15 Temmuz: Hepimizin vatanı, istiklali, hürriyeti…
Dr. Murat Yılmaz/ Siyaset Bilimci
-
14.07.2019
15 Temmuz ile tarih değişmiş, Türk milleti kimliğine, bağımsızlığına ve izzetine yönelik 27 Mayıs darbesini bütün kalıntılarıyla tamamen ortadan kaldırmıştır. Demokrasi, hürriyet, milliyet, vatan, bayrak, devlet, istiklal gibi mefhumların laftan ibaret olmadığını, “yurdumuzun üstündeki her ocakta tüten” milli ve yerli kavramlar olduğunu bütün dünya görmüştür. Büyük güçlerin Türkiye karşıtı bir yerde durması, 15 Temmuz darbecilerini ve onun “pasif darbeci” iç destekçilerini mağlubiyetin sert ve soğuk yüzüyle karşılaşmaktan şimdilik zihnen alıkoyuyor. Ancak fiilen 15 Temmuz darbecileri ağır bir yenilgi aldı, toplum vicdanında açıkça mahkum oldu, hukuken cezalandırılma ve tasfiye süreci devam ediyor.
Gerçekliğin yitimi ve sosyal ağlarda yükselen göçmen karşıtlığı
Dr. Turgay Yerlikaya/İstanbul Üniversitesi
-
14.07.2019
Algıların gerçekliğin önüne geçtiği bu enformatik çağda sosyal medya ortamları üzerinden yükselen ırkçı tutumların gelecek on yılları esir almaması adına sosyal ağlara yönelik engelleyici önlemler alınması bir gerekliliktir. Son dönemde, tüm dünyada yayılan popülist dalganın en önemli göstergelerinden birisi olan göçmen karşıtlığı konusu sosyal ağlarla yakından ilişkili bir husustur. Özellikle Avrupa’da aşırı sağ parti ve siyasetçiler doğrudan göçmenleri hedef almakta ve göçmenler seçim dönemlerinde siyasi bir malzeme olarak kullanılmaktadır.
CHP öncülüğündeki ittifakın siyasi söylemi
Dr. Hüseyin Alptekin/ İstanbul Şehir Üniversitesi
-
14.07.2019
CHP’nin tercihi içeriksiz siyaseti sürdürmek, bu sayede ideolojik olarak karşısında yer aldığı sağ seçmenin de oyunu alabilmek olacaktır. Ancak CHP’nin halihazırda yanında konumlanan oluşumlar ve AK Parti’den kopararak yanına almaya teşebbüs edeceği yeni kitleler gerçekten de Erdoğan’ı indirmek pahasına CHP’nin toplum tasavvuruna, medeniyet tasavvuruna teslim olmaya razı mıdır, bunu süreç gösterecek. Ortak paydası Erdoğan karşıtlığı olan ve bunu küskün milli görüşçülere, küskün ülkücülere, genel olarak küskün muhafazakarlara fark ettirmeden yapmaya çalışan bu koalisyon din eğitimi başta olmak üzere tüm bu ekonomi, dış politika, toplum ve kültür politikaları konusunda önümüzdeki dört yıllık seçimsiz süreçte nasıl bir içerik üretecek?
Türkiye kutuplaşmıyor, yönünü arıyor
Yekta Şirin/ Maltepe Üniversitesi
-
14.07.2019
Bugün bize anormal gelen şey, siyasal/toplumsal tartışma/kutuplaşma ortamı olmamalıdır. Anormallik, İngiliz, Alman ya da Fransız modernleşmesi bağlamında bir mukayese yaptığımızda bu meselelerin Türkiye’de 2019 yılına sarkmasıdır. Asıl mesele Türkiye’de demokratikleşme ve sivilleşmenin sekteye uğratılmasıdır. Siyaset eliyle başlayan tüm tartışmaları “kutuplaşma” parantezine alamayız. Türkiye kutuplaşmıyor yönünü arıyor. Bu da ancak tartışmayla mümkündür. Bu yön tayinini sadece devlete bırakmak, siyasi parti liderlerinin kendi arasındaki bir meseleymiş gibi sunmak toplumu sahnenin dışına atmaktır.
Osmanlı’nın ekonomi-politiği
Koray Şerbetçi/ Tarihçi, yazar
-
14.07.2019
Osmanlı’nın kendine has ve sağlam bir ekonomik modeli vardı. “O zaman niye tedbir almadı da iflas etti?” derseniz bunun yanıtını kuraklıktan dolayı tefeci eline düşmüş yoksul ama namuslu çiftçiye sormak daha iyi olacaktır. Derseniz ki “Osmanlı niye Batı kapitalizmini benimseyip kendini kurtaramadı peki?” O zaman yine bu çiftçiye: “Madem durumun kötü bu işleri bırakıp sen de tefecilik yaparak ileri ve çağdaş birisi olmadın” diye bir sorun bakalım, ne oluyor.
14.07.2019
‘Kuş ölür sen uçuşu hatırla’
Tarık Şebik / 15 Temmuz Derneği Başkanı
251 şehidimizin ailelerinin yaşadıkları büyük şoku atlattıktan sonra yas sürecine girdiğini ancak bu sürece geçişin -özellikle ilk dönemlerde medyanın ve toplumun yoğun ilgisi nedeniyle- bir süre ertelendiğini söyleyebiliriz. Bazı ailelerimiz öfke ve özlem dönemlerini bitirip kabullenme evresine geçti, bazı ailelerimiz hala öfke ve özlem safhasında yaşamaya devam ediyor.
