Yeni Özbekistan'ın yükselen ufku

Şevket Artikov/TÜRKSOY’da Özbekistan Cumhuriyeti Ülke Temsilcisi
17.01.2026

Özbekistan'da eğitim, kültür, bilim, sanat ve gençlerin yetiştirilmesi alanında büyük projeler yürütülüyor. “Üçüncü Rönesans'ın temellerini oluşturmak” ifadesi bugün ülkede sıkça kullanılan bir kavram hâline geldi.


Yeni Özbekistan'ın yükselen ufku

Şevket Artikov/TÜRKSOY’da Özbekistan Cumhuriyeti Ülke Temsilcisi

2016 yılında Şevket Mirziyoyev'in Özbekistan Cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasıyla ülkede yalnızca siyasal bir değişim yaşanmadı, halk-devlet ilişkilerinde ve kültürel atmosferde de köklü bir dönüşüm süreci başladı.

Bu süreçte Özbekistan'ın Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve tüm Türk devletleriyle ilişkileri yeni bir aşamaya taşındı. Türk Devletleri Teşkilatı, TÜRKSOY ve diğer uluslararası platformlarla ilişkiler güçlendi.

Dünyada ekonomik yönden gelişmiş pek çok ülke olsa da maneviyat, ahlak ve kültürel değerlerin korunması her ülkede aynı ölçüde benimsenmiyor. Özbekistan ise kalkınmanın yalnızca ekonomik reformlarla değil, kültürel ve manevi güçlenmeyle mümkün olduğunun farkında.

Bu nedenle eğitim, kültür, bilim, sanat ve gençlerin yetiştirilmesi alanında büyük projeler yürütülüyor. "Üçüncü Rönesans'ın temellerini oluşturmak" ifadesi bugün Özbekistan'da sıkça kullanılan bir kavram hâline geldi.

Tarih boyunca Özbek toprakları iki büyük aydınlanma dönemine (Birinci ve İkinci Rönesans) ev sahipliği yapmıştı. Harezmî, Ferganî, Birûnî, İbn Sina, Zemahşerî, İmam Buhari, İmam Tirmizî, İmam Maturidî, Margınanî, Nesefî, Uluğ Bey, Ali Şir Nevaî ve Babür gibi bilginler insanlık tarihine yön veren büyük şahsiyetlerdi.

Ancak yüzyıllar boyunca halk ağır sınavlardan geçmiş, kültürünü ve maneviyatını korumak için büyük mücadeleler vermişti. 20. yüzyılın başındaki Cedid hareketi bu mücadelenin simgesiydi. Cedidler, eğitim, bilim, sanat ve basın yoluyla halkın bilincini yükseltmeye ve özgürlüğe ulaşmaya çalıştılar; çoğu bu uğurda hayatını kaybetti.

Bugün Cedidlerin yarım kalan hayali yeniden hayat buluyor.

İslam maarifini layıkıyla öğrenmek...

Yabancı bir misafir Özbekistan'a geldiğinde onu müzeler ve tarihî şehirlerle tanıştırıyor, fakat üç bin yıllık devletçilik tarihini bütüncül biçimde gösteren bir mekân sunamıyorduk. Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın 23 Haziran 2017 tarihli kararı doğrultusunda başlatılan

İslam Medeniyeti Merkezi, bu eksikliği gideren mega bir proje olarak bugün hayat buldu. Kültürel mirası koruma, bilimsel araştırmaları destekleme ve modern kültürel-eğitim merkezlerini geliştirme alanında önemli bir adım olarak tarihe geçti.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 72. oturumunda yaptığı konuşmada İslam dininin özündeki insani, barışçıl ve aydınlık değerleri dünyaya anlatmayı en önemli görevlerinden biri olarak niteledi. Özbekistan topraklarından yetişen büyük âlimlerin İslam'ın aydınlatıcı yönünü insanlığa açıklama konusundaki eşsiz katkılarını da özellikle vurguladı.

