10 Mayıs 2026 Pazar / 24 Zilkade 1447

Jinekolojik kanserde kapalı ameliyat dönemi

Dünyanın sayılı sağlık örgütlerinden çalışmış Prof. Dr. Polat Dursun kadınların korkulu rüyası hastalıklara ömrünü adayan bir kişi olarak yüreklere su serpti: Doktora hastalanılmadan gidilmesi, sağlıklı bir hayat için önemli. Bizim insanımızda bu konulara dikkat etmeye başladı.

26 Ağustos 2017 Cumartesi 07:00 - Güncelleme:
Jinekolojik kanserde kapalı ameliyat dönemi

Ankara'nın Renkleri bu hafta Başkent Portreleri sıra dışı bir ismi konuk etti. 

Sizleri, Türkiye’nin en önemli kadın doğum uzmanlarından Prof. Dr. Polat Dursun ile tanıştırmak istiyoruz. Dursun Hoca hayatını kadın hastalıklarına adamış, özellikle kanserle mücadelede başarılı olmuş bir isim. Eğitim zincirini yurtdışında tamamlamış, dünyanın sayılı sağlık kuruluşlarında çalışmış, ardından ülkesine dönmüş bir doktor.

Kadınlarda sık görülen jinekolojik kanserler nelerdir ülkemizde ve dünyada görülme sıklığı nedir?

“Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) bir kolu olan Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi’nin (International Agency for Research on Cancer, IARC) yaptığı araştırmalara göre tüm dünyada görülen 5.1 milyon kanser vakasının yüzde 19’unu jinekolojik kanserler oluşturmaktadır. 2002 yılında her iki cinste toplam 10.9 milyon kanser görülmüş, bunun da 5.1 milyonu kadınlarda tespit edilmiştir. Toplam 6.7 milyon olan kanser ölümlerinin 2.9 milyonu kadınlarda görülmüştür. Vulva, vajina kanserleri ve koryokarsinomlarda yıllık olarak toplam 50 bin kadında görülmektedir.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yılda 103 bin 70 erkek ve 71 bin 233 kadın kansere yakalanmaktadır. Kadınlarda en sık meme, tiroid ve kolorektal kanserleri görülmektedir. Jinekolojik kanserler açısından bakıldığında ülkemizde de en sık görülen jinekolojik kanserler rahim içi kanseri, yumurtalık kanseri ve rahim ağzı kanseridir. Sağlık Bakanlığı’nın 2004-2009 yılları arasında yaptığı hesaplamalar sonucunda, Türkiye’de 3800 civarında rahim kanseri, 2790 civarında yumurtalık kanseri, 1950 civarında da rahim ağzı kanseri ve 400 civarında da diğer kadın genital kanserleri olgusu görüldüğü bildirilmiştir.”

Kanser oluşumuna etki eden faktörler nelerdir? 

“Toplumdaki kanser sıklığı sadece nüfusun artması ile değil bu toplumun beslenme alışkanlıkları, obezite, spor alışkanlığı, sigara alkol ve tütün maddeleri tüketimi, bazı virütik hastalıkların sıklığı, ülkedeki kanser tarama programları, toplumun sağlık hizmeti alma alışkanlığı ve halkın kanserle ilgili farkındalığıyla yakından ilişkilidir.

En sık görülen jinekolojik kanser olan endometrium kanserini bulguları nelerdir?

Endometrium kanseri menopoz sonrası dönemin hastalığıdır ve en sık başvuru şikayeti menopoz sonrası kanamalardır. Hastaların yüzde 10-20’si menopoz öncesi dönemdedir ve bu hastalarda da adet düzensizlikleri ara kanamalar veya adet kanasının yoğunluğunun artması şeklinde gelebilir.”

Nasıl tanı konur ve ameliyat öncesi nasıl değerlendirilir?

“Hasta menopoz sonrası veya adet düzensizliği ile geldi ise önce jinekolojik muayene ve bu muayene sırasında ultrasonografi ile rahim duvarının değerlendirilmesi gerekir. Eğer kalınlık artışı varsa da mutlaka biyopsi alınıp altta yatan bir kanser veya polip hücre çoğalması gibi anormal bir durumun olup olmadığına bakılmalıdır.”

Ameliyat nasıl yapılır?

“Ameliyat menopoz sonrası dönemde ise rahmin ve lenf bezlerinin alınması şeklinde yapılır. Eğer menopoz öncesi dönemde ise ve çok erken yakalanmışsa yüksek doz progesteron tedavisiyle hastanın rahmi ve üremesini koruyucu yaklaşımla tedavi yapılabilir.”

