Yemen'de kalıcı barış için atılması gereken adımlar

Mohammed Alragawi / Yazar
20.11.2020



Yemen’deki altı yıllık savaş, tüm yerel tarafları ve onların bölgesel ve uluslararası destekçilerini buna ek olarak Yemen halkını adeta tüketti. Savaşta belirlenen hedeflere ulaşılmadığı gibi ülke ve toplum yok oldu. Birleşmiş Milletler raporlarına göre Yemen dünyanın en derin insani krizinin yaşandığı ülke konumuna sürüklendi.

Taraflar arasında tüm yıkıcılığı ile devam eden savaşın oluşturduğu felaketin boyutu tahmin edilenin de üzerinde. Ekonominin adeta çöktüğü ülkede kolera, açlık, yıkım, mezhepçilik, bölgecilik ve diğer salgın hastalıklar ülkeyi istila etti. Silahlı çatışmalarda on binlerce sivili öldü ve yaraladı. Milyonlarca kişi yerinden edildi. Devlet, egemenliğini kaybetti ve yerel ve uluslararası meşruiyetini giderek daha fazla kaybetmeye devam ediyor. Sahada aksini önerebilecek göstergeler olsa da bugün hala Yemen’e barışı getirmek için gerçek bir fırsat var. Kuşkusuz, ülkenin kaderini tartışmak için ulusal bir barış girişimine ihtiyaç duyuluyor. Daha çelişkili sorunlar yaratmak yerine Yemenliler, Yemen’de adil, kapsamlı ve kalıcı bir barış inşa etmek için ortak bir zemin bulmaya başlamalı.

Başarısız yaklaşımlar

Savaş, yönetişim ve kaynak paylaşımı ile ilgili yerel şikayetler nedeniyle başlamış olsa da, bölgesel aktörler çatışmayı kendi nüfuz rekabetlerinde istismar ettiler. Suudi Arabistan esas olarak Husileri yerinden etmek ve İran’ın etkisini azaltmakla ilgilenirken, BAE Müslüman Kardeşler’e bağlı partilerin etkisini önlemek ve ticari imparatorluğunu ve askeri varlığını Kızıldeniz kıyısı boyunca genişletmek istiyor. Bu nedenle, bölgesel müdahale Yemen’de kalıcı bir çözümün önündeki ana engeli oluşturmaktadır ve bu engeli aşmak, tamamen yerel aktörlerin kendilerini herhangi bir dış gündemden kurtarmak ve savaşı sona erdirmek için kendi planlarını yapmak üzere bir araya gelmeye başlama kararlarına bağlıdır.

‘Körfez Girişimi’ ve ‘Riyad Anlaşması’ gibi anlaşmalar, bölge ülkelerinin savaşın kendi lehlerine bitmesini veya oyunda kalmalarını garanti edecek şekilde devam etmesini sağlamada kritik bir rol oynamaya çalıştıklarını kanıtlıyor. Bu nedenle, herhangi bir yerel barış girişimi, mevcut bölgesel aktörlerin etkisini sınırlandırmalı, ancak aynı zamanda, girişimlerini daha dayanıklı hale getirecek ve Yemen iç savaşının sonsuza dek sona ermesini sağlamada kritik bir rol oynayacak başka bölgesel ve uluslararası destekçileri aramalıdır.

Kırılgan ateşkes

Öte yandan son altı yıldır BM çatısı altında yapılan kırılgan ateşkes anlaşmaları ve barış görüşmeleri, uluslararası toplumun Yemen’deki savaşı sona erdirmenin bir yolunu bulamadığını gösteriyor. Örneğin BM, Eylül 2014’te Hadi ile Husiler arasında ‘Barış ve Ulusal Ortaklık Anlaşması’ adlı bir anlaşmaya varmaya çalıştı, ancak bu anlaşma hiçbir zaman uygulanmadı. 2015-2016’da dört ayrı müzakere turu somut bir sonuç vermedi. Ağustos 2016’da Kuveyt’teki başarısız müzakerelerin ardından Husiler, iki yıl boyunca herhangi bir arabuluculuk girişiminde bulunmayı reddetti.

Aynı şekilde 13 Aralık 2018’de Yemen’deki çatışmanın önde gelen tarafları arasında imzalanan “Stockholm Anlaşması”, yerel ve uluslararası gözlemcilerin beklediklerinin asgari düzeyine ulaşamadı. Anlaşmanın serbest kalma sözü verdiği tutukluların çoğu hapishanelerde kalmaya devam ediyor, Hodeida’daki durum hala kaos içinde ve Taiz hala kuşatma altında duruyor.