2018 yılı Ramazan Bayramı günü, merkezin temeline ilk taş konuldu. Mirziyoyev törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Bu merkezi kurmaktaki amaç, İslam maarifini layıkıyla öğrenmek, atalarımızın büyük mirasını hem halkımıza hem dünya camiasına ulaştırmaktır."

Sekiz yıl boyunca büyük hacimde inşaat ve çevre düzenleme çalışmaları yürütüldü. Cumhurbaşkanı projeyi toplam on kez şahsen ziyaret etti ve merkezin faaliyetlerini mükemmelleştirmek için onun üzerinde karar ve düzenleme kabul edildi.

161 metre uzunluğunda, 118 metre genişliğinde ve üç katlı olarak inşa edilen merkez kadim mimari gelenekler ile millî motiflerin uyumunu bir araya getiren bir tasarım anlayışıyla inşa edildi. Dört tarafında 34 metre yüksekliğinde eyvanlar, merkezinde ise 65 metre yüksekliğinde görkemli bir kubbe yer almakta. Merkezin kalbinde Kur'an-ı Kerim Salonu yer alıyor. Burada Müslüman dünyanın en kıymetli manevi hazinelerinden biri olan kadim Osman Mushafı sergilenecek. Bunun yanında Samanîler, Karahanlılar, Harezmşahlar, Timurlular dönemine ait mukaddes kitap nüshaları, Çağatayca tercümeler ve nadir Kur'an el yazması örnekleri de bulunacak.

Son yıllarda Özbekistan, dünya müzelerinde ve koleksiyonlarında tutulan tarihî mirasını geri kazanmak için büyük bir program yürüttü. Ülkenin uzman heyetleri Suudi Arabistan, İtalya, İspanya, Fransa, Almanya, İsviçre, Türkiye, Büyük Britanya, Rusya, Malezya, Pakistan, Kuveyt, İran gibi ülkelerde yüzün üzerinde kütüphane, müze ve kültür merkezini ziyaret ederek Özbekistan'a ait eserleri tespit etti. İngiltere'deki Sotheby's ve Christie's müzayede evlerinden, sanat tüccarlarından, galerilerden ve özel koleksiyonlardan 580'den fazla tarihî eser satın alındı. Bu büyük kültürel dönüş için Özbekistan hükümeti özel bütçe ayırdı. Britanya koleksiyonlarından satın alınan Soğd dokuma ürünleri 25 parçadan oluşurken eserler dünyadaki en büyük Soğd tekstil mirası olarak kabul ediliyor.

2025 yılının mayıs ayında Christie's'te satışa çıkarılan Selçuklu dönemine ait 35 zarif kuyumculuk eseri de Özbekistan'a getirildi. Emir Timur ve Timurlular dönemine ait eserler dünya antika pazarında büyük ilgi görüyor. Christie's müzayede evinde Şahruh Mirza dönemine ait Mirâcnâme'nin yalnızca bir sayfası bile çok yüksek bir bedelle alıcı buldu.

Özbekistan ayrıca Emir Timur'un emriyle istinsah edilen dev Kur'an nüshasının bir parçasını, Timur dönemine ait bir kaftanı, İbn Sina'nın "Kitabü'ş-Şifa"sını ve Babürlü dönemine ait belgeleri, minyatürleri ülkeye geri kazandırdı. Cumhurbaşkanı'nın talimatıyla Babürlü dönemine ait iki Kur'an el yazması, Celaleddin Rûmî'nin Mesnevî'sinin bir nüshası, Babürlü hükümdar ve şehzadelerin 10'a yakın minyatürü, nakış ve tekstil örnekleri Özbekistan'a getirildi. Tarihî kaynaklara göre Mirza Babür'e ait bir hırka da merkezde sergilenecek.

Bilim, sanat ve inanç aynı çatıda

Merkezde İslam'dan önceki medeniyetlerden başlayarak Birinci Rönesans'a, İkinci Rönesans'a ve Yeni Özbekistan dönemine uzanan bir tarih yolculuğu sunuluyor.