KAPALI (LAPAROSKOPİK) AMELİYAT MÜMKÜN

“Endometrium kanseri jinekolojik kanserler içinde laparoskopik yanı kapalı ameliyata en uygun yöntemdir ve tecrübeli bir jinekolog tarafından başarı ile tedavi edilebilir.

Kapalı ameliyatta karın içine göbekten bir kamera ile girilir ve karnın için 5 mm’lik deliklerden mikro cerrahi aletler sokularak rahim ve lenf bezlerinin alınması gerçekleştirilebilir. Bu tür zor ameliyatların kapalı yöntemle yapılması, hastanın daha çabuk iyileşmesini ve işine, sosyal hayatına daha kısa sürede dönmesini sağlar.”

Ameliyatı yapan cerrahın öneminden bahseder misiniz?

“Kanseri nedeniyle ameliyat olacak hastaların en çok dikkat etmesi gereken noktalardan birisi bu ameliyatı olacakları jinekoloğun bu konuda yetkin olup olmadığıdır. Birçok araştırmada gösterilmiştir ki bu ameliyatı bir deneyimli cerrah yaparsa hastanı yaşam süresi uzamakta ve komplikasyonlar daha az olmaktadır.

Hastaların ameliyat öncesinde değiştirebildikleri tek şey ameliyatı yapacak cerrahın deneyimidir. Hastalar tümörün biyolojik özelliklerini ve kemoterapiye yanıtını değiştirememektedir, değiştirebildikleri tek şey ameliyatı yapacak doktorun cerrahi yetenekleridir ki bu nedenle hastaların bu tür bir ameliyatı olmadan önce doktorlarının bu konudaki deneyimlerini öğrenmeleri çok önemlidir, yarım yapılacak bir ameliyat başarıdan daha çok zarar verir.”

JİNEKOLOJİDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ

Açık ve kapalı cerrahinin avantaj ve dezavantajları nelerdir?

“Jinekolojide laproaskopik cerrahi 1940’lardan beri uygulanmaktadır; ama kabul görmesi vakti almıştır. Bu cerrahiyi ilk uygulayan bilim adamları ciddi bir dirençle karşılaşmıştır. 1980’lerde ilk kapalı rahim alma ameliyatından sonra bu ameliyatların yapılma sıklığı artmış ve daha popüler bir hale gelmiştir. Peki neden önemlidir bu ameliyatlar; çünkü laparoskopik ameliyat uygulanan hastaların iyileşme süresi daha kısadır, daha az süre hastanede kalır ve günlük hayatına sosyal hayatına daha kısa sürede döner. Bu nedenle hasta dostu bir yöntemdir. Üstelik daha kozmetik sonuçlar verir ve karnında büyük bir ameliyat izi kalmasını önler. Bu cerrahide karnın içine göbekten bir kamera yerleştirilir ve ardından 2-3 adet 5 mm’lik küçük delikler açılarak batın içine girilir ve cerrahi gerçekleştirilir.”

Jinekolojide en sık hangi durumlarda laparoskopi kullanılır?

“Ektopik gebelik, yumurtalık kistleri, myom tedavisi, rahim alınması ve kanser cerrahileri gibi hemen her alanda laparoskopik cerrahi uygulanmaktadır.”

Ektopik gebelik tedavisini anlatır mısınız?

“Ektopik gebelik, embriyonun rahim içinde değil rahim dışına yerleşmesidir. Adet gecikmesi, kanama ve karın ağrısı olan her hastada akla mutlaka gelmelidir. Bu rahim dışında yerleşme en çok tüplerde olur ve tüplerin yırtılmasına yol açabilir. Kapalı laparoskopik yöntemle karın içine girilerek tüplere yerleşmiş olan ektopik gebelik materyali çıkartılır ve tüp korunur. Çok nadiren tüp tamir edilemeyecek oranda yırtılmışsa tüplerin alınması gerekebilir; ama tek tüpü alınan hastaların gebe kalma şansı iki tüpü olan kadınlar gibidir.”

Myomlarda da laparoskopi sık olarak uygulanıyor? Başarılı oluyor mu myom tedavisinde?

“Myomlar 4 kadından birinde görülür ve düzensiz kanama, yoğun kanama ve kasık ağrısı yaparlar. Myomların tedavisinde açık veya kapalı cerrahi uygulanabilir. Tabiî ki de laparoskopik cerrahi birçok hastanın tedavisinde, uygun hasta seçmek şartı ile başarıyla gerçekleştirilebilir. Ama bu konuda doktorun deneyimi çok önemlidir.”

Laparoskopinin myom tedavisinde uygulanmasının riskleri var mıdır?

