüşüm sürecini başarılı bir şekilde tamamlayan Baltık ülkeleriyle Kazakistan, ne sosyo-ekonomik ne siyasi ve tarihi ne de coğrafi açıdan benzer değildir. Bu nedenle demokratikleşme süreçlerini aynı şekilde deneyim etmelerini beklemek yanlış olur. Kazakistan'ın dönüşüm süreci siyasi açıdan bugün ve gelecek odaklı olsa da geleneksel kimliğin yeniden inşa edilmesi ve kazanılması bakımından geçmiş yönlüdür. Sovyet kimliğinin terk edilerek Kazak/Kazakistan kimliğinin öne çıkarıldığı bu modele göre istikrarlı bir kalkınma ile modern bir devlet teşkilatlanması demokratik bir sistem içerisinde oluşturulmak istenmektedir. Bu da yine ülkenin istikrarlı kalkınmasına zarar vermeyecek şekilde toplumsal dinamiklerle uyumlu olarak yapılmaktadır. Bu anlamda, Nazarbayev'den sonra devlet başkanlığı koltuğuna oturan Kasım Cömert Tokayev 2020 yılının son günlerinde yaptığı açıklamalarda ülkede yeni bir süreci başlatacak yapısal ve sistemsel reformlar yapılacağının sinyallerini güçlü bir şekilde vermiştir.

Kasım Cömert Tokayev kadro politikasından idam cezasının kaldırılmasına, seçim sisteminde yapılacak değişimlerden sivil toplumun geliştirilmesine, 1991-2021 yılları arasında etkin yönetim anlayışı olan güçlendirilmiş devlet başkanlığı sisteminden güçlendirilmiş parlamento sistemine geçişe, iktidarın desentralizasyonuna yerel yönetimlerin güçlendirilmesine kadar çok önemli ve iddialı tarihi açıklamalar yapmıştı. 2020 yılı Aralık ve 2021 yılı Ocak aylarından Kazakistan kamuoyu bu iddialı açıklamaların gerçekleşme ihtimalini tartışıyordu. Aslında Tokayev uzun vadeli bir hedef koymamış, sadece yakın geleceğe dair stratejik bir adım atmayı planlıyordu. Ancak bu söylemlerin gerçekleşme ihtimaline Kazak halkı da inanmakta güçlük çekiyordu.

