Hüseyin GÜLERCE

hgulerce@stargazete.com

15 Temmuz-16 Nisan; birilerinde aynı hüsran

21 Nisan 2017 Cuma

Referandum sonrasında Batı cephesinde 15 Temmuz sonrasına benzer bir hava var. Kimileri için ağır oluyor ama bize göre öyle; şer cephesi, 15 Temmuz’da milletin FETÖ darbe girişimini önlemesinden nasıl rahatsız oldu ise 16 Nisan’daki referandumdan ‘Evet’ çıkmasından da aynı rahatsızlığı duyuyor.

Nasıl 15 Temmuz’da demokrasiye karşı kanlı bir darbe girişimi olduğu halde, Meclis’imiz savaş uçakları ile bombalandığı halde, 249 masum vatandaşımız şehit düştüğü, 2 binden fazla insanımız yaralandığı halde NATO’daki müttefiklerimizden, Avrupa Birliği ülkelerinden bir geçmiş olsun mesajı, bir resmi ziyaret gelmediyse…

Bugün de “Türkiye yüksek katılımlı, olgunluk içinde geçen demokratik bir oylama yaptı, tebrik ederiz” mesajı gelmedi.

Nasıl 15 Temmuz darbe girişiminde, Fetullahçı Terör Örgütü'ne dair bütün izler, belgeler, itiraflar ortaya konduğu halde Alman istihbaratının başı, İngiltere Avam kamarasına sunulan raporlarda, “FETÖ ile ilgili kanıtlar ikna edici değil” dendi ise… ABD hala F. Gülen’in iadesi ya da Pensilvanya’da gözaltına alınmasında ipe un seriyorsa… Nasıl Haçlı zihniyeti bütün kin ve nefreti ile karşımıza dikildi ise…

Bugün de Avrupa Birliği temsilcileri, sözcüleri, siyasetçileri; milletin ‘Evet’ kararını daha baştan kumpaslar kurarak şaibeli ve tartışmalı hale getirmeye çalışıyor. AGİT üyeleri içine sızdırdıkları PKK yandaşları, militanları vasıtasıyla daha oylama biter bitmez “bu referandum şaibeli, meşru değildir, hile yapıldı, hukuksuzluklar var” yaygarası başlatıldı.

AB liderleri nasıl 15 Temmuz darbesinde FETÖ izleri, kanıtları için susmayı tercih ettilerse, nasıl FETÖ kaçkınlarına, sığınma verdilerse, Alman casusu ile ünlenen Can Dündarları başköşede nasıl ağırlıyorlarsa…

Bugün de Türkiye’nin ‘Evet’ kararını görmezden gelip sanki ‘Hayır’ kazanmış gibi davranıyorlar…

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye için nasıl ikiyüzlü, çifte standartlı, ön yargılı iseler bugün de aynılar…

Dün nasıl 15 Temmuz’da milletimizin kahramanlığından rahatsız oldular ise, bugün de 25 milyon 300 bin seçmenin ‘Evet’ demiş olmasından öylesine rahatsızlar…

Dün nasıl hazımsız davrandılarsa, bugün de aynı hazımsızlığı çekiyorlar…

Gelelim şer cephesinin büyük oyununda rol almış gibi davranan içerdekilere...

Nasıl CHP lideri Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz gerçeğini FETÖ lehine örtmek, karartmak ve hakikati saptırmak için 15 Temmuz darbe girişimine “kontrollü darbe” deyip hükümeti suçlu ilan etti ise...

Bugün de aynı Kılıçdaroğlu, “Bu seçim mühürsüz seçimdir, referandum yenilenmelidir, tanımıyoruz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğiz” diyor. Parti sözcüleri “Meclis’ten çekilmeyi de düşünürüz” diye sıkılmadan blöf yapıyor.

Dün 15 Temmuz’da demokrasiye, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan bu millet, 16 Nisan’daki ‘Evet’ine de aynı ruhla sahip çıkacaktır.

Bakınız İngiltere’nin etkili gazetelerinden The Guardian, Türkiye’deki referandumu ele aldığı başyazısında neler dedi:

“Referandumda onaylanan anayasa değişiklikleri Türkiye’yi 100 yıl sonra yeniden sultanlığa dönüştürecek. Ama Türkiye, tek bir adamın bünyesinde toplayamayacağı veya dar bir yere sıkıştıramayacağı kadar karmaşık bir ülke. Direniş yeniden başlayabilir...”

Ne ilginç değil mi, CHP lideri Kılıçdaroğlu da halkı sokağa direnmeye çağırıyor. Ne ilginç değil mi, ülkedeki gerilimden şikâyetçi olan CHP habire geriyor.

Gezi olaylarının perde gerisindeki sponsoru, ayaklanma operatörü George Soros, referandum sonrası kaos planı için devreye giriyor.

Yedi düvel saldırıyor deyince birileri bozuluyor…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Adalet, hürriyet ve güzel ahlak İslam dünyasının taşıyıcı sütunlarıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Adalet, hürriyet ve güzel ahlak İslam dünyasının taşıyıcı sütunlarıdır

Ülke puanına en çok hangi takım katkı yaptı?

Ülke puanına en çok hangi takım katkı yaptı?

Hamileler bunu mutlaka yemeli

Hamileler bunu mutlaka yemeli

O tarihi yapılar yıkılıp yerine bakın ne yapıldı

O tarihi yapılar yıkılıp yerine bakın ne yapıldı