01 Aralık 2020 Salı / 15 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Serdar AKBIYIK
sakbiyik@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Yalnız hayatların dramatik hikayesi

18 Kasım 2017 Cumartesi

Bu haftanın zor ama sinefiller için seyretmesi zevkli filmi Beginner, sinematografik olarak problemleri olsa da hayata gerçekçi bir bakış atmaya çalışıyor.

Beginner filmi gibi bir yapımı çok rahat kategorize edebiliriz. Ağır bir dram diyebilirsiniz veya festival, sanat filmi damgasını vurabilirsiniz. Bunların hepsi de kısmen doğru olabilir. Her şeyden önce genel izleyicinin bu tanımları bir negatiflik olarak algılamasına karşıyım. Beginner gözardı edilemeyecek yapımlardan. Çünkü sinematografik olarak problemleri olsa da hayata gerçekçi bir bakış atmaya çalışan bir film. Bu gerçekçi yaklaşım insana dair derin bir gözlem sunabiliyor. Daha filmin başlangıcında 70’lerine gelmiş taksi şoförü Faruk’un müşterilerini gözlemlemesi ve onların bütün konuşmalarına ve hayatlarına dışardan bakışı onun yalnızlığını bize hissettiriyor. Zaten onun bu yalnızlığından gerçek hayatta hepimizin hissettiği o iletişimsizliğe geçiş yapabilmemiz filmin başarılarından biri. Hepimizin paylaştığı insana dair bu yalnızlık durumu dışında film ilerledikçe Faruk’un daha büyük acıları da yaşadığını görüyoruz. Faruk,  önce yaşamsal yalnızlığın ve iletişimsizliğin kurbanı, sonra evlat acısı çekmiş ve bunu atlatamamış bir baba, maddi sıkıntı yaşayan 70 yaşında taksicilik yapmak zorunda olan bir erkek. Faruk’un İngilizce öğrenme çabasına toplumun verdiği tepkiden yola çıkarak yaşlılığın toplum tarafından algılanış şekli... Bunların aslında hepsi birer film konusu olabilecekken tek bir karakter ve hikayede anlatılmaya çalışılmış. Yani gereğinden fazla sıkıştırılmış bir karakter çözümlemesi. Bu eleştirileri yaparken öykü ilerledikçe ölen oğlunun küçük bir kızı olduğu ve Faruk’un onu yanına alabilmek için aslında İngilizce öğrenmeyi istediğini anlıyoruz. Zaten filmin güya bu sırrı ortaya çıktığında sinematografi ve öyküde başkalaşıyor. Tarkovski tarzı bir insan öyküsü nitelemesi seyrederken Yeşilçam’ın trajikomik aile filmlerine dalıyoruz. Bu karmaşanın sebebi olarak yönetmen Burçak Üzen’in ilk filmini yazmasını ve yönetmesini gösterebiliriz. Ama yine de filmde bazı şeyler başarılabilmiş. Bir kere filmin müzik kullanımı ve diyalogları çok başarılı. Oyuncu seçimi de doğru. Faruk karakterini canlandıran Güven Kıraç kendine has fiziği ve vücut diliyle bu çok ağır dram olacak öyküyü yumuşatıyor. Özellikle o Tarkovski esintileri olan ilk bölüm Kıraç’ın oyunculuğu ile farklılaşıyor. Güven Kıraç’ın hanesine bu film için bir artı atarken yönetmene büyük bir eksi vermek zorundayım. 

 

Burçak Üzen de pek çok ilk film denemesini yapan yönetmen gibi tuzağa düşmüş. Filmde karakter gereğinden fazla sıkıştırılmış.   

Faruk rolünü canlandıran Güven Kıraç, fiziği ve beden diliyle çok ağır dram olacak öyküyü yumuşatıyor. 

FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen: Burçak Üzen

Senarist: Burçak Üzen

Oynayanlar:Güven Kıraç, Birsen Dürülü, Ali Uyandıran, Bülent Çolak

Yapım: 2017, Türkiye, 90 Dakika.

VİZYONDAKİLER

Ayaz 

Hasan, başka bir erkekle kaçan yengesini, sülalenin üstüne leke düşmesinden korkan akrabalarının kışkırtmasıyla, kucağında çocuğu Ayaz varken öldürmüştür. Çok derin bir pişmanlık ve kandırılmışlık duygusuyla hapishanede geçen günleri son bulup çıktığında artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. İş bulmak eski bir mahkum için çok zor olduğu gibi kimsesiz kalmasına sebep olduğu yeğeni Ayaz’ın da sorumluluğunu üstlenmek zorundadır.

FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen: Dersu Yavuz Altun

Senarist: Dersu Yavuz Altun

Oynayanlar:Deniz Telek, Özlem Aktaş, Çağlar Tüfekçi, Umut Keleş

Yapım: 2017, Türkiye

Kutsal Geyiğin Ölümü

Steven Murphy başarılı bir cerrah, eşi Anna ise göz doktorudur. Çiftin iki çocuklarıyla beraber mutlu ve sağlıklı devam eden aile hayatı, Steven’ın babasını kaybetmiş bir genç olan Martin’i himayesine almasıyla raydan çıkar. Beraberinde bazı karanlık sırlar da getiren Martin aile fertleriyle giderek yakınlaşırken, Steven Mrphy’nin çocukları ansızın yemeden içmeden kesilir ve yürüyememeye başlarlar.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: The Killing of a Sacred Deer

Yönetmen: Yorgos Lanthimos

Senarist: Yorgos Lanthimos

Oynayanlar: Colin Farrell, Nicole Kidman, 

Barry Keoghan, Alicia Silverstone.

Seni Gidi Seni

Taksici Bülent ve döşemeci Sedat, birlikte büyümüş iki bıçkın delikanlıdır. Kendilerine ağabeylik yapan Tarık’ın dolandırıldığını öğrenen ikili, onu kurtarmak için bol aksiyonlu bir serüvene yelken açarlar. Mahalle kültürüyle yoğrulmuş candan insanların günümüzde geçen komik öyküsü.

FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen: Sibel Tunç

Senarist: Sibel Tunç

Oynayanlar: Ahmet Kayakesen, 

Serdar Sezgin, İlay Erkök, Arzu Oruç

Yapım: 2017, Türkiye

Mucize 

New York Times’ın çok satan kitabından yola çıkılarak yapılmış Mucize, August Pullman’ın hikâyesini anlatıyor. Auggie, normal okula gitmesini engelleyen yüz farklılıklarıyla doğdu ve beşinci sınıfa başladığında benzersiz bir kahramana dönüştü. Ailesi, sınıf arkadaşları ve toplulukların hepsi merhametlerini ve kabullerini bulmak için uğraşırken, Auggie’nin olağanüstü yolculuğu hepsini birleştirdi.

FİLMİN KÜNYESİ

Filmin orijinal adı: Wonder

Yönetmen: Stephen Chbosky

Senarist: Stephen Chbosky

Oynayanlar:Julia Roberts, Owen Wilson, 

Jacob Tremblay, Mandy Patinkin

Yapım: 2017, ABD, 113 Dk.