Transfer demokrasi

Diğer yandan dışarıdan demokrasi transferine karşı kendi koşullarında sağlıklı bir demokrasiyi kurgulamak Kazakistan devlet egemenliği adına ve belirsizliklerin ortadan kaldırılması adına önemliydi. Kaldı ki Soğuk Savaş'ın tarihi bir simetrisinin yaşandığı ve uluslararası ilişiklerin de istikrarsız olduğu bu yıllarda güvenlik zafiyeti doğuracak risklerin de minimalize edilmesi gerekiyordu. Ancak burada demokratikleşme sürecini tehdit eden unsurlar sadece dış kaynaklı değildi. Aynı zamanda Kazakistan'da merkezi iktidarın Sovyet alışkanlıkları çerçevesinde oluşan siyaseti ve sermayeyi sıkı bir biçimde kontrol eden dar ve ayrıcalıklı sınıfı bu ayrıcalıklarını kaybetmek de istemeyecekti. Tokayev'in geçtiğimiz yıl kısa vadeli stratejik adımları açıklaması belki de bu yıl Trajik Ocak olaylarıyla durdurulmak da istenmiş olabilirdi. Ama her ne olursa olsun bu yıl yaşanan Trajik Ocak olayları Kazakistan'da halkın marjinalleşmesine yol açan sorunların köklü çözümünün mecburiyetini ortaya koymuştur. Enerji fiyatlarına yapılan zamla sokağa dökülen halkın masum protestosunun radikal grupların da işin içine dahil olmasıyla adeta bir iç çatışmaya dönmüştü. Ancak bu kaos sürecinin Tokayev iktidarını tehdit ettiği gibi Tokayev'in planladığı yapısal ve sistemsel reformları da hedef aldığı son derece açıktır. Reformların yapılamayacağı yönünde toplumsal algı oluşturulmaya da çalışılmıştır. Tokayev iktidarını hedef alan bu kaos uzun yıllar Kazakistan'ı yöneten siyasi, ekonomik ve güvenlik bürokrasisinin belki de yapısal reformlar nedeniyle kaybedeceği ayrıcalıkları koruma çabasının bir ürünüydü. Daha doğrusu olayların bu yönlü gelişmesinde ayrıcalıklı grupların etkisinin de olabileceği ihtimal dışı değildir. Ancak trajik Ocak olaylarından iktidarını güçlendirerek çıkan Tokayev, 16 Mart Çarşamba günü Kazakistan'ın yapısal ve sistemsel dönüşümünü sağlayacak büyük ve tarihi bir reform paketinin açıklamasını Kazak Halkına yaptı. "Yeni Kazakistan: Güncellenmenin ve Modernizasyonun Yolu" adı verilen halka sesleniş (Poslaniye Narodu) konuşmasında Tokayev, Kazakistan'ın yakın ve uzun vadeli stratejik planlamalarını kamuoyu ile paylaştı. Konuşmasında öncelikle Ocak olaylarını değerlendiren Tokayev benzeri olayların yaşanmasına neden olan toplumsal zeminin son bulmasını öncelikli hedef olarak ifade etti. Ancak bunun başarılı olabilmesi için öncelikle ülkenin siyasi yaşamının modernizasyona ihtiyaç duyduğunu da belirtmiştir.

Reform paketi

Tokayev'in halka sesleniş konuşması sürdürülebilir demokratikleşme ve devletin istikrarlı yönetimini kapsayan 8 maddelik bir reform paketinden oluşuyor. Reform paketi öncelikle süper başkanlık sisteminin sonlandırılmasını ve bunun yerine güçlendirilmiş bir parlamentoyu öngörüyor. Kazakistan'da ilk 30 yıllık süreçte güçlü süper başkanlık sistemi bir mecburiyetti. Ancak devlet yönetiminin tüm alanlarda tek elde toplanmasının da artık gelişimin önünde bir engel olduğu görüldü. Bu nedenle öncelikli olarak Kazakistan yine başkanlık sistemiyle yönetilen bir cumhuriyet olması kaydıyla yetkilerinin önemli bir kısmını Parlamentoya devretmesi öngörülüyor. Halkı duyan ve anlayan bir parlamentonun güçlenmesini demokratik sistemin güçlenmesi için öncelikli bir adım.

Halk iradesi

Parlamentonun güçlenmesi ve siyasi partiler arasındaki rekabet eşit koşullarda sağlanması için Tokayev eski adı Nur Otan olan "Amanat" partisinin başkanlığından da ayrılmayı planlıyor. Bu kapsamda aynı adımların bölgesel ölçekli olarak da atılması öngörülüyor. Artık Kazakistan'da valiler, mülki amirler, Merkez Seçim Komisyonu, Sayıştay Komitesi ve Anayasa Konseyi gibi kurumların başkanları ile üyeleri siyasi partilere üye olamayacak. Burada amaç siyasi partilerin arasındaki rekabetin eşit koşullarda sürdürülmesini sağlamak. İkinci konu ise demokratikleşmenin, demokratik sistemin en önemli ve somut göstergesi demokratik kurumlar, halk iradesini ortaya koyan siyasi partiler ve seçimleri kapsıyor. İkinci önemli konu ise Kazakistan parlamentosunun alt kanadının güçlendirilmesi olmuştur. Parlamentonun üst kanadı Senato eskiden olduğu gibi sadece meclisin yasa tasarılarını kabul edip etmeme yetkisi yerine meclis tarafından yapılacak kanunları kabul etme ve reddetme yetkisine sahip olacak. Yani parlamentonun alt kanadı meclis sadece kanun yasa tasarısı hazırlamayacak. Tokayev'in yeni reform paketi 15'ini devlet başkanının seçtiği 49 vekilli parlamento üst kanadı senatoya devlet başkanının 15 yerine 10 vekil seçmesini öngörüyor. Bunlardan 5'ini ise Halk Asamblesinin tavsiye etmesi öngörülüyor. Bu açıdan bakıldığında reform paketi kabul edilirse parlamentonun alt kanadı Majlis'in üst kanadı Senato nezdinde güçlendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bütçe giderlerinin ve harcamalarının da kontrolü noktasında parlamentonun alt kanadı Majlis'in güçlendirilmesi planlanıyor. Plana göre hesap komisyonunun (sayıştay) meclisin alt kanadında bilgi vermesi amaçlanıyor.

