• $ 6,0835
  • € 6,8198
  • 251.269
  • 86.072
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Serdar AKBIYIK

sakbiyik@stargazete.com

Asla yalnız yürümeyeceksin yanında hep telefonun olacak

09 Temmuz 2016 Cumartesi

Stephen King’in çok satan romanından uyarlanan ‘Frekans-Cell’, zombi filmlerinin günümüze uyarlaması. John Cusak ve Samuel L. Jackson gibi iyi isimlerle bezeli kadrosuyla seyredilmeye değer bir film...

Bir film, roman uyarlaması ise yarışa bir adım önde başlıyor. Çünkü her şeyden önce senarist veya yönetmen çok büyük hata yapmazlarsa yapımın sağlam bir öyküsü oluyor. 2006 yılında Stephen King’in Cell romanı yayınlandığında konusu itibarıyla ilgi çekmişti. Her ne kadar bir yazarın bu kadar çok roman çıkarması benim gözümde sıkıntı yaratsada King, ‘Cell’de zombi kavramı ile telefon çılgınlığı arasında kurduğu bağ ile ilginç bir noktaya parmak basmıştı. Onun her romanı gibi ‘Cell’in de film uyarlamasının gecikmeyeceğini biliyordum. Hatta biraz geç kalındı bile diyebilirim. Sonunda bu yıl ‘Cell’in sinema uyarlamasını seyredebildik. Tod Williams’ın yönetmenliğini yaptığı filmin oyuncu kadrosunda John Cusack, Samuel L. Jackson başrolde. Diğer oyuncular beş on dakika filmde kalıp sonra zombiler tarafından avlandıkları için onlardan fazla söz edemiyoruz. Yine de Stacey Keach gibi efsane bir ismi anmadan geçmeyelim.

“Film, ilerleyen teknolojinin insan hayatı ve toplumsal yapı üzerinde yarattığı etkileri sert bir şekilde eleştiriyor.”

Teknolojinin götürdükleri...

 Azıcık rolünde tecrübesini konuşturuyor Keach. Filmin kısaca konusunu anlatırsak, Clay Riddell (John Cusack) arasının açık olduğu eşi Sharon’ı, Boston Havaalanı’ndan iyi haberleri vermek için arar: Çizgiromanının bilgisayar oyun haklarını yeni satmıştır ve New Hampshire’daki evine, oğlu Johnny’nin yanına gelmek istiyordur. Ancak eşi cevap veremeden hat kesilir. Bilinmeyen bir frekans Gsm şebekelerinde dolaşmaya başlar ve bu cep telefonu kullananlarda ölümcül bir öfke oluşmasına neden olur. Telefon zombilerince metroya kadar takip edilen Clay, kendisini kurtaran kondüktör Tom McCourt (Samuel L. Jackson) ile birlik olur.

Çarpıcı görsel unsurlar...

Metro tünellerini kullanarak birlikte şehirden kaçmaya çalışırlar ve sonunda Clay’in dairesine ulaşmayı başarırlar. Burada 17 yaşında bir başka felaketzede olan Alice (Isabelle Fuhrman) ile karşılaşırlar. Boston alevlere teslim olmuşken, üçlü Clay’in ailesini aramak üzere kuzeye doğru gitmeye karar verirler. Yol boyunca attıkları her adımda, kendilerini endişe edici bir oranda evrim geçiren telefon kullanıcılarından korumak zorunda kalırlar. Sonunda grup Clay’in evine vardıklarında Clay’in oğlu Johnny’nin bir telefon tuzağına düştüğünü görürler ve Clay oğlunu kurtarabilmek için her şeyi riske atmak zorunda kalır... Filmin yönetmeninin çok başarılı bir iş çıkardığını söylemek zor. Kaliteli oyuncular, Stephen King gibi sinematografiye çok uygun romanlar yazan bir ismin çok satan romanı elinizde olup bu filmi ortaya çıkardıysanız benim kafamda biraz şüphe uyandırırsınız. Roman ilerleyen teknolojinin insan hayatı ve toplumsal yapı üzerinde yarattığı etkileri sert bir şekilde eleştiriyor. Eh haliyle sinemaya uyarlandığında görsel unsur ile daha da çarpıcı göndermeler bekliyorsunuz. Ama yönetmen neredeyse romanın yarattığı sahnelere hiçbir şey eklemeden filmi çekmiş. Bir iki çarpıcı sahne dışında aklımda bir şey kalmadı. Filmin belki de en unutulmaz sahnesi finalde telefon sinyali yüzünden zombileşen milyonlarca insanın bir telefon vericisini, ‘You Will Never Walk Alone-Asla Yalnız Yürümeyeceksin’ şarkısı eşliğinde kendinden geçmişçesine tavaf etmesiydi. Liverpool taraftarının yıllardır tribünlerde söylediği, Pink Floyd’un Meddle albümünde Feaerless parçasının ardına koyduğu tezahürat olarak da aklımıza kazınan ‘Asla Yalnız Yürümeyeceksin’, film sayesinde başka bir anlam da kazanmış oldu. Gerçekten artık kimse yalnız yürümüyor. Herkesin elinde bir telefon, kulağında kulaklık.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: Cell