“Çok nadiren 1000 myomdan 3-5 tanesinde sarkom dediğimiz kötü huylu tümörler olabilir ve bunun yayılması tümöründe yayılmasına neden olabilir bu sebeple hastalar dikkatli seçilmeli ve bilgilendirilmelidir.”

Endometriozis tedavisinde laparoskopi nasıl uygulanır?

“Endometirozis kadınlarda kasık ağrısı, adet sancısı ve ağrılı ilişkiye yol açan bir durumdur. Çocuk sahibi olmayı da zorlaştırır. Endometrium dokusu rahim dışında yerleşir. Overde yerleşirse endometrioma denen çikolata sıvısı benzeri kistler oluşur bu kistlerin tedavisinde tecrübeli bir jinekolog tarafından başarı ile uygulanabilir.”

Rahim kanseri tedavisinde laparoskopi uygulanır mı?

“Rahim kanserinde başarıyla uygulanır. Rahim kanserinde çok sık uygulanan ve başarılı olan bir tedavidir. “

Rahim ağzı kanseri ve over kanserinde laparoskopi uygulanır mı?

“Erken evrede yakalamak şartı ile rahim ağzı kanserinde başarıyla uygulanır, rahmin ve rahim ağzının başarılı bir şekilde alınmasını sağlar.”

BiRÇOK AVRUPA ÜLKESiNDEN DAHA iYi DURUMDAYIZ

“Ülkemizde kadın sağlığı konusunda dünyada bilimsel yayın sıralamasında çok iyi bir noktada. Avrupa’daki birçok ülkeden çok daha iyi durumdayız bilimsel yayın sıralamasında. Ayrıca, yapılan ameliyatlarda çok başarılı bir şekilde yapılmakta. Ülkemizde laparoskopik ve robotik ameliyatlar dünyada birçok ülkeden daha başarılı bir şekilde yapılmaktadır. Ülkemizdeki birçok jinekolog dünya ve Avrupa kongrelerinde başarılı olarak ameliyat eğitimleri gerçekleştirmektedir.”

DOKTORA GİTMEYEÇEKİNEN ÇOK KADIN VAR 

Kadınlarımız hastalıklar konusunda bilinçlendiriliyor mu?

“Kadınlarımızın eğitim seviyesi arttıkça bilinçlendiği bir gerçektir fakat halen toplum olarak ideal bilinç düzeyine ulaşmış sayılmayız. Hastalarımızı özellikle de ileri yaştaki hastalar halen doktora gitmede halen çekinceler yaşıyor ve bunu muayeneye geldiklerinde ifade ediyorlar ama muayene sonrasında bunun gereksiz bir sıkıntı olduğunu kendileri de ifade ediyorlar.”

ANKARALI KADINLARDA YÜKSEK DUYARLILIK 

Ankaralı bayanların hastalıklara karşı duyarlılığı hangi noktada?

“Genelde jinekolojik muayeneye gelmeye çekinir kadınlar; ama Ankara’da çok eğitimli bir hasta grubu var. Bu nedenle kendisine ve sağlığına önem veriyor, bu grup eğitimli kadınlar. Herhangi bir sorunu olmasa da kontrol amaçlı doktora geliyor ve düzenli olarak smear testini yaptırıyor.  Bir de jinekolojik şikâyetleri olmasına rağmen ihmal eden başka bir hasta grubu da var ki bu grup hasta maalesef az sayıda değil. Doktora hastalanılmadan gidilmesi, düzenli spor yapılması ve sağlıklı beslenilmesi uzun ve sağlıklı bir hayat için çok önemli. Son zamanlarda bizim insanımızda bu konulara dikkat etmeye başladığını söyleyebilirim.”

İLK TANI ÇOK ÖNEMLİ...

Kadın hastalıklarında ilk tanı ne kadar önemli?

“Kadınların bir jinekolojik problemi olmasa da yılda bir kez muayeneye gitmesi gerekir. Bu muayenede genital organların değerlendirilmesi, smear testi ve ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıkların değerlendirilmesi gerekir. Hastaların bir kısmında önemli sağlık problemleri erken bulgu vermeyebilir; fakat doktora gidildiğinde hastanın kendisinin fark etmediği problemlerin farkına varılıp erkenden tedavi edilebilir. Hastaların fark etmediği enfeksiyon, hpv, virüsü, myom, yumurtalık kistleri, rahim ağzında hücre çoğalması ve birçok başka hastalık düzenli kontrol ile erkenden tespit edilip daha büyük bir sorun haline gelmeden tedavi edilebilir. Erken tanı konduğunda bazı hastalıklar ameliyatsız veya basit girişimlerle tedavi edilebilir ama geç kalındığında ise daha büyük ve riskli girişimler gerekebilir.”