Suriye’de 7 yıldır süren savaşı sonlandırmak adına başlatılan Astana süreci kapsamında, 7 Eylül’de Başkan Erdoğan, Rusya lideri Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani arasında gerçekleştirilecek Tahran Zirvesi, muhaliflerin denetimindeki İdlib kentine yönelik rejim milislerinin saldırı planını erteletti. Toplantı tarihine kısa bir süre kala Tahran-Şam-Moskova hattındaki diplomasi trafiği hızlanırken, Esad’ın garantörleri Tahran Zirvesi’nin İdlib’de çözüm konusunda belirleyeci olacağı mesajını verdi.
ZARİF ŞAM’DA
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şam’a gitti. Havalimanında gazetecilere açıklamalarda bulunan Zarif, Suriye barışı ile ilgili ayrıntıların 7 Eylül’de Tahran’da Türkiye ve Rusya’nın katılımıyla düzenlenecek üçlü zirvede ele alınacağını ifade etti. Haftalık olağan basın toplantısında konuşan İran Dışişleri Sözcüsü Behram Kasımi de İdlib’deki sorunun çözümünün ‘karmaşık’ olduğunu ve Tahran’daki toplantının Suriye’de barış ve güvenliği bir adım öteye taşımaya yardımcı olabileceğini kaydetti.
İdlib müzakerelerine ilişkin İnterfax ajansına demeç veren Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da sürecin devam ettiğini vurgulayarak “Türk mevkidaşlarımızla, Şam yönetimiyle, Astana formatının katılımcıları olarak İranlı mevkidaşlarımızla bölgede teröristlerle normal silahlı muhalifleri ayırmak ve bu arada sivillerin zarar görmemesi için aktif şekilde çalışıyoruz” diye konuştu. Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov da Putin’in cuma günü Tahran’da yapılacak Rusya-Türkiye-İran üçlü zirvesinde Suriye’nin İdlib kentinde planlanan kimyasal saldırı provokasyonlarını ele alabileceğini duyurdu. İzvestiya gazetesine konuşan Uşakov, “İdlib ve Suriye krizinin tüm can sıkıcı noktaları masaya yatırılacak” dedi.
REJİM BEKLEYECEK
Öte yandan yerel kaynaklar sahada rejimin saldırı hazırlıklarını ağırdan aldığını bildirirken, Esad’ın Dışişleri Bakanı Velid Muallim ise İdlib konusunda Rusya ile Türkiye’nin anlaşmasının önemli olduğunu söyledi. RussiaToday’e konuşan Muallim, “7 Eylül’de Tahran’da gerçekleşecek üçlü zirvenin sonuçlarını bekleyelim. Rusya ile Türkiye arasında karşılıklı anlayış olması çok önemli. Türkiye ile cepheleşmeden yana değiliz” ifadelerini kullandı.
‘Savaşın sonuçları yıkıcı olur’
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, “İdlib’e olası bir saldırı, zaten yeterince acı çekmiş halk üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurabilir” dedi. Mogherini, AB Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı açılış konuşmasında, Suriye’de savaşın henüz bitmediğini belirterek “Şu haftalarda bunu engellemek için elimizden geleni yapmalıyız” diye konuştu. Suriye’de muhaliflerin son kalesi İdlib’de 4 milyona yakın sivil, Esad rejimi ve destekçilerinin olası operasyonundan endişe duyuyor. Stratejik konumdaki İdlib’de yaşanabilecek herhangi bir çatışmanın, Türkiye ve Avrupa’ya büyük bir göç dalgasını tetiklemesi ihtimali bulunuyor.
BM’den 220 tonluk insani yardım
Muhaliflerin kontrolündeki Suriye’nin İdlib kentine olası bir rejim saldırısı Birleşmiş Milletler’i (BM) harekete geçirdi. BM’den İdlib kentine 11 tırlık insani yardım desteği geldi. BM’nin 220 tonluk insani yardım malzemesini taşıyan 11 tır, Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan geçiş yaptı. Tırlardaki İdlib ve kırsalındaki ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağı öğrenildi. Öte yandan, Papa Franciscus, bölgede daha fazla ölüme izin verilemesini gerektiğini söyledi. “Savaş rüzgarları hala esiyor ve İdlib’de oluşabilecek insani felaket hakkında rahatsız edici haberler geliyor. Bu acı verici” diyen Papa, “Tüm aktörlerden sivillerin hayatını güvence altına almayı sağlamalarını canı gönülden talep ediyorum” ifadelerini kullandı.