14.07.2019
Garbın jeopolitik “Şark Meselesi” ve İzmir’in işgali-V
Doç. Dr. Nuri Sağlam/ İstanbul Üniversitesi
Mondros Mütarekesini müteakip İstanbul’a gelen Mustafa Kemal Paşa’nın 17 Kasım 1918 tarihinde Türk basınına verdiği mezkûr beyanatlar, mevcut siyasî şartlarla tevil edilemediği gibi devrim tarihinin mitik anlatısıyla da uyuşmamaktadır.
En çokOkunanlar
Okuyucularımız tarafından en çok okunan yazılarımız.
07.07.2019
İsmet Özel bizi niye anlamadı?
Ali K. Metin / Şair-Yazar
23.06.2019
Türkler ve Ruslar neden ittifak yapar?
Koray Şerbetçi / Tarihçi, Yazar
07.07.2019
G20’nin ağızda bıraktığı tat
Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney / B
07.07.2019
‘Suriyeliler gitsin’ demek çözüm mü?
Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel / İstanbul
23.06.2019
Yalan dünyasının konforlu hayatları
Cengiz Algan / Yazar
07.07.2019
Anneyi güçlendirmek, aileyi güçlendirir
Mürvet Yaman / Sosyolog
21.06.2019
Yalan konuşma!
Ramazan Akkır Tekirdağ Namık Kemal
07.07.2019
Söylenebilir olanla görünür olan arasındaki ‘ilişkisiz’ ilişki
Murat Güzel / Açık Görüş Kitaplığı
Gilles Deleuze, Türkçe’ye Bilgi başlığıyla çevrilen ilk sekiz dersinde Foucault’nun bilgiye erişmek için birbirine bağlanması gerekli iki heterojen form olarak gördüğü söylenebilir olanla görünür olan arasındaki ‘ilişkisiz’ ilişkileri irdeliyor.
07.07.2019
Anneyi güçlendirmek, aileyi güçlendirir
Mürvet Yaman / Sosyolog
Müslüman erkek ve kadınlar olarak, safları sıklaştırmada çocuklarımıza örnek olmalıyız. Zamanın ruhunu ve insanını iyi okumalıyız. Toplumsal düzenin belirleyicisi olmalıyız. Başkalarının bizim ve çocuklarımız adına karar vermemesi için, biz inanan kadın ve erkekler olarak her yerde özellikle de karar mekanizmalarında yer almalıyız. Aksi halde, biz dar alanlarda paslaşırken, birileri toplumsal düzenin belirleyicisi oluveriyorlar.
07.07.2019
Okul tasarımı nasıl konuşulmalı?
ASIM ÖZ / Yazar
Öğrenme ortamlarının tasarımı nasıl ele alınmalı? Bu konuda dağarcığımızda, tarihsel tecrübemizde ve yakın çevremizde ne tür örnekler bulunur? Mimari tasarımın sosyo-mekânsal boyutları ile eğitim süreçleri arasındaki ilişkiyi tarihsel açıdan ele almaya çalıştığımızda karşımıza hangi söylemler çıkar? Eğitim ortamlarına dair bu sorulara “özlü” cevaplar bulmamız gerekiyor.
30.06.2019
ABD-İran çekişmesi ve asimetrik gerilim
Dr. Serhan Afacan / İRAM Genel Yayın Yönetmeni
ABD, İran’ı elden geldiğince baskılayarak yıpratma amacında, İran ise ekonomik, siyasi ve elbette toplumsal anlamda gardı düşmeden dişini gösterme uğraşında. Ez cümle İran “Ben yanarsam bölge de yanar ve dünya bundan azade kalamaz” diyor. Bölgedeki gidişatın vahametini en iyi gören iki ülke ise Türkiye ve Irak.
30.06.2019
Başarısız olmaya mahkum bir plan: Yüzyılın Anlaşması ve Bahreyn Zirvesi
Doç. Dr. İsmail Numan Telci / Sakarya Üniversitesi & OR
30.06.2019
Yönetilemez İstanbul’dan yönetilebilir İstanbul’a
İhsan Aktaş / GENAR Başkanı
İstanbul seçime giderken tartışılması gereken en önemli konu İstanbul’un dünyanın başka küresel kentleri ile olan mukayesesi idi fakat biz bu kentin kaderini musakka seviyesinde ele almayı yeğledik. Oysa İstanbul dünyanın göz bebeğidir. Kent liderliği olarak nereye evrileceği, gelecekte bilişim kenti mi turizm kenti mi olacağı, eğitimde bir üs haline gelip gelemeyeceği gibi başat konuları tartışmaya açmalıydık…
Kafamdaki primadonna
Mehmet Ödemiş / Yazar
Cemil Meriç ve bir hayatta kalma mücadelesi olarak 'kültür'
Aydın Demirtaş / Sosyolog
Suriye savaşı sonrasına hazırlığın ilk adımı Lübnan mı?
İsmail Çoktan / Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi
İslamcılık ideolojisi ve Ortadoğu
Murat Güzel / Açık Görüş Kitaplığı