Seçim sistemi

Bir başka reform ise Kazakistan seçim sisteminde değişiklik yapılmasını öngörüyor. Yine yerel meclis olarak ifade edebileceğimiz maslihat adı verilen organların seçiminde de yeni bir karma sisteme geçiş söz konusu. maslihat seçimleri yüzde 70 orantılı yüzde 30 ise nisbi çoğunluk temelinde gerçekleşecek. Gerek meclisin gerekse maslihatların temsil kabiliyetinin artırılması yeni siyasi kültürün, demokrasi kültürünün, gelişmesi için son derece mühim. Reform paketi parti üyeliği, parti kurma ve yönetici kadroların oluşturulması, yüksek yargı konseyi kararlarının ve seçim çalışmalarının şeffaflığı noktasında da son derece önemli değişiklikler öngörüyor. Yine insan hakları konusunda kurumsal yapının güçlendirilmesi çalışmalarına başlanırken bu noktada bireysel başvuruya açık bir Anayasa Mahkemesinin kurulması için de adımlar atılacak. İdam cezasın tamamen kaldırılması yönünde Anayasada ilgili düzenlemenin yapılması da planlanıyor. Sivil toplumun ve basın özgürlüğünün güçlendirilmesi de Tokayev'in reform paketinin önemli maddelerinden. Ancak burada Tokayev'in 2020 yılının son günlerinde de ifade ettiği yerel yönetimlerin güçlendirilerek merkezi iktidarın desentralizayonu çok önemlidir. Bu yönde yapılacak değişikliklerle Kazakistan'da öncelikli olarak yerel yönetimlerin karar alma mekanizmasının güçlendirilmesi ve onların sorumluluk almasını sağlamak amaçlanıyor.

Planlanan tüm yapısal ve sistemsel reformlar Kazakistan'da yeni bir dönemin gerek siyasi kültür açısından gerekse siyasi tarih bakımından başladığının en net ifadesidir. Ancak burada hedef olarak belirlenen görevlere ve pratik uygulamaların başarıya ulaşıp ulaşmayacağını zaman gösterecek. Burada mutlak başarıyı getirecek olan şey Tokayev'in halka sesleniş ile önerdiği reformların yani "Yeni Kazakistan projesinin" halk tarafından kabul edilmesi ve sahiplenilmesidir. Toplumun kabullenmediği ve sahiplenmediği hiçbir proje bugüne kadar başarıya ulaşamamıştır. Ulaşanlar ise uzun soluklu olmamıştır. Bu anlamda sürecin somut olarak vatandaşlara yansıması toplumun yeni Kazakistan projesini sahiplenmesindeki etkin araç olacaktır. Özellikle ekonomik refahın artması Tokayev'in iddialı hedeflerinin başarısını olumlu yönde etkileyecektir. Bu anlamda Kazakistan ülke ekonomisinin kaynaklarının etkin ve verimli olarak kullanılması yeni hedeflere ulaşmada son derece önemlidir.

[email protected]