11 Ağustos 2020 Salı / 21 ZilHicce 1441
Gece modu

Erdoğan: Süreç için son nefesimize kadar mücadele edeceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, silahların bırakılması için somut adım atılması gerektiğini söyledi. Sürecin ‘paralel çeteler ve sabotajlara rağmen’ bugüne geldiğini vurgulayan Erdoğan, “Son nefesimize kadar kardeşliğimizin tesisi için mücadele edeceğiz” dedi.

AA24 Mart 2015 Salı 01:02 - Güncelleme: 24 Mart 2015 Salı 12:39

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çözüm sürecinde artık silahların devre dışı bırakılması için somut adım görmeleri gerektiğini söyledi. Sürecin kendisinin sorumluluğuyla başladığını da hatırlatan Erdoğan, “Terör örgütü, paralel çeteler bize istikamet çizemez. Ne pahasına olursa olsun süreci devam ettireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki beşinci muhtarlar toplantısında son günlerin en sıcak gündemi olan çözüm süreci üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Devletin sorunları kabul ederek, çözüm çabasına girmesiyle birlikte Kürt sorunu kavramı artık geçerliliğini yitirmiştir. Ben ‘Kürt sorunu yoktur’ dediğimde, bunu son derece art niyetli şekilde başka yerlere çekmeye çalışıyorlar. Oysa benim söylediğim son derece açıktır. Türkiye’de artık Kürt sorunu yoktur, Kürt kardeşlerimin sorunları vardır” dedi.

Diyarbakır’da 2005’te yaptığı konuşmada “Türk meselesi benim meselemdir” ifadesini kullandığını hatırlatan Erdoğan, “Bu başka bir şey, yatıp kalkıp ‘Kürt sorunu şöyle, Kürt sorunu böyle’, başka bir şey yok ağızlarında. Kardeşim, bırak bu işleri söylemeyi, Kürt kardeşimin sorunu varsa sen onu bana getir. Ülkemdeki tüm etnik unsurların hepsinin sorunları var. Bu sorunları gidermek için çalışacağız. Ayrım yapmayacağız” diye konuştu.

Politikamızı onlar belirleyemez

Çözüm süreci boyunca darbe tehditlerine, saldırı, sabotajlara  devletin içine gizlenmiş çetelere eğmediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Politikalarımızı terör belirleyemez. Kürt kardeşlerimize bakışımızda, 40 yıl önce neredeysek bugün de oradayız. Ne terör, ne uluslararası çeteler, paralel çeteler bize istikamet çizemez. Bu meseleye biz başımızı koyduk. Bu meseleyi çözmek için kefenimizle yola çıktık. “

Silah oldukça çözülmez

Sürecin başından beri “Terör örgütü silah bırakacak, söyleyecek sözü olan varsa bunu siyaset zemininde söyleyecek” dediklerini hatırlatan Erdoğan,”Sıkılı yumruklarla hiç bir sorun çözülemez. O silahları bırakmadığınız sürece o çözüme zerre kadar katkınız olmaz, tam tersine her zaman sorun olmaya devam edersiniz” dedi.

İfade güzel uygulamayı görelim

Nevruz’da  yeniden ‘silah bırakma’ mesajları verildiğini hatırlatan Erdoğan, “İfade olarak çok güzel. Tamam da bir yıl önce Nevruz’da yine bunlar söylenmişti, ne oldu? Uygulama görmeden bunlara inanmak mümkün değil. Dolayısıyla uygulamayı görelim” diye konuştu.      

Silah gölgesinden kurtulacaklar

Muhatabının terör örgütü olmadığını, ‘terör örgütünün vesayetinden kendisini kurtaramayan siyasi partiye’ seslendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Eğer bu ülkede siyaset yapmak, çözüme katkı sunmak istiyorlarsa önce silahların gölgesinden kurtulacaklar. Her ne pahasına olursa olsun, tek başımıza da kalsak, son nefesimize kadar bu ülkede çözüm süreciyle formüle ettiğimiz kardeşliği tesis etmenin mücadelesini sürdüreceğiz. Ancak hiç kimsenin de benim Kürt kardeşlerimi zehirlemesine, Kürt kardeşlerim nezdinde haksız bir meşruiyet, bir muhataplık kazanmasına müsaade edemeyiz. Silahların gölgesinde barış olmaz. Hele hele verilen sözlerin defalarca çiğnendiği, vaatlerin defalarca bozulduğu, itimadın tahrip olduğu bir ortamda somut adımları görmeden daha ileriye gidemeyiz.”

