Cumhurbaşkanı Erdoğan: Konvansiyonel silahlarla öldürülen yüz binleri kimse konuşmuyor

Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi'nde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Müslümanlar olarak bize düşen görev bellidir. Biz asla saldırılar karşısında sinemez, kendi kabuğumuza çekilemeyiz.' dedi. Son dönemde dünya gündeminden düşmeyen kimyasal saldırı iddialarıyla ilgili bir sitemini de dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Kimyasal silahlarla 1000 kişi ölmüşse, konvansiyonel silahlarla yüz binler öldü. Hiç bunu konuşmuyorlar.' dedi.

  • 7
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi'nde bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinden satır başları:

 

Meselelerin ve problemlerle ilgili çözüm yollarının tespiti elbette çok değerlidir. Fakat alınan kararların fiile geçmesi çok daha önemlidir. Benim kendime pusula olarak kıldığım 4 başlığım var. Oku, düşün, uygula, neticelendir. Burada yapılacak samimi tartışmalar neticesinde varılacak kararların mutlaka hayata geçirilmesi önem arzediyor. Gerekirse ayrı bir platform oluşturularak kurumsal yapı tesis edilerek bu zirveyle yakalanan ivmenin devam ettirilmesi gerekiyor. Zirvenin bu bakımdan da örnek olacağına inanıyorum.

İslam dünyasının belli bölgelerinde ayrımı acımasızca yaşıyoruz. Öldüren de ölen de Allahu ekber diyor. Ölen de öldüren de Allah için diyor. Bunu anlamak mümkün değil. Bizim bunu yeniden ele alıp bu işi düzeltmemiz lazım. Müslümanlar arasında ayrılıkların, anlaşmazlıkların hatta kavgaların olması ne yazık ki kaçınılmaz hale geliyor. Bunu siyasette de yaşıyoruz. Bundan sıyrılamıyoruz. Dinimiz İslam, barış dini. İslam'da kardeşlik hukuku sıkıntılarına taraf olmayı da gerektirir. Müslüman yaşadığı hayatı bizatihi içinde olarak yaşayan, çalışmasıyla, eğitim öğretimiyle diğer insanlara örnek olan insandır. Müslüman çevresine güven aşılayan insandır. Bizlerin nerede olursak olalım hayatın içinde olmamız, aktif bir tavır sergilememiz gerekiyor. Kardeşlerimizden başlayarak sorun ve sıkıntılara müdahale etmemiz önem arzediyor. Kendi aramızdaki çatışmaları Müslüman olarak kendimiz çözmüyoruz. İslam'ın dışındakiler bunu çözüyor. Onlara kalınca işte varil bombaları yağmaya başlıyor.

 

Bunun adı zaman zaman kimyasal silah, zaman zaman konvonsiyonel silah oluyor. Geçmişte anlaşma yapılmış, kimyasal silahlara karşı uluslararası kuruluşlar tavır koymalıymış. Neticesi ölüm olduktan sonra hangi silah olursa olsun suçtur. Kimyasal silahlarla 1000 kişi ölmüşse konvansiyonel silahlarla yüz binler öldü. Hiç bunu konuşmuyorlar, dile getirdikleri hep bu.

Katil sürülerinin terör eylemleri bize zarar vermesinin yanı sıra İslam karşıtı çevrelere dört gözle bekledikleri fırsatı da veriyor. Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa'da müslümanlara yönelik saldırılar devam ediyor. Müslüman kadınlar sırf başörtüsü taktıkları için tacize uğruyor, en önemli örneği Fransa. Bizim dinimizde ayrım yok. Sırf Müslüman oldukları için katledilen, evlerinden yurtlarından kovulan kardeşlerimiz var. Arakan'daki kardeşlerimizin durumuna baktım, 600 bin kişi ciddi sıkıntılar içinde yaşıyor.

 

Sizler dünyanın farklı köşelerinde yaşayan Müslüman azınlıklar olarak bu sorunları bizzat tecrübe ediyorsunuz. Sizler İslam karşıtı dalgaya doğrudan muhatap olan insanlarsınız. Müslümanlar olarak bize düşen görev bellidir. Biz asla saldırılar karşısında sinemez, kendi kabuğumuza çekilemeyiz.

Batılı güçlerin, işin ucu çıkarlarına dokununca neler yaptıklarını görüyoruz. Asıl mesele, bu ülkelerin krizleri fırsata çevirerek, DEAŞ bahanesiyle bir ülkenin kaynaklarına çökme ve bunun için yeni örgütleri palazlandırma meselesidir.

Müslüman ülkelerin liderleri dahi dünya beşten büyüktür tezini anlamış değil. Köleleştirme politikalarına onlar da alıştılar. Bir ülkenin iki dudağı arasındasın. Ne istiyorlarsa onlar yapıyor. Artık dünya ikinci dünya savaşının şartlarını yaşamıyor yeni bir dünya kurmamız lazım. Pek çok konuda dost ve müttefik bildiğimiz ülkelerin riyakarlığıyla karşılaşmaya devam ediyoruz. FETO örgütüne yönelik aldığımız tedbirler batı ülkeleri tarafından eleştiri konusu oluyor. 20 tane İsrail polisi 14 yaşında bir yavrumuzu alıyorlar aralarına sürükleye sürükleye getiriyorlar. Dünya bunu görüyor ama bir tavrı var mı yok. Ne yapacağız, susacak mıyız? Ya elimizle ya dilimizle ya da kalbimizle buğzedeceğiz. Filistinlilerin kameraların önünde kurşuna dizilmesine ses çıkarılmıyor. İslam ülkelerini azınlık hakları konusunda sıkıştıranlar Müslümanlara yönelik etnik temizlik faaliyetlerini görmüyorlar.

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli görüşmesinden ilk görüntüler

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli görüşmesinden ilk görüntüler

'Yılanların Efendisi' yılan tarafından öldürüldü

'Yılanların Efendisi' yılan tarafından öldürüldü

Kolay gibi görünen çok zor sorular

Kolay gibi görünen çok zor sorular

Türkiye'de hangi il hangi takımı tutuyor

Türkiye'de hangi il hangi takımı tutuyor