18 Ocak 2026 Pazar / 30 Recep 1447

Artık Marsis zamanı

Karadeniz rock dendiğinde akla gelen ilk isimlerden Marsis’in yeni albümü Zamanı Geldi ile gümbür gümbür geliyor. Karadeniz’in hırçınlığını, asiliğini rock müzikle birleştirmenin çok zor olmadığını söyleyen grup “Müziğin dili bir” diyor.

1 Ocak 1900 Pazartesi 07:00 - Güncelleme:
Artık Marsis zamanı
GÖKAY YENİAVCI / gokayyeniavci@hotmail.com

Karadeniz rock müziğin en önemli temsilcilerinden Marsis’in ikinci albümü Zamanı Geldi çıktı. Üç yıllık bir çalışmanın ürünü olan albümün diğer adı da Lazca, Komoxtu Ora. Daha önce de bildiğimiz, sevdiğimiz Karadeniz rock yapan gruplar oldu. Marsis ise bunların batı sound’una en yakını, hatta Karadeniz çalgılarını rock müzik enstrümanlarına en iyi sentezleyenlerden. Neden bu tarz müzik yaptıklarını grubun elektro gitaristi Çağatay Kadı anlatıyor: “Korhan Özyıldız (vokal) ve Ceyhun Demir (kemençe) İstanbul’a geldiklerinde kafalarındaki müzik temelinde Karadeniz’di. Ancak aynı zamanda şehirli olmak var işin içinde. Artık yaylada otantik müzik yapanlar bile değişti. Şehirde yaşayan biriysen şehrin sesleriyle müzik yapmak istersin. Hayat daha hızlı, kavgacı, sert ve mücadeleci akıyor. Bunların hepsi rock müzikte var. Karadeniz’de de demin bahsettiğim unsurlar öne çıkar. Çok alakasız gibi görünse de aslında iki müzik tarzı çok benziyor birbirlerine. Müziğin dili bir! Karadeniz müziğinin enerjisi yüksek, rock da keza öyle. Karadeniz zordur, hırçındır. Doğasından, insanından yaşam şekline bir asiliği vardır. O yüzden bu iki müziğin sentezi hissettiğimiz, yapmak istediğimiz iş.”

Karadeniz ve rock kelimeleri bir arada olunca akıllara gelen ilk isim şüphesiz Kazım Koyuncu. Marsis ilk çıktığı zaman yaptıkları müzik Koyuncu’nunkine benzetilmişti. İkinci albümle birlikte artık bundan sıyrılacaklar. Gruba bu benzetilme algısını sorduğumda yanıtı vokal Korhan Özyıldız veriyor: “Örnek aldığımız isimlerin çok doğru olduğunu biliyoruz ama biz her zaman kendi yolumuzu izledik. Bu gidilen ortak bir yol ve bir bayrak yarışı gibi herkes alıp ilerliyor. Aynı yörenin insanları zaten birbirine benzer. Yapılan Karadeniz müziğinin de bir söyleniş biçimi var ve benzetmeler çok normal. Senelerce Cem Karaca’ya, Barış Manço’ya da birileri benzetildi. Devam edenler örneklerini doğru alıyorlarsa iyi bir şekilde yol alıyor.”

LAZCAYI YAŞATMAK İSTİYOR

Marsis, Karadeniz dilleri ve bunların kaybolmaması konusunda çok hassas. İlk albümlerinde olduğu gibi Zamanı Geldi de Lazca ve Rumca şarkılar yer alıyor. Korhan Özyıldız bu hassasiyetlerini şöyle dile getiriyor: “İnsanın konuşmaya başladığı dil yani anadil çok önemli ve çok değerlidir. Dünya bunu tektipleştirmeye çalışıyor. Yedi yaşına kadar konuştuğum dil Lazcadır. Türkçeden önce Lazca öğrendim. Önceden dil olarak görülmeyen sadece şive olarak bilinen bir durum vardı. Rumca sadece Trabzon’da birkaç köyde konuşulan hale geldi. Lazca yine konuşuluyor ama eskiler daha çok biliyor, genç nesil ise çok az. Kaybolmaya yüz tuttuğunun göstergesidir bu. Lazcanın yaşamasını biz çok istiyoruz. Bunun için de Lazca şarkılar söylüyor, Lazca düşünmeye çalışıyoruz ne kadar unutturulmaya çalışılsa da. Biz Karadeniz’deki dilleri nin yaşamasını, insanların o dillerde rüyalar görebilmesini istiyoruz.”

AKUSTİK ALBÜM YOLDA

Albümle birlikte konserlere tam gaz devam edeceklerini düşünürken tam tersi olacağını öğrendim. Meğer Marsis akustik albüm çalışmalarına başlayacakmış. Konserler yerine bu projeye öncelik verdiklerini söyleyen Çağatay Kadı kayıtlara girecekleri için konserlere şu sıralar ara vermek zorunda kaldıklarını anlatıyor: “Bu yapacağımız akustik çalışmayı ara albüm olarak nitelendiriyoruz. Tarzımızda değişiklik yapmayacağız. Duyurmak istediğimiz şarkılarımız var, bunu akustik albümle birlikte yapacağız. Yine rock albüm olacak ancak akustik rock! Ayrıca bu akustik projeyi DVD olarak çıkarma planlarımız var. İlk olarak albümü çıkaralım, sonra DVD olayına bakacağız.”

ZIMMER’İN YÜKSELİŞİ ŞİMDİ BAŞLIYOR

UZUN zamandır bir soundtrack albüm tanıtmak istiyordum. Kült yönetmen Christopher Nolan’ın son filmi The Dark Night Rises’ın usta müzisyen Hans Zimmer imzası taşıyan müziklerini dinleyince yazma ihtiyacı duydum. Serinin ilk iki filminin yanı sıra Inception, Karayip Korsanları ve Da Vinci’nin Şifresi gibi filmlerde olduğu gibi Hans Zimmer yine başarılı soundtrack albümüne imza atmış. Filmi izleyenler bu albümü dinlediklerinde mutlaka sahneler akıllarına gelecektir. Sahneler akıllarına gelmişken yapılan hareketlerin sokakta denenmemesi de benim küçük bir uyarım! Film müzikleri sevenlerin bu albümü de kaçırmaması gerekir. Hatta Zimmer imzası taşıyan tüm albümleri müzik marketlere gitmişken alabilirler.

ÖNERİLEN VİDEO

İETT şoförü camdan fırlayıp kavgaya tutuştu

Kapat
Video yükleniyor...