IRA GİBİ SİLAHLARINI BETONA GÖM

Adım atılması için önce silah bırakılması şartını yineleyen Erdoğan, şöyle konuştu: “IRA, İngiltere’de, bölgede silahları betonlara gömdüler, bunu dünyaya da ispat ettiler. Biz bu meseleyi çözmek için onlara değil, milletimize güvenerek yola çıktık. Milletimizle birlikte yolumuza devam eder, silahlara rağmen bu meseleyi çözeriz.”

“Çözüm süreci benim sorumluluğumda başlamış ve bugünlere gelmiş bir süreçtir” diyen Erdoğan şunları söyledi: “Bundan sonraki gelişmelere ilişkin söz söylemek, değerlendirme yapmak, teklifte bulunmak, herhalde benim hem hakkım hem de vazifemdir. Birileri çıkmış ne diyor; ‘artık tek adamsın. Yanında kimse yok’. Ya bunlar çok zavallı ya. Ben cumhurun başkanıyım. Ben bu milletin başkanıyım. Büyüklerimizin güzel bir lafı var, ‘Kendini bil, haddini bil.” 

KISIKLI’DA SÜRPRİZ GÖRÜŞME

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, 21 Mart’ta sürpriz bir görüşme gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talebi üzerine İstanbul Kısıklı’daki konutunda gerçekleşen görüşmenin bir buçuk saat sürdüğü kaydedildi. Görüşmede, çözüm sürecindeki gelişmeler, izleme heyetiyle ilgili durum değerlendirmesi ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın açıklamaları üzerinde durulduğu öğrenildi. Başbakanlık kaynakları, görüşmeyi doğrulamakla yetinirken, görüşmenin içeriği konusunda bilgi vermedi. Ancak Başbakanlık çevrelerinde, görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, izleme heyeti konusundaki kaygı ve çekincelerini Başbakan Ahmet Davutoğlu ile paylaştığı ve bu konuda atılacak adımlar konusunda görüş alış verişinde bulunulduğu kaydedildi.

BİZ DERTLİYİZ... DERT ADAMI SÖYLETİR 

AK Parti’nin 12 yıllık iktidarı süresince sorunun çözümü için atılan adımları sıralayan Erdoğan, sözlerini  söyle sürdürdü: ‘’Elbette ülkenin her meseli gibi, bu meselede tümüyle ortadan kalkmış, her şey güllük gülistanlık olmuş  değil ama biz Türkiye’nin tüm meseleleriyle birlikte, bu meseleyi de çözme irademizin sonuna kadar arkasındayız. Tüm etnik unsurların ne sorunu varsa Allah’ın izniyle hepsini de çözeceğiz. Zira Çözüm Süreci bir iki etnik unsurun değil, bir veya iki bölgenin değil, tüm Türkiye’nin ortak meselesidir. Kim çözümde yanımızda olursa onunla yürürüz. Ama ikiyüzlülerle, güvenilmezlikleri defalarca ispatlanmış olanlarla asla yol yürüyemez. Eğer itiraz ediyorsam, bazı yanlışlara dikkat çekiyorsam bunu, bugüne kadar yaşananları yakından bilen biri olarak yapıyorum ve bu ülkede paralele, paralel yapılanmaya dikkat çekerek yapıyorum. Biz dertliyiz. Dert adamı söyletir. Bu ülkenin ve bu milletin derdini, sızısını içimizde hissettiğimiz için konuşuyor, söylüyor ve yol göstermeye çalışıyoruz.’’ Cumhurbaşkanı Erdoğan, meselesi ikbal olanların, kendilerini anlayamadığını ve anlamayacağını vurgulayarak, ‘’Meselesi koltuk olanlar bizi anlayamadı ve anlayamaz. Ucuz kahramanlık sevdalıları bizi anlayamadı, anlayamaz. Biz, Allah’ın izniyle şahsi meseleleri işin içine katmadan hükümetimizle, devletimizle bu işi çözeceğiz’’ dedi.

30-40 YILLIK DEĞİL BİN YILLIK KARDEŞLİK 

Türklerle Kürtlerin ortak tarihinin 30-40 yıllık olmadığını vurgulayan Erdoğan. İslam’a açan Malazgirt Savaşı’nda, Haçlı Seferleri’ne karşı Kürtler ile omuz omuza savaşıldığını anımsattı. Erdoğan, Türk-Kürt kardeşliğinin 1000 yıldır sıkı sıkıya sürdüğünü ve pamuk ipliğine bağlı bir kardeşlik olmadığını vurguladı.