Suriye denkleminde yeni kırılganlık

Dr. Necdet Özçelik/ Yazar
3.01.2026

Suriye sahasında atılacak bir adım, İsrail ile ilişkileri; İsrail hattındaki bir gerilim, ABD tutumunu; ABD ile oluşacak mesafe ise Rusya'nın manevra alanını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde Ankara için belirleyici olan, sert güçten ziyade zamanlama hassasiyeti, dosyalar arası denge ve stratejik soğukkanlılık olacak.


Suriye denkleminde yeni kırılganlık

Dr. Necdet Özçelik/ Yazar

Türkiye, son haftalarda Suriye sahası merkezli gelişmelerin ötesine geçen, çok cepheli bir güvenlik ve denge sınavıyla karşı karşıya. PKK/PYD'nin Şam yönetimiyle entegrasyona yönelik isteksizliği, Türkiye–İsrail hattında artan gerilim, Türkiye'de görülen Rus bağlantılı insansız hava araçları (İHA)ve Libya Genelkurmay Başkanı'nı taşıyan uçağın Türkiye'de düşmesi, Ankara'nın manevra alanını daraltan birbiriyle bağlantılı riskler zinciri oluşturuyor.

Bu başlıkların her biri tek başına ele alındığında açıklanabilir olaylar olarak görülebilir. Ancak birlikte okunduğunda, Rusya'nın gri alan araçlarıyla şekillenen daha geniş bir stratejik tablo ortaya çıkıyor.

PKK/PYD'nin entegrasyona direnci ve Suriye'de kilitlenme

Suriye sahasında kilit sorunlardan biri, SDG'nin Şam yönetimiyle entegrasyona yönelik isteksiz ve oyalayıcı tutumu. Rusya ve İran, Suriye'nin toprak bütünlüğü adına bu entegrasyonu savunurken, SDG süreci zamana yayarak ABD'nin sahadaki varlığı için gerekçe üretmeyi sürdürüyor.

Bu tablo:

-Suriye'de siyasi çözümü kilitliyor,

-Türkiye açısından kuzey Suriye'deki belirsizliği kalıcılaştırıyor,

-Ankara'nın güvenlik kaygılarını derinleştiriyor.

Türkiye–İsrail gerilimi: Suriye'ye yansıyan sessiz çatlak

Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi ve söylemsel gerilim, doğrudan Suriye sahasında da hissediliyor. İsrail'in önceliği Türkiye değil; İran ve Hizbullah'ın sınırlandırılması. Ancak Türkiye'nin Suriye'deki askerî varlığı ve olası operasyonları, İsrail'in bu dengeyi kurma biçimiyle örtüşmeyebiliyor.

Bu nedenle İsrail, Türkiye'ye açık bir cephe almadan:

-ABD nezdinde örtük dengeleme,

-Türkiye'nin hamlelerine mesafeli duruş benimseyebilir.

Bu yaklaşım, Ankara'nın Suriye'deki adımlarının jeopolitik maliyetini artırıyor.

Türkiye'de görülen Rus İHA'ları: Gri alanın somutlaşması

Son dönemde Türkiye'de tespit edilen ve bazıları düşen Rus bağlantılı İHA'lar, bu tabloya yeni bir boyut ekledi. Resmî olarak açık bir çatışma söz konusu olmasa da, bu vakalar:

-Türkiye'nin hava sahası güvenliği algısı,

-Ankara–Moskova arasındaki stratejik güven,

-Bölgesel rekabetin gri alanlara kaydığı konularını gündeme getiriyor.

Bu tür faaliyetler, Rusya'nın doğrudan kriz üretmeden rahatsızlık ve belirsizlik yaratma kapasitesini hatırlatıyor.

Libya Genelkurmay Başkanın uçağının düşmesi: Zamanlama ve algı sorunu

Libya Genelkurmay Başkanı'nı taşıyan uçağın Türkiye'de düşmesi, teknik nedenlerle açıklansa da zamanlaması ve bağlamı nedeniyle daha geniş bir jeopolitik çerçevede okunuyor. Türkiye ve Rusya'nın Libya'da karşıt pozisyonlarda bulunduğu düşünüldüğünde, bu olay:

-Algı düzeyinde soru işaretleri yaratıyor,

-Türkiye'nin aynı anda birden fazla cephede baskı altında olduğu hissini güçlendiriyor.

Buradaki risk, olayın kendisinden çok, algı ve spekülasyon üretme potansiyelinde yatıyor.

Rusya'nın olası hamleleri – Türkiye'nin karşı hamleleri

Bu karmaşık tabloda Rusya, doğrudan çatışmaya girmeden çok katmanlı baskı ve manipülasyon üretebilecek bir konumda. Olası senaryolar ve Türkiye'nin karşı hamleleri şöyle özetlenebilir:

Olası Rus hamleleri

-Suriye hava sahasında operasyonel esnekliklerin kısıtlanması

-SDG–Şam entegrasyon sürecinde kontrollü belirsizliğin sürdürülmesi

-Türkiye'de İHA vakaları gibi gri alan faaliyetlerinin devamı

-Türkiye–İsrail gerilimini ABD nezdinde denge unsuru olarak kullanma

Türkiye'nin olası karşı hamleleri

-Suriye'de askeri–diplomatik kanalların net ayrıştırılması

-Hava sahası ve karşı-İHA kapasitesinin görünür biçimde güçlendirilmesi

-ABD ve bölgesel aktörlerle ön alıcı iletişim

-Rusya ile kriz üretmeyen ama kırmızı çizgileri net bir denge siyaseti

Biriken dosyalar, artan kırılganlık

Suriye'deki belirsizlik, Türkiye–İsrail gerilimi, Rus İHA vakaları ve Libya'daki gelişmeler artık ayrı dosyalar olmaktan çıkmış durumda. Bu başlıklar, birbirini besleyen bir stratejik baskı alanı yaratıyor.

Asıl risk, ani bir krizden ziyade, bu belirsizliğin uzun süreli bir yıpranma sürecine dönüşmesi.

Sonuç: En büyük tehdit zamanlama hatası

Türkiye açısından bugün karşı karşıya olunan sınav, bir güç gösterisi değil; çok cepheli bir dengeyi aynı anda yönetebilme sınavı. Suriye sahasında atılacak bir adım, İsrail ile ilişkileri; İsrail hattındaki bir gerilim, ABD tutumunu; ABD ile oluşacak mesafe ise Rusya'nın manevra alanını doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde Ankara için belirleyici olan, sert güçten ziyade zamanlama hassasiyeti, dosyalar arası denge ve stratejik soğukkanlılık olacak.

Suriye, Libya ve hava sahası güvenliği artık yalnızca askerî meseleler değil; Türkiye'nin bölgesel stratejik aklının aynı anda sınandığı alanlar haline gelmiş durumda.