Selahaddin E. ÇAKIRGİL

scakirgil@stargazete.com

USA emperial gücü de tepe-taklak gidecek gibi

15 Mart 2018 Perşembe

Hatırlıyor muyuz, Sovyetler Birliği’nde tek hâkim siyasî güç odağı olan Komünist Parti Genel Sekreterliği’nde 1960’lardan beri Leonid Brejnev vardı. O 1982’de ölünce yerine, Doğu ve Orta Avrupa’daki komünist rejimlere karşı yükselen halk isyanlarını kanlı şekilde bastırmaktaki ‘başarı’larıyla ünlü Yuri Andropov getirilmiş ama Andropov da 1 sene sonra ölünce, onun yerine de bir başka yaşlı lider olan Victor Çernenko geçmişti. Ancak 1 sene kadar sonra o da ölüverince, Komünist Parti Genel Sekreterliği’ne yeni nesilden sayılan Mihail Gorbaçov getirilmiş ve o da Sovyet Komünist İmparatorluğu’nu kurtarmak için Glasnost vePerestroika diye anılan bir takım ıslahat programlarını uygulamaya koymaya çalışmış, ama bunlar da durumu kurtarmaya yetmemiş ve sonunda Leninist-Stalinist kızılordu şefleri o sistemi, komünist ilkeler adına kurtarmak için bir askerî darbeye girişmiş ve amma, başarılı olamamışlardı. Sovyetler Birliği sistemi de böylece çöküp dağıldı, ortaya 16 ayrı devlet çıktı ve 1970’li yıllarda ‘Sovyetler Birliği çökecek’ şeklindeki ‘Soğuk Savaş’ dönemi propagandalarına kimse inanmak istemezken, bu korkunç süper güç 1990’da gümbür- gümbür yıkılıp, tepetaklak gitmişti. 

Bu konuyu bu kadarca hatırladıktan sonra, asıl konuya geçebiliriz. 

*** 

USA emperial gücünün 250 yıla yaklaşan tarihinde en yaşlı Başkan olarak seçilen ve üstelik devlet idaresinde hiç tecrübesi olmayan ve devleti bir ticarî şirketi idare eder gibi yönetmeye kalkışan Donald Trump, iktidara gelişinin henüz ilk haftasından şimdiye, 15’nci ayına gelinceye kadar, en yakın çalışma arkadaşlarını arka arkaya kovması ya da yanından kaçırtmasıyla çok farklı bir örnek oluşturuyor. Trump’ın bu zamana kadar kovduklarının veya onunla çalışamayız diye istifa eden en üst seviyedeki çalışma ekibi elemanlarının sayısı giderek kabarıyor.. 

Trump son olarak da USA Dışbakanı Rex Tillerson’u azletti, üstelik de kendi tweet hesabından açıklayacak kadar bir ciddiyetsizlikle.. Tillerson’ın başında bulunduğu USA Dışbakanlığı ile USA Savunma Bakanlığı(Pentagon) arasında öteden beri siyaset planlaması ve takip olunan yöntemler konusunda zıtlaşmaların olduğu biliniyordu. 

Tillerson’ın yerine (ünlü Amerikan İstihbarat Servisi) CIA Başkanı Mike Pompeo getirildi. CIA’in başına da CIA Başkan Yardımcılığı makamında bulunan Gina Haspel geçti. Bu isim, o makama getirilen ilk kadın başkan.. O, CIA Başkan Yardımcılığına getirilmeden önce ise Tayland’da bulunan CIA hapishanesini yönetiyordu! Ve orada, terör sanıklarını konuşturmak için, waterboarding”(suda boğma) metodu uygulamasıyla şöhret yapmıştı. 

*** 

Bizim için daha da ilginç olan ise, USA Dışbakanlığı ve TC Dışişleri Bakanlığı heyetleri arasında son günlerde yapılan müzakerelerde kısmî bir iyileşme ve anlaşma sağlanmış gibi bir hava esmiş olması idi. Mevlûd Çavuşoğlu, Suriye’de Afrin’den sonra Münbiç’e uzanılacağı, PKK/ YPG’nin oradan da çıkarılacağı ve o bölgenin USA ve TC güçleri tarafından ortaklaşa yönetileceği üzerinde görüş birliğine varıldığının ilk işaretlerini vermeye başlamıştı. Güyâ, bu konuda, 19 Mart’ta bir anlaşma imzalanacak ve yeni bir yol haritası belirlenecekti. 

Şimdi, her şey sil-baştan olacak.. Çünkü, USA’nın yeni Dışbakanı Mike Pompeo Amerikan taleplerine boyun eğmek istemeyenlere karşı sertlik yanlısı bir siyaset izlenmesini isteyen emekli bir general ve 2014 yılında bir Kilise’de yaptığı konuşmada Hristiyanlarca, İslam ve Müslümanlara karşı sert tavırlar sergilenmesi ve bir savaş açılmasını isteyen görüşleriyle temayüz etmiş bir simâ.. Şimdi, Trump ve Pompeo, tencere ve kapağı misaline daha bir uygunluk gösterecekler gibi.. 

*** 

B. Amerika gibi askerî ve ekonomik açıdan büyük bir maddî gücün yönetiminin, bu kadar lâubali ve her an nasıl bir yöne savrulacağı kestirilemeyen bir karar mekanizmasının elinde bulunması; onun da beklenmeyen ve tahmin edilmeyen bir sür’atle, yakın bir gelecekte, Sovyet Rusya gibi tepetaklak gidebileceğinin bir habercisi olamaz mı?