• $ 5,7971
  • € 6,4953
  • 277.632
  • 98415.3
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

''Kendimizi toparlamazsak trajikomik oluruz''

Şair ve yazar Hüsrev Hatemi, son yüzyılımıza damgasını vuran “kimlik” meselesi çerçevesinde kaleme aldığı yazıları Kimlik Kuyusu adıyla bir araya getirdi.

  • SUAVİ KEMAL YAZGIÇ
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
x

Moderniteyle birlikte “kimlik” bilgisi bütün dünyada bir mesele oldu. Bu mesele kimi milletler için daha erken gündeme geldi kimi milletlerin de gündemine adeta bir bomba gibi düştü. Hemen her millet, kim olduğu sorusuna verilen cevapların kah sinerjisiyle kah çatışmasıyla baş başa kaldı. Kim olduğumuz bilgisinin üç cephesi var. Biz kimdik, biz kimiz ve biz kim olacağız? Bu sorular sebebiyle kimlik kuyularına atılan taşların bir kısmı geçmişe ait kıymetli ya da en azından kıymet verilen mücevherler oluyor bir kısmı ise dilek paraları gibi geleceğe dair temennileri içeriyor. Bir zamanlar yayınlanan kitabına isim olarak Yozlaşmadan Uzlaşmak’ı seçen Hüsrev Hatemi, Kimlik Kuyusu’nda da aynı tavrını sürdürüyor ve kimlik bilgimize dair soruların ve cevapların çatışmasını bir sinerjiye dönüştürmeyi amaçlıyor. 

Hatemi; kimliği etnik, dini, kültürel boyutlarıyla kucaklayarak anlatıyor. Ancak hassas bir şekilde bir kimlik icat etmemek için özen gösteriyor. O kimlik bilgisinin üstündeki örtüyü açıp keşfetmeye çalışıyor. Bu keşif süreci titiz bir emek gerektiriyor. Hatemi’nin bu titizliği ulaştığı, dikkate aldığı kaynakları okumaya çalışmak bile büyük bir kütüphane çalışmasının yol haritasını sunabilir bizlere. O rağbette olana, alkışlanana yer vermek ve bunun üzerinden “prim yapmaya” çalışmak yerine kıymetli olanı bulmaya, kıymetli olana işaret etmeye çalışıyor.

BİR REÇETE 

Kimlik Kuyusu’na esas olan konular birkaç bin yıllık bir süreci kapsadığı için elbette bütün çağrışımlarıyla, bütün boyutlarıyla bir kitabın kapsamına sığması mümkün olmayan bir oyluma sahip. Ancak Hüsrev Hatemi, işaret ettikleriyle o büyük külliyenin unutulmuş odalarını hatırlatıyor, sürekli geçildiği için körleştiğimiz koridorlarına farklı bir açıdan bakmamız için de ilham veriyor. Bu sebeple Hüsrev Hatemi’nin ezbere tukaka edilen pek çok kişi ve görüşü aslında layıkıyla fark etmediğimizi bize hatırlattığını, varlığını bilmeyecek kadar körleştiğimiz değer ve kişileri de tekrar gündemimize getirdiğini söylemem gerek. Kimlik meselemizin baş meselesi olan “yabancılaşmaya” yazılmış bir reçete olarak görüyorum Kimlik Kuyusu’nu…  

Kendi adıma kitabın en çok önem verdiğim bölümlerinden biri “kimlik” kağıdımızın pek kıymeti bilinmeyen yönü olan Selçukluları hatırlatması. “Bizim İlginç Ortaçağımız: Selçuklular” başlıklı yazı her ne kadar kitapta 4-5 sayfalık bir yekün içinde anlatılsa da yazının olası açılımlarının başlı başına bir kitap hacmine ulaşabileceğinden ve hatta bir kitap hacmine ulaşması gerektiğinden yana hiçbir tereddüttüm yok. Belki bu kitabı okuyan başka bir erbabı kalem söz konusu mesaiyi göze alır ve Selçukluların bu coğrafyanın vatana dönüşmesinde verdiği emek layıkıyla dile getirilir. Bu gerçeğin dile getirilmesi sadece büyük dedelerimize gösterilmesi gereken vefa için değil bu toprakların bin yıl daha vatanımız kalabilmesi adına yapılması şart olan bir mesai bence. Hüsrev Hatemi ayrıca yazıda Selçuklular ile ilgilenmenin meslekten tarihçilerle sınırlı bir mesai olmaması gerektiğinin de altını çiziyor. Evet, bu anlamda edebiyatçılara da bir mesai düşüyor elbette…

NİÇİN DENEME?

