13 Ağustos 2020 Perşembe / 23 ZilHicce 1441
Gece modu

Karaciğer rahatsızlığını ciddiye alın

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kenan Erzurumlu, karaciğer rahatsızlıklarının ciddiye alınması gereken hastalıkların başında geldiğini ifade ederek, 'Karaciğer kanseri, günümüzde karın içi kanser türleri içinde en sık görülenidir. Bu nedenle önemsenmelidir' dedi.

AA08 Kasım 2013 Cuma 12:01 - Güncelleme: 08 Kasım 2013 Cuma 12:01
Erzurumlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, karaciğer kanserinin, ölümcül statüde olan kanserlerden biri olduğunu, kanser hücrelerinin karaciğerde yer alarak, buradaki hücrelerin ani, kontrolsüz, aşırı biçimde çoğalmasına ve zaman içinde burada tümörün ortaya çıkmasına neden olduğunu söyledi.

Karaciğer rahatsızlıklarının ciddiye alınması gereken hastalıkların başında geldiğini ifade eden Kenan Erzurumlu, "Viral hepatit hastalığı olan kişilerin karaciğer kanserine yakalanma riskleri oldukça yüksektir. Siroz hastalığı, genetik faktörler, bazı kimyasal maddelere maruz kalma, karaciğer dokusunda meydana gelen enfeksiyonlar ve başka bir organda bulunan bir kanserin, karaciğere sıçraması da (sekonder) karaciğer kanserinin meydana gelmesindeki diğer risk faktörlerindendir. Günümüzde karın içi kanser türleri içinde en sık görülenidir. Bu nedenle önemsenmelidir" dedi.

Karaciğer kanserinin erken evre belirtilerinin belirgin olmamasının çoğu zaman hastalığın erken aşamada tespit edilememesine neden olduğunu anlatan Prof. Dr. Kenan Erzurumlu, birçok farklı hastalıkta görülen belirtilerin karaciğer kanserinde de görülebildiğini ifade etti.

Hastada karaciğer kanseri belirtilerinin genelde halsizlik, karaciğerde sıvı birikmesine bağlı olarak görülen karın şişkinlikleri, çabuk yorulma, iştahsızlık, ani kilo kayıpları, sarılık ve karnın sağ üst bölümünde kronik hale gelen ağrılar olarak görüldüğünü vurgulayan Erzurumlu, şunları kaydetti:

"Yapılan araştırmalara göre karaciğer kanserinin en büyük nedeni, viral hepatittir. Ayrıca siroz hastalığı, genetik faktörler, karaciğer dokusunda enfeksiyon oluşmasına neden maddeler, glikojen depolanması da hastalığın görülmesinde önemli etkendir. Karaciğer kanserinin tedavisinde tercih edilen ilk yöntem, karaciğerde bulunan tümör ya da tümörlerin cerrahi müdahale ile alınması ve takip eden süreçte hastaya radyoterapi, kemoterapi gibi tedaviler ile kanserin yayılmasının engellenmesidir. Kanser nedeniyle hastanın tüm karaciğerinin alınması gerekiyorsa, karaciğer nakli ile de tedavi mümkün olur. Ancak kanserin karaciğer dışına sıçramamış olması ve hastanın karaciğer kanseri evresinin buna müsaade etmesi gerekmektedir. Tüm bu tedaviler içerisinde kanserli dokunun çıkarılması, kanserin etkilediği karaciğerin bir kısmının alınması, hastaya uzun süreli bir yaşam şansı verebilir.'