Elbette, bölgesel ve uluslararası kuruluşların yavaş ve mütevazı başarıları, tüm Yemenliler için sürdürülebilir barışın sağlanmasına yardımcı olmuyor. BM’nin iki partili arabuluculuk çerçevesi artık barışa giden sadık bir yol sağlayamaz bir hale geldi. Yemen artık bekleyemez, tüm Yemen’de sürdürülebilir bir barışa ulaşmak için yeni siyasi süreç başlatmanın zamanı gelmiştir.

Yemen’deki çatışmalar, kuzey, güney ve doğuda farklı siyasi ve askeri kontrollere sahip farklı grupların oluşmasına neden oldu. Ek olarak, meşru hükümete sadık gruplar bağımsız olarak işliyor ve bu da ülkede yerleşimi daha karmaşık hale getiriyor.

Yemen’de kapsamlı bir barış yapılarak tüm tarafların içinde bulunduğu bir anlamaya varılması hayati önem taşıyor. Marib’de savaşmaya devam ederken Hodeida’da ateşkes kabul edilemez. Taiz’i kuşatma altında tutarken Aden’i Husilerden kurtarmak kesinlikle kabul edilemez. Herkesin adaletten yararlandığı, güç ve zenginliği paylaştığı güçlü bir Yemen devleti, Yemen’de kalıcı bir barışa ulaşmanın gerçekten tek garantörüdür.

Yemen’de başarılı bir siyasi süreç için birkaç adım atılmalı. İlk olarak, savaşan tarafların, maksimalist talepleri terk etmeye ve ulaşılabilir faydalar elde etmek için yeni bir yaklaşım üzerinde yeniden düşünmeye ikna edilmeleri gerekecektir. İkincisi, BM’nin kullandığı iki partili çözüm yaklaşımının kalıcı bir barışa dönüşme ihtimalinin düşük olduğu konusunda yerel ve uluslararası bir fikir birliği var. BM’nin aşiret grupları, yerel yönetimler, diğer siyasi partiler, kadınlar, gençlik grupları ve diğer sivil örgütler gibi daha fazla aktörü dahil etmek için müzakereleri başlatması gerektiğini düşünüyorum. Bu gruplar 2016 yılından bu yana herhangi bir müzakere sürecinin dışında bırakıldı ve onları gelecek görüşmelere dahil etmek, Yemen’de kalıcı bir barışın sürdürülmesinde arzu edilen sonuçları doğurabilir.

Örümcekler birleşince...

Dahası, tüm Husi karşıtı farklı grupları meşru hükümetin çatısı altında bir araya getirmek, barışı sağlamak için önemli bir adımdır. Bu ayrı ayrı savaşan gruplar, atasözü dediği gibi “örümcekler birleşince bir aslanı bağlayabilirler” anlamalıdır. Husi karşıtı gruplar arasındaki anlaşmazlıkların üstesinden gelmek ve sağlam bir cephe oluşturmak, bölgesel ve uluslararası kurumları Yemen’deki savaşı sona erdirmek için yeni yaklaşımları yeniden gözden geçirmeye zorlayacaktır. Bu nedenle kalıcı bir barışın sağlanması için bu yaklaşımı dışarıdan değil yerel bir aktörün uygulaması daha çok tercih edilecektir.

Kalıcı bir barış anlaşmasının Yemen’de başarılı olabilmesi için, dışarıdan bir siyasi ve mali destek olmalıdır. Barış girişimine liderlik eden yerel aktörler, savaşı daha kalıcı bir şekilde bitirmek için bölgesel ve uluslararası aktörlerle yakın çalışmalıdır. Yerel aktörler, girişimlerini destekleyecek ve başarılı bir barış süreci şansını en üst düzeye çıkaracak uluslararası bir temas grubu oluşturmalıdır. Mali destek, barış girişiminin başarısı için bir başka önemli faktördür. Bölgesel ve uluslararası aktörler, insani ve kalkınma yardımlarını finanse ederken bu bölümde kesinlikle hayati bir rol oynayacaklar. Bununla birlikte, yerel yönetim, finansal kurumlarını işletme maliyetlerini karşılayacak şekilde yeniden kurabilmelidir. Merkez bankası, uluslararası ticaret ve petrol ticareti yeniden işletmeye açılmalıdır.

Yerel barış girişimi

Herhangi bir yerel barış girişimi, Yemenlilerin büyük çoğunluğunun ve ülkenin birliğinin, güvenliğinin ve istikrarının tehlikeye atılmadığı bir federal devletin kurulmasını desteklediğini dikkate almalıdır. Bu yerel barış girişimi, hali krizden çıkmanın tek yoludur. Dış müdahaleyi sınırlayacak ve ülkeyi parçalanmaktan kurtaracak bir girişimdir.

@alragawionly