Okuruna kim olduğunun bilgisini verdiğini iddia eden kitapların büyük bir bölümünün ortak paydası, üst perdeden ve buyurgan bir eda ile iddiasını okura adeta empoze etmesidir. Okur “bilen” yazara teslim olmalıdır sanki. Hüsrev Hatemi, bu tip yazarlardan biri değil. O araştırmalarının, okumalarının, tecrübelerinin hasılasını bir araya getirip okura sunarken muhabbetle söyleşen, okuruna meramını anlatıp ötesini onun idrakine bırakan bir yazar. Deneme türü biraz da bu sebeple şair Hüsrev Hatemi’nin kalemine çok yakışıyor. Evet toplum mühendisleriyle, “laylaylom aydınlar” diye tabir ettiği kesimlerle inceden inceye ironik bir dille bahis açıyor ama onlardan bile şefkat ve muhabbetle bahsediyor. Kimseyi incitmemek ama bir yandan da hakikatin hatırını da incitmemeye çalışmak Hüsrev Hatemi’nin temel düsturu gibi. Hatemi’nin ilk kitaplarından birinin adı Yozlaşmadan Uzlaşmak idi. Kimlik Kuyusu’nu okurken Hatemi’nin  aynı tavrı korumaya devam ettiğine şahit oldum. Kimseyi “ötekileştirmeden” ama herkesi “biz” yapmak için kendini “başkasına” dönüştürmeden, kendinden taviz vermeden hareket etmesi Hüsrev Hatemi’nin en çok etkilendiğim yönlerinden biri. Keşke daha çok insanın temel düsturu bu olsaydı demeden geçemeyeceğim bu noktada. 

BİR İHTAR

Kimlik Kuyusu kitabının son cümlesi bir ihtar içeriyor. “Kendimizi toparlamazsak trajikomik oluruz” diyor Hüsrev Hatemi. Kimlik Kuyusu’nu kendimizi toparlamaya çağrı kitabı olarak okumak mümkün. Umarım bu davet ciddiye alınır. Zira trajikomik olursak ne gülmeye ne de ağlamaya mecalimiz kalmaz. Kendimiz için değil başkaları için trajik ve komik olmanın da bizim için ne bir anlamı var ne de önemi. İbretlik olmamak için ibret almak gerekiyor. Kimlik Kuyusu işte bunun yol haritası…

Bu yazıya ilk siz yorum yapın.

Yorumlar

Yorumlarınızı kendi özgür iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

  • Lütfen birşeyler yazınız. Yorum alanı boş bırakılamaz.
  • Tebrikler! Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.
  • Mesajlarınız size hukiki sorumluluk doğurur.
  • Bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz!

YPG/PKK, Ermeni kilisesini de karargah olarak kullandı

YPG/PKK, Ermeni kilisesini de karargah olarak kullandı

Porsche 2 binden fazla aracını geri çağırıyor

Porsche 2 binden fazla aracını geri çağırıyor

Yeşilin gök mavisi ile buluştuğu yer yaylalar

Yeşilin gök mavisi ile buluştuğu yer yaylalar

İstanbul'da ulaşıma sis engeli!

İstanbul'da ulaşıma sis engeli!

Dikkat! Bu mesajlara sakın inanmayın

Dikkat! Bu mesajlara sakın inanmayın

Denizi olmayan ilde, bir günde kapış kapış satıldı! Tanesi 5 lira

Denizi olmayan ilde, bir günde kapış kapış satıldı! Tanesi 5 lira

Haftaya damga vurdular: İşte o anlar

Haftaya damga vurdular: İşte o anlar

Yangında ölen baba-kızla ilgili kan donduran iddia!

Yangında ölen baba-kızla ilgili kan donduran iddia!
 
Savunma Bakanlığı açıkladı! Rusya S-400´leri ateşledi

Savunma Bakanlığı açıkladı! Rusya S-400´leri ateşledi

İşte dünyanın en büyük 8 adası

İşte dünyanın en büyük 8 adası

Kapıkule Sınır Kapısı'ndaki aramada ele geçirildi!

Kapıkule Sınır Kapısı'ndaki aramada ele geçirildi!

2019'un en çok forma satan ekipleri

2019'un en çok forma satan ekipleri