14 Temmuz 2020 Salı / 23 Zilkade 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Ersoy DEDE
ersoydede@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Basın hürriyeti dersi verenlere bak hele

31 Mayıs 2020 Pazar

Muharrem İnce’yi Haber Global televizyonuna konuk etmişler. İyi etmişler de insan merak ediyor.. Ne partide bir görevi var ne meclis üyesi ne de başka bir kimliğe sahip. Eski mebus.. Onun konumundaki siyaset heveslisi kaybetmişlerin tamamı televizyonlardaki tartışma programlarında 6’da 1 olarak kavga ediyor.. Muharrem Bey’in ne ayrıcalığı var ki, karşısında soru soran farklı yelpazeden gazetecilerle bir özel yayının konuğu oluyor bilmiyorum.. Neyse vardır o televizyon kanalının da bir hesabı. Nitekim, “Beştepe’ye giden CHP’li” diye ismi ortaya atıldığında Muharrem İnce ne dedi; ‘bana partimin içinden kumpas kuruldu’ dedi, değil mi?.. Anlaşılan, Muharrem Bey’i böyle bir şovun parçası haline getirenler de bir proje dahilinde hareket ediyor. Orası Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu’nun aile içi meselesi. Bizi ilgilendirmez.. (Bakın Haber Global yayını sonrası Kılıçdaroğlu ne tepki vermiş, İmamoğlu ne tepki vermiş, anlarsınız ne demek istediğimi zaten)..

***

Gelelim hürriyetler ve tek adam meselesine.. Diyor ki Muharrem Bey (mealen) hep Cumhurbaşkanı konuşuyor başka kimsenin konuşmasına izin verilmiyor.. Yani yakasında CHP rozeti taşıyan milyonlarca üyeden herhangi biri olarak bir ulusal haber kanalında özel gündemle konuk edilmiş bir adam çıkıyor ve ‘kimseye söz hakkı verilmiyor’ diyor.. Enteresan.. Bir desene hele hangi sıfatla katıldın o programa?.. Adının altında ne yazıyor? Eski CB adayı mı?.. Kusura bakma da diğer rakiplerinin tamamı ya parti başkanı ya da siyasette baskın bir karakter. İçlerinde bir tek sen yok olmuş gitmişsin.. Ne Doğu Perinçek kendisini “eski cumhurbaşkanı adayı” diye tanıtıyor ne Meral Akşener.. Herkesin işi gücü var.. Buna rağmen bir ulusal haber kanalında devlet başkanı gibi ağırlanıyorsun hâlâ da diyorsun ki “tek adam”.. İnsaf eder insan..

***

Yine CHP içinde her koltuğa talip olmuş fakat bir türlü elde edememiş bir isim var.. Gürsel Tekin.. Genel başkan olmaya çalıştı olmadı, belediye başkanı olmaya çalıştı, cumhurbaşkanı adayı olmaya çalıştı olmadı.. Olmuyor işte.. En son izci lideri olayım, ‘oymak başı’, ‘oba başı’, ‘öbek başı’ bir şey olayım bari diyecek diye bekliyorum.. Neyse bu beyefendi Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanı Prof.Dr.Fahrettin Altun’a basın hürriyeti öğretmeye kalkmış.. Hangi kriterlere göre yazıldığını çok çok iyi bildiğimiz bir “sözde” basın özgürlüğü çizelgesini paylaşıp ülkede basın özgürlüğü olmadığını ima etmiş.. Tanıştırayım bu arkadaş, (bakın zihniyet olarak CHP demiyorum, doğrudan Gürsel Bey’den söz ediyorum) “Eğer iktidara gelirsek, geldiğimiz ilk gün bakın ikinci gün demiyorum ilk gün bunların (bizim yani) gazetelerine el koyacağız, tamamına..” demiş bir adamdır.. “Tamamına” diyerek de altını kalın kalemle çizdi.. Şimdi böyle biri çıkmış, “basın hürriyeti” palavraları anlatıyor.. İnanılır gibi değil.. Ya hu çok basın özgürlüğü/fikir ve ifade hürriyeti taraftarı olsanız CNNTurk’e, A Haber’e çıktı diye adam ihraç etmezdiniz.. Kime ne anlatıyorsunuz.. Gerçi siz de haklısınız.. Ne söyleseniz sorgusuz sualsiz alan bir kitleniz var.. Afiyet olsun..