04 Mart 2021 Perşembe / 20 Recep 1442
Gece modu

Diker: Biz kadınız ve her daim ayaktayız

Toplumun birçok alanında kısıtlanan, engellenen ya da arka plana atılan kadınlar, artık kendi ayaklarının üzerinde duruyor. İŞKUR’dan destek alan üç girişimci kadının tek bir mesajı var: Biz kadınız ve her daim ayaktayız.

GİZEM TÜMBAY KOÇAK 23 Eylül 2017 Cumartesi 07:00 - Güncelleme: 23 Eylül 2017 Cumartesi 07:00

 

Meslek edindirme, girişimcilik kursları, işgücü eğitim programları İŞKUR (Türkiye İş Kurumu) sayesinde binlerce kişinin hayatına da yeni bir sayfa açıyor. Özellikle toplumda çalışma alanı kısıtlı olan ve birçok alanda çalışması uygun görülmeyen kadınların hayallerini hayata geçiren İŞKUR’un mutfağını Genel Müdür Cafer Uzunkaya’dan dinledik. İŞKUR’dan aldıkları destek sayesinde hayallerini gerçekleştiren üç kadın Emel Yurtvermez, Serap Diker ve Fatma Özdemir’in hikayesi de dinlemeye değer. Hayatlarını, hayallerini başarmaya adayan üç genç girişimcinin hikayesi birçok iş arayana umut olacağa benziyor. 

Serap Diker

HAYALİMİ SÜSLEMEYE ÇALIŞIYORUM

Serap Diker, 28 yaşında çiçeği burnunda bir girişimci. 1 Temmuz 2016’da açtığı reklam ajansını kısa sürede büyüttü. Çalışmayı, üretmeyi, öğrenmeyi kendine misyon edinen Diker, “Çocukluğumdan beri kendi işimi kurma hayalim gerçekleşti. Her zaman kendime ‘Serap, bir gün kendi işini kuracaksın. Ona göre hareket et’ derdim. Genç olmamın vermiş olduğu sabırsızlıklar elbet oldu. Bu anlamda kendimi törpüledim ve ‘Neler yapabilirim, nasıl atılabilirim’ sorularını sordum. En iyi reklam ajansına sahip değilim, ama bir yerden başlamam gerektiğini biliyordum. En iyisi olacağıma inandığım için de pes etmiyorum” diyor. Diker, “Bazen öyle bir şey oluyor ki, ‘Şimdi ne yapacaksın’ diyorum. Sonra da ‘ Bu senin hayalindi, hayallerinin peşinden koştun. Güzelliğe giden yollar taşlar ve engebelerle dolu. Korkular bana ilham veriyor. Bir kadın olarak ayaktasın, hayalinin peşindesin, işinle mücadele ediyorsun ve hayalleri olan insanlara örnek oluyorsun. Bu çok güzel bir gurur. Ailem ve iş çevremden olumsuz tepkiler de aldım. Ama herkese kulak assaydım ilerleyemezdim” diye ekliyor.En büyük hayalinin şirketini dünya çapında tanıtıp uzman olduğu konularda konferanslar vermek olduğunu söyleyen Diker, “Bence insanın hayali bitmemeli. Bu hayalin kapısını açtık ama içini süslemekle uğraşıyorum” diyor ve İŞKUR’a başvurma hikayesini anlatıyor: Kendi işimi kurmaya karar verdiğimde İŞKUR’un kapısını çaldım. Burada dokuz gün süren bir eğitim aldım. Eğitimde kurmak istediğimiz işle ve gerekli prosedürlerle alakalı teknik bilgiler verdiler. Bu eğitim sonunda bir dosya hazırlayıp KOSGEB’e sunum yaptım. Sonunda iş yerimi kurdum. İŞKUR’un her alanda hâlâ hizmet ve ilgisini yakından görüyorum. Diker, bu yola çıkan kişilere şu tavsiyelerde bulunuyor: Gerçekten bu işi yapmak istediklerine emin olmaları gerekiyor. Zorlu bir yol ve her desteği istediğiniz zaman göremiyorsunuz. En ufak bir şeyde çekip gitmek, sizin kurmuş olduğunuz hayali tamamen yok ediyor ve bir daha da o hayali kurmaya cesaret edemiyorsunuz. Hayallerine hayat verecek birçok kurum ve kuruluşlar var. Bunların başında da İŞKUR geliyor. Herkese destek oluyorlar ama kadın olarak daha çok destek görüyorsunuz. Biz kadınlara birilerine muhtaç gözüyle bakıp, ikinci sınıf görme güdüsünü değiştiremedik. Oysaki başarılı iş adamlarını da dünyaya getiren bir kadındır. Hem kadınız, hem anneyiz, hem de iş hayatına atılan bir işçiyiz. O yüzden erkek birse kadın iki olarak el üstünde tutulup, daha çok yönlendirilmesi gerekiyor. Kadının her daim daha güçlü olması ve ayakta olması gerekiyor. 