Efrasiyab ve Dalvarzintepe'de bulunan satranç taşları Özbekistan'ın satrancın anavatanlarından biri olduğuna işaret ediyor. Ayrıca Urgut'un Müminabad köyünde bulunan 3300 yıllık ney, bu topraklarda müziğin de binlerce yıllık bir geleneğe sahip olduğunu gösteriyor.

Kütüphaneler, atölyeler ve uluslararası iş birliği

Merkezin üçüncü katında 350 bin basılı kitap ve 5 milyon dijital kaynağa sahip modern bir kütüphane yer alıyor. UNESCO, TÜRKSOY, ISESCO, IRCICA ve dünyanın pek çok ülkesinden bilim enstitülerinin ofisleri de burada bulunacak. Çocuklar için özel sergi ve öğrenme alanları oluşturulmuş durumda. Merkezde bilimsel etkinliklerde başlamış durumda. 2023 yılında düzenlenen Birinci Bilim İnsanları Forumu'na yaklaşık 500 uzman katıldı ve 600'den fazla öneri sunuldu. Sonrasında oluşturulan Bilim Konseyi bugüne kadar 40'a yakın toplantı düzenledi ve 200'e yakın konuyu değerlendirdi.

Ağustos 2024'te Taşkent ve Semerkant'ta düzenlenen "Büyük Atalar Mirası – Üçüncü Rönesans'ın Temeli" konulu uluslararası kongreye 40'tan fazla ülkeden 350'den fazla bilim insanı katıldı. Toplam 170 proje ve 200 teklif kabul edildi.

Merkez ayrıca Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, ISESCO Genel Direktörü Salim al-Malik, IRCICA Genel Direktörü Mahmut Erol Kılıç ve Dünya İslam Birliği Başkanı Abdülkerim el-İssa gibi pek çok önemli misafiri ağırladı. Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 80. oturumunda İslam Medeniyeti Merkezi'nin çok yakında açılacağını duyurdu.

13 – 15 Kasım tarihleri arasında ise "Merkezi Asya: Ortak Manevi-Maarif Miras – Ortak Gelecek" isimli büyük bir uluslararası kongreye ev sahipliği yaptı İslam Medeniyeti Merkezi. 300 bilim insanını buluşturan bu özel etkinliğin açılışına gönderdiği mesajla Cumhurbaşkanı Şayın Şevket Mirziyoyev, Merkezin geleceğine yönelik vizyonu ortaya açıkça paylaştı.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev: "Uluslararası ortaklarımızla manevi-maarif mirası koruma konusunda tecrübe ve fikir alışverişi yapmak, ortak araştırma ve projelerin öncelikli yönlerini belirlemek, bundan sonra da daima dikkat merkezimizde olacaktır. Sizlerin katılımıyla, İslam medeniyetinin küresel aydınlanma hareketi ve bilim, kültürün gelişimine yaptığı katkıların tanınmasına ilişkin BM Genel Kurulu'nun özel bir karar taslağını hazırlamak, bu alanda önemli bir uygulamalı adım olacaktır. Önümüzdeki yıl, BM Genel Merkezi'nde büyük atalarımızın zengin bilimsel ve manevi mirasına adanacak bir sunum çerçevesinde, söz konusu kararın kabulüne ilişkin özel bir etkinlik düzenlemeyi planlamaktayız. Köklü bir tarihe sahip Merkezi Asya'nın bilim ve eğitim merkezi olarak konumunu daha da güçlendirmek için birlikte etkili çalışmalar yürütmemiz gerekmektedir ve bu onurlu yolda gerekli tüm koşulları sağlamaya hazırız."

İslam Medeniyeti Merkezi'ni ziyaret eden herkesi, bu toprakların dünya medeniyetine kattığı muazzam birikimi keşfederken derin bir hayranlık duygusu bekliyor. Merkez yalnızca bir mimari eser değil; Yeni Özbekistan'ın ruhunu, ufkunu ve yenilenme iddiasını simgeleyen bir kültür mabedidir.

Özbek halkı böylesine eşsiz bir merkeze sahip olduğu için haklı olarak gurur duyuyor.