Yönetmen: Tod Kip Williams

Senarist: Adam Alleca

Oyuncular: John Cusack, Samuel L. Jackson, Isabelle Fuhrman,

Stacey Keach

Yapım: 2016, ABD, 98 Dk.

VİZYONDAKİLER

Mike ve Dave: Ah Bir Sevgili Yapsak

Hayatları partiyle geçen iki kardeş Mike ve Dave, kız kardeşlerinin Hawaii’deki düğünlerine katılacakları eşlerini bulmak için internete ilan verirler. Bu durumdan kolayca sıyrılmayı bekleyen kardeşler, kendilerini bir anda bir ikilinin ellerinde bulurlar. Mike ve Dave Stangle, genç, maceracı, eğlence düşkünü ve bazılarına göre uygunsuzlardır.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: Mike and Dave: Need Wedding Dates

Yönetmen: Jake Szymanski

Senarist: Andrew Jay Cohen

Oyuncular: Zac Efron, Anna Kendrick, Adam Devine, Aubrey Plaza

Yapım: 2016, ABD, 98Dk.

Denizdeki Ateş

Film, Kuzey Afrikalı mültecilerin Avrupa’ya giriş noktası olan, İtalyan adası Lampedusa’da geçiyor. Rosi, adanın çeşitli sakinlerinin hayatını takip ediyor: Bir balıkçı ailesi, bir radyo DJ´i, adada göçmenlerle ilgilenen tek doktor ve büyükannesi ve amcası ile yaşayan 12 yaşındaki Samuele. Bir anlamda filmin yıldızı olan Samuele ile ilgili hemen her şey Avrupa´nın göçmen sorununa yaklaşımıyla ilgili bir metafora dönüşüyor.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: Fuocoammare

Yönetmen: Gianfranco Rosi

Senarist: Gianfranco Rosi

Oyuncular: Pietro Bartolo, Samuele Pucillo,

Samuele Caruana

Yapım: 2016, İtalya, Fransa, 114 Dk.

Tarzan Efsanesi

Tarzan olarak bilinen Lord Greystoke, yıllar once Afrika ormanlarını, karısı Jane ile birlikte arkasında bırakmıştır. Şimdi ise parlementonun ticari hükümet temsilciğini yapması için Congo’ya tekrar davet edilir. Ancak, Kaptan Leom Rom’un tezgâhladığı aç gözlülük oyununda piyon olduğundan bihaberdir. Fakat bu öldürücü komplonun arkasında olanların nasıl bir savaşı başlattıkları hakkında hiçbir fikirleri yoktur.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: The Legend of Tarzan

Yönetmen: David Yates

Senarist: Adam Cozad

Oyuncular: Alexander Skarsgard,

Samuel L. Jackson, Margot Robbie, Djimon Hounsou

Yapım: 2016, ABD, 109 Dk.

88 yaşındaki kadına yumruklu saldırı

88 yaşındaki kadına yumruklu saldırı

O ilimizdeki saklı cennet! Hayran bırakıyor

O ilimizdeki saklı cennet! Hayran bırakıyor

Bu kentte iftar yemekleri ocakta değil  fırında pişiyor

Bu kentte iftar yemekleri ocakta değil fırında pişiyor

Adıyaman'da bulundu! 85 milyon yıllık

Adıyaman'da bulundu! 85 milyon yıllık