Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Mustafa KARAALİOĞLU
mkaraalioglu@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Elçi’nin adını havalimanına vermenin anlamı nedir?

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Tarık Ziya Ekinci, eski milletvekilidir. Sadece Kürtler için değil herkes için saygın bir düşünce adamı ve yazardır. Kürt meselesinin yakın tarihini bir aktör olarak yaşadı. İnkar ve asimilasyon yıllarında, Diyarbakır Cezaevi’nde yattı, türlü baskılar gördü. Tarık Bey, gerçekçi, hakkaniyetli ama gerektiğinde de tavırlı bir isim olarak hepimizin üzerinde büyük saygı uyandırdı.

Dün STAR’da Erdinç Akkoyunlu’ya verdiği mülakat tam anlamıyla Kürt sorununun çözülmesini isteyen, sağduyulu, vicdanlı ve ahlaklı bir aydının duygularını yansıtıyordu.

Diyor ki,

“Cezaevindeyken bugün olanları rüyamda görsem inanmazdım... Şerafettin’in (Elçi) adı havalimanına verilecek dense kim inanırdı? Öcalan’ın Nevroz açıklamasından sonra BDP’liler Kandil’e gidiyor, mesaj götürüyor, mesaj getiriyor. Böyle bir şeyin olacağı geçen yıl aklıma bile gelmezdi.”

Bu cümleler sadece şiddetli bir çözüm duygusunu değil, aynı zamanda ülkenin gerçekten bir çözüme gittiğini anlatıyor. Rüya gibi... Evet, 30 yılı aşan, 30 binin üstünde gencin hayatına mal olan sorunun bitişi ancak bir rüyadır. Türkiye şimdi o rüyayı görmüyor, yaşıyor...

Sağduyu ve vicdan böyle düşünürken, Kürt olmanın ne demek olduğunu bilmeyenler ama Kürt siyaset pazarından pay alıp yıllardır bu meselenin etrafında tezgah açanlar bugün Kürtlere “Bu çözüm size yaramaz, ucuza gidiyorsunuz...”  diyorlar.

Çözümün önündeki tek engel

Süreç ilerledikçe pazar payları küçülüyor, pay küçüldükçe de şiddetleri ve dirençleri artıyor.

Çözüm mesaisinin; yani barış sürecinin önünde kendilerini Tarık Ziya Ekinci’den daha Kürt ilan ederek çözümü imkansızlaştırmak isteyenlerden başka “ciddi” engel bulunmuyor.

Öcalan, “Silahlı mücadele dönemi bitti... Ben başlattım ben bitiriyorum” diyor.

Türkiye’nin Başbakanı “Çözüm Türkiye’nin geleceğidir” diyor.

Demekle kalmıyor. Adımlar atılıyor. Üstelik bu adımlar son süreçten çok önce, 10 yıldır atılıyor. Şerafettin Elçi’nin adını bir havaalanına veren hükümet tek bir şey istiyor demektir. Çözüm! Bu samimi girişim, sembolik olarak anadilde eğitim kadar değerlidir çünkü Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar Elçi’nin adıyla birlikte yaşama iradesini ortaya koymuştur. Bunun yapabilen bir siyasi irade “gereken” herşeyi yapacak demektir.  

Peki problem ne?

Meselenin kendisi, tabiatı gereği problemlidir ama temel problem sürecin ayağı takılsın diye yol gözleyenlerdir. Onlar da Tarık bey gibi aslında bir rüyayı hayatımızda yaşadığımızı biliyorlar oysa... Böylesine kanlı bir meselenin ancak bu kadar suhuletle gidebileceğini da biliyorlar ama...

Ama!..

Ama hayır, sorun çözülemez... Çözülecekse de Öcalan’ın veya Erdoğan’ın dediği gibi değil, onların dediği gibi çözülmeli. Bu kadar kolay bir çözüm olamaz!

Bu sözleri herkes duysa iyi olur

Kendisi de BDP Danışma Kurulu üyesi olan  Ekinci’nin sürekli gayrımemnun olan BDP’ye söylediği şu cümleleri, Kürt meselesinde tezgah açanlar da duysa iyi olur.

“Selahattin’in (Demirtaş) açıklaması var, ‘Hükümetten demokratik adımlar atmasını bekliyoruz. Yoksa süreç tersine dönebilir’ diyor. Selahattin’in açıklamasını doğru bulmuyorum. ‘Bir şey yapılmıyor, edilmiyor’ diye yakınmanın anlamı yok. Devlet çalışıyor. Burada güvensizlik ortamı var diye yakınmak doğru değil. Hükümetin de bu tür hareketler karşısında, sert çıkışlar yapması doğru değil.”

Çözüm isteyen biri, hele bir de bu sorunun acısını en derinden yaşamış biri böyle konuşur. Çözüm istemeyen ise, kapılar kapansın umuduyla yapılanları görmezden gelir ve sadece yakınır.

STAR GRUBU’NDAN ‘BENZERSİZ’ BİR BÜYÜME PERFORMANSI VE YENİ PROJELER

Bu köşede kendimizle ilgili haberleri pek paylaşmıyorum ama bazı güzel gelişmelerin bilinmesinin ve sizlerle paylaşılmasının iyi olacağını düşünüyorum.

2013’ün ilk 6 ayını geride bıraktık. Okuyucularımızla ve izleyicilerimizle memnuniyetle paylaşmak isterim ki son derece başarılı bir yıl geçiriyoruz. Gelirlerimiz ve karlılığımız giderek  artıyor. Son haftalarda yaşanan ve yaz aylarına bağlı olarak gelişen pazar krizine rağmen performansımızı koruyoruz.

Bazı rakamları kısa süre içinde sektörle ve kamuoyuyla paylaşacağız.

Ama özetleyeyim... STAR Gazetesi ve 24 Haber Televizyonu 2013 yılının ilk 6 ayını medyada (geçen yılın aynı dönemine göre) en büyük gelir artışını yakalayarak geçirdi. İkinci 6 ayda da bu çizgiyi yükselteceğiz...

Bu başarılı performansımız sayesindedir ki Star Medya Grubu yeni yayınlarla güçleniyor.

4 yola çıktı, yeni bir gazete de geliyor

Dizi, film, çocuk, gençlik, kadın ve hayat temaları üzerinden eğlence kanalı olacak 4 Televizyonu yayın hayatına başladı. Henüz test aşamasında bile izlenme yarışında iddiasını gösterdi. Reyting payı hızla yükseliyor.

Sadece 4 televizyonu değil, yeni bir gazete projesi için de düğmeye bastık. STAR Grubu’nun sahip olduğu yüksek kalite, yorum gücü ve entellektüel birikime ve geniş teknik altyapı gücüne yaraşır bir gazete daha geliyor. Gazete Yayın Danışmanı İbrahim Kiras kolları sıvadı. Şimdilik şu kadarını söyleyeyim... Son aylarda eksikliği daha da hissedilen bir alanda “en iyi” olmak hedefiyle yola çıkmış bulunuyoruz.

İnternette yeni birleşmeler

Bildiğiniz gibi sadece gelirde değil internet medyasında da en büyük yükselişi yakalayan marka olduk. stargazete.com 2013’ün en çok büyüyen internet haber portalı oldu. Şimdi  grubumuzun diğer siteleri yirmidort.tv ve yirmidorthaber.com da sisteme dahil oluyor. Star ve 24 markalarının bütün internet operasyonları Mustafa Yükselir’in yönetiminde birleşmiş bulunuyor.  Yani, çok yakında stargazete.com’un ardından ikinci markamızla da yarışa giriyoruz.