• $ 5,7198
  • € 6,3348
  • 270.123
  • 107345
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Birbirini yarasından sevenler

İclal Aydın soruyor: “Benim acım bir başkasına şifa olmayacaksa neden açılsın bende bu yara?”

  • BAHAR ERSOY
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Bütün hikâyeler bir yaranın üzerinde filizlenen çiçekler gibidir. Ortada bir hikâye varsa, onun da tam merkezinde yaralı bir karakter var demektir. Ve o hikâyenin bütün akışı, karakterlerin yaralarını nasıl karşılayacağına göre şekillenir. Kimi bir intikamın peşine düşer onlara tutunarak, kimi ondan kaçarken bilmediği yollara girer, kimi de yarasını gübre niyetine karar kalbine, çiçekler açtırır. Ne yöne akarsa aksın, bütün hikâyeler bir yaradan doğar.

İclal Aydın’ın geçtiğimiz günlerde Artemis Yayınları’ndan çıkan yeni romanı “Kalbimin Can Mayası” da bunun istisnası değil. Birçok karakterin ve hikâyenin yer aldığı roman boyunca, kulağımızda bir Sezen şarkısının uzaklardan gelen sesini duyuyoruz: “Yaralı, tepeden tırnağa herkes yaralı…”

Roman boyunca hemen bütün karakterlerin hikâyesini okura aktaran Defne mesela. Yazarın bir önceki kitabı Üç Kız Kardeş’te detaylı olarak anlatılan yaralı bir çocukluktan sağ çıkmış. Yine de canı bir kez daha yanmasın diye kendini sakınmayıp yeniden hayata atılışı, bir önceki savaşta aldığı yara iyileşir iyileşmez yeniden cepheye koşan vazifeşinas subayları andırıyor. Çocukluğuyla hesaplaşarak sızısını dindirdiği Amerika’dan yepyeni bir sızıyla dönüyor ülkesine. Defne, yaralarından yararlanmayı, onları yaşamına dahil etmeyi öğrenmiş. Tam da bu yüzden işte, bunca farklı karakterin, bunca farklı hikâyenin toplanma noktası olabilecek kadar güçlü.

Kitap boyunca Defne ilk önce çocukluğunu adeta bir kâbusa çevirmiş olan babaannesi Rüçhan Hanım’la, ardından o kâbusun ateşine yokluğuyla odun taşıyan öz babası Somer ve onun öteki ailesiyle, en nihayet ise Amerika günlerinde kalbine bir kâğıt kesiği bırakarak ortalardan kaybolan Ömer’le yüzleşiyor. Onu (ve başkalarını) yaralayanların yaralarını dinliyor, anlamaya çalışıyor Defne. Anlamak çoğu kez yetmese de anlamamanın cehenneminde durmaksızın yaralarını kaşımak istemiyor.

KÖKSÜZ BİR HAYAT

Yine bir önceki romandan aşina olduğumuz, pek çok insanın hayatında onulmaz izler bırakan Rüçhan Hanım’sa yıllardır üzerini özenle örttüğü yaralarıyla çıkıyor karşımıza Kalbimin Can Mayası’nda. Torunu Defne’ye, insanlara yaşattığı acıların sebeplerini açıklarken, kendi yaralarını açık ediyor. Rüçhan Hanım, uykuya yenik düşmemek için kendi canını acıtanlar gibi, yaralarını kaşıyarak, onlardan öfke sağıp o öfkeye tutunarak sürdürmüş yaşamını. Rüçhan Hanım sayfalar boyu anlatıyor geçmişini, kendisi de kendini anlamak ister gibi. Kalbinin kırıklarını onarmak için beton döktüğünden üzerine belki, açamayan çiçekleri arıyor ömrünün son demlerinde. 

Öte yandan, Defne’nin yüzleştiği bir diğer yarası olan Ömer, çözümü yaralarından ve onu yaralama ihtimali olan her şeyden kaçmakta bulmuş. Savruk, köksüz bir hayata sürüklemiş bu kaçış onu. Tam da bu yüzden, bazen farkına varamıyor bir yaradan kaçmak için başkalarında açtığı büyük yaraların. 

Hayatın benzer noktalardan vurduğu bu üç insanın hikâyeleri, yaralarını karşılama biçimleriyle şekilleniyor, ayrışıyor birbirinden. Ve yine tam da bu nedenle kesişiyor belki de. Kalbimin Can Mayası çok karakterli bir geniş aile romanı. Samimi anlatımıyla okuru da bir ferdi olarak içine çekiveren bu ailede herkesin kalbinde geçmişten bir iz var muhakkak. Ancak, yazarın Unutursun adlı kitabında geçen o unutulmaz cümle, Kalbimin Can Mayası’nda somutlaşıyor adeta: “Benim acım bir başkasına şifa olmayacaksa neden açılsın bende bu yara?”

Kalbimin Can Mayası’nı okurken yalnızca bir okur değil, birbirlerini yaralarından seven, şefkatin ve sevginin iyileştirici gücünü gösteren bir ailenin parçası olacaksınız. 

 

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!

KKTC bayrağını yakmışlardı... Kimlikleri tespit edildi

KKTC bayrağını yakmışlardı... Kimlikleri tespit edildi

'Suriyelilerin yüzde 62’si Türkiye’yi bölgede istiyor'

'Suriyelilerin yüzde 62’si Türkiye’yi bölgede istiyor'

İsrail'den Suriye'ye hava saldırısı

İsrail'den Suriye'ye hava saldırısı

İstanbul'da hastanede yangın paniği

İstanbul'da hastanede yangın paniği

Yola düşen Türk bayrağını araçlar üstünden geçmesin diye aldı

Yola düşen Türk bayrağını araçlar üstünden geçmesin diye aldı

Evlatlık gittikleri İzlanda'da 30 yıl sonra gerçeği öğrendiler: Film gibi buluşma

Evlatlık gittikleri İzlanda'da 30 yıl sonra gerçeği öğrendiler: Film gibi buluşma

Korkunç olay: Avcı köpekleri hamile kadını öldürdü

Korkunç olay: Avcı köpekleri hamile kadını öldürdü

Ablanın kardeş feryadı

Ablanın kardeş feryadı
 
Fransız kadın PKK yandaşlarına böyle haykırdı: Ne mutlu Türk´üm diyene

Fransız kadın PKK yandaşlarına böyle haykırdı: Ne mutlu Türk´üm diyene

27 yılda 9 bin 500 çeşit üretti... Taleplere yetişemiyor

27 yılda 9 bin 500 çeşit üretti... Taleplere yetişemiyor

Devlet Tiyatroları arşivinden Yıldız Kenter fotoğrafları

Devlet Tiyatroları arşivinden Yıldız Kenter fotoğrafları

Bu mağara görenleri hayrete düşürüyor! M.Ö el izleri aynı canlılıkta...

Bu mağara görenleri hayrete düşürüyor! M.Ö el izleri aynı canlılıkta...