• $ 5,3215
  • € 6,037
  • 227.249
  • 103.185
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Ardan ZENTÜRK

azenturk@stargazete.com

Hasan Cemal ve 'yandaşlığın' düşünce sefaleti

18 Haziran 2018 Pazartesi

Hasan Cemal’in, son yazısını okurken, (http://t24.com.tr/yazarlar/hasan-cemal/selo-baskan-iyi-bayramlar,19910) içimde saklı o hergele, yine ortaya çıktı, kulağıma fısıldadı, “Bak, sosyal medyada sana kızanlar hemen yandaş diyorlar, örnek karşında, olacaksan, böyle bir yandaş ol, yalanın-dolanınla iyi yaşar gidersin, hiç değilse…”

Siyaseti ilkeler zemininde görüp, şahıslara değil millete bağlılıkla yürütülen mücadele ile “siyasi yandaşlık” arasındaki ince çizgi, herkesi zorlar, çünkü işin içine yalan girdi mi, aydın kimlik, çöpe gider!.. 

  

Niye yalan söylüyorsun, Hasan

Kusura bakmasın, bunca “ihanet çizgisinden” sonra “abilik meşruiyeti” rafa kalktı, böyle devam edeceğiz… 

“Selo başkana” şöyle diyorsun: Seni hapse atan "despot"a karşı direniş bayrağı hiç elinden düşmüyor. Hapiste de olsan, direniş bayrağı dimdik elinde. Despot senden fena halde korkuyor.

Bu meslekte son 40 yılda çok yalan okudum da böylesi az bulunur. Hatırlatayım: Mart 2016, Kılıçdaroğlu ortaya çıktı, "dokunulmazlıklar, kürsü dokunulmazlığı hariç kaldırılsın, sıkıyorsa, AKP’liler de buna evet desin" diye bir mesele attı ortaya, devamında AK Parti resti gördü, haklarında fezleke olan tüm milletvekillerine hukukun yolunu açan teklif, TBMM’de kabul edildi, Selahattin Demirtaş dahil bir sürü milletvekili gitti hukuka hesabını vermeye başladı. 

Demirtaş’ı içeri tıktıran birini arıyorsan, o, Erdoğan değil ki, 13 Nisan 2016 akşamı CNNTürk’te Ahmet Hakan’a şu lafları söyleyen Kılıçdaroğlu: “Bağımsız olmayan yargı, yazarı hapse atıyor; biz de atılmayı göze aldık. Biz dokunulmazlık zırhının ardına asla saklanmak istemiyoruz.

Bu zorlama sonucu dokunulmazlıklar 20 Mayıs 2016’da aralarında CHP’lilerin de olduğu 376 oyla kalkıyor, Demirtaş da 5 Kasım 2016’da tutuklanıyor. 

Demirtaş’ı Edirne Cezaevine giden yola çıkaranın Kılıçdaroğlu olduğunu, bunun da, HDP’yi köşeye sıkıştırma, lider kadrosu cezaevinde olan bir partinin tabanını, “şirin gözükerek” kendine çekme manevrası olduğunu neden okurundan saklıyorsun?..

Bak, bu konuda Muharrem İnce’ye laf ediyor muyum, çünkü, o dokunulmazlıkların kaldırılmasının HDP’lileri cezaevine göndereceğini söylemiş ve oylamada da “hayır” oyu kullanmış. 

  

'Askeri baraj' açıklaması neydi, Hasan  

Tarih: 28 Temmuz 2015, şimdi kapanmış olan dönemin Radikal gazetesi… Senin “direnen, demokrasi kahramanı”(!) Selo Başkan, bak ne diyor: "Evet, başbakan bunu anlamıyor, anlatmak istiyorum. Yaptıkları sulama veya enerji için kullanılacak bir baraj değil. Askeri bir baraj. Gerillanın dağları ovaları kullanarak geçiş yapmasını engellemek için oraları suyla doldurmak için yapılan bir baraj."  

Selahattin Demirtaş, özetle budur. Türk demokrasisine silah çekmiş bir terör örgütünün gerillasının geçiş yollarını kollayan adam… Ağabeyi de Kandil’den elinde kerhane tatlısı tepsisiyle buna oy istedi… 

Sen ondan bir demokrasi kahramanı yaratmaya çalışıyorsun, bunu millet yer mi… 

Benim ise asıl merakım, PKK üzerinden bu kadar kepazeliği  kendine nasıl yakıştırdığın Hasan…

 Çözüm sürecinde dağları dolaştın, PKK’lılara “sakın silah bırakmayın” dedin, o Kürt gençlerin hemen hepsi şu anda mezarda, sen “steril yaşamını” diyetisyenlerin “kaliteli yaşlılık” adını verdikleri zeminde sürdürüyorsun, bak… 

Hendek-barikat savaşında oralardaydın, bu ülkeye silah çekmişlere övgüler yağdırıyordun, yaklaşık 750 vatan evladını şehit verdik!.. 

Oluşturduğun “dokunulmaz-ağır abi” havanla her seferinde elindeki kanı yıkayıp, yoluna devam edebileceğini düşünüyorsun… 

Artık yeter, birinin söylemesi gerekiyordu, bu da ben olayım: Sen bir katil sevicisin.