Fatma Özdemir / KURSLAR 

SAYESİNDE DAHA FAYDALI BİR ANNEYİM

Kadınların meslek kazanması ve kendilerini geliştirmeleri konusunda eğitim veren İŞKUR, Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nda verilen eğitimlerde Fatma Özdemir’e de büyük bir kapı açıldı. Konuşamayan çocuğunun konuştuğunu ve kadın olarak toplumdaki haklarını öğrendiğini söyleyen Fatma Hanım sözlerine şöyle devam ediyor: Eğitmenlerimiz sayesinde hayata daha farklı açılardan bakabilmeyi, sağlıklı bir iletişimin nasıl olması gerektiğini, kadın olarak toplumdaki haklarımızı, çocuklarımıza nasıl davranmamız gerektiğini öğrendim. Üç yaşındaki oğlumun konuşamaması beni çok üzüyordu, aldığım eğitimler sayesinde bunun normal olduğunu öğrenip eğitmenlerimizin bana ve aileme kattıkları sayesinde oğlumun konuşmaya başladığını gördüm. Kendim ve arkadaşlarımın çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda da bilinçlendim ve bu sayede de çocuklara karşı sergilediğim yanlış davranışları düzeltme fırsatı buldum. Artık daha faydalı bir anne olduğuna vurgu yapan Özdemir, son olarak bu ve benzeri kursların varlığını koruyarak kendisi ve kendisi gibi nice kadının hayatını değiştirmeye ve onların hayatlarına dokunmaya devam etmesinin gerekliliğini vurguluyor.

Emel Yurtvermez

ARTIK ‘BUGÜN NE YAPACAĞIM’ DİYE DÜŞÜNMÜYORUM

25 yaşındaki Emel Yurtvermez İŞKUR’un Engelliler Projesi kapsamında kendine yeni bir hayat kurdu. Rize’li Yurtvermez, kas hastalığı yüzünde üniversite okuyamayan genç bir kadın. Ancak bütün engellere ve olumsuz söylemlere rağmen Yurtvermez hayallerinden peşinden gitmeyi seçenlerden. Hastalığın spor yapmak ve fizik tedavi görmekten başka bir tedavisi olmadığı için Yurtvermez, haftanın iki günü çalışmaması gerekiyor. “Okul bittikten sonra ‘Ne yapabilirim’ düşüncesi kafamı çok kurcalamaya başladı. Kadın giyim modelistliği mezunuyum ama okul bittikten sonra hem fiziki anlamda işin bana uygun olmadığını hem de sevmediğimi fark ettim. Çeşitli yerlerde iş deneyimim oldu ama iki günü bana izin vermeyi kimse kabul etmiyor. Buna maksimum iki hafta göz yumuyorlardı. Bu parlak geçmeyen iş deneyimlerinin sonunda da bir otobüs yazıhanesinde çalışmaya başladım. O dönem de gezmeyi çok seven ben çevremdeki gezginleri fark ettim. Bu düşünceyle de turizme bakış açım değişti. Fikrimi de aileme açınca büyük bir destek ile karşılaştım. ‘Nasıl bir yol izleyeceğim’ diye düşünürken internetten İŞKUR’un engellilere yönelik bir projesi olduğunu gördüm ve başvurdum. Onay geldikten sonra da proje hazırlama safhası başladı. Heyecanlı bir sürecin ardından da 19 Ocak 2016’da turizm acentemi açtım. Açtıktan sonraki dönemde biraz zorluk yaşasam da şimdi çok şükür her şey yoluna girmeye başladı. 

Kas hastalığının ağır bir hastalık olduğuna değinen Yurtvermez, işverenler tarafından diğer engellilere verilenlerden çok daha farklı tepkiler gördüğünü söylüyor. Bu iş olmasaydı zamanını İSMEK’in kurslarında geçirmeyi düşündüğünü de ekleyen başarılı girişimci “Başka şansım yoktu. Ailem her zaman benim destekçim oldu. Hayalimin, içimde ukde kalmaması için onlar da ellerinden geleni yaptılar. Çekirdek ailemin dışındakilerdense hep olumsuz tepkiler aldım. Sağlık problemlerim yüzünden önüme hep başarısız engelleri çıkardılar. Artık hayalimin büyük bir kısmını gerçekleştirdim, İnşallah geri kalanını zamanla gerçekleştireceğim” diyor. Hayatının şekil aldığını da söyleyen Yurtvermez, “En azından sabah kalktığımda ‘Bugün ne yapacağım ‘demiyorum. Ben her kadının birazcık cesaret ile her şeyi başarabileceklerini düşünüyorum. İlk adımı atınca devamı mutlaka geliyor” diye ekliyor.

Cafer Uzunkaya

İŞKUR’UN KAPISI HERKESE AÇIK

“Dünya ve meslekler çok hızlı değişiyor. Herkesin bir gün İŞKUR’la münasebeti olacak” diyen İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, Türkiye’nin, işgücü piyasasına katılma ve istihdam oranda başarıyı gösterdiğini dile getiriyor. Bu anlamda da dünyanın bir numaralı ülkesi olarak Türkiye’yi ilan edebileceklerini söyleyen Uzunkaya sözlerine şöyle devam ediyor: Tanklara, mermilere göğsünü siper eden bu millet, istihdam piyasasında da önemli bir başarıyı sergiledi. İŞKUR’da üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışan bir kurum. 100 istihdam uzmanı ile 81 il ve 74 ilçede hizmet merkezi müdürlükleri ile 80 milyona hizmet veriyoruz. Türkiye’de yaptığımız işgücü piyasası araştırmaları ile her ilimizde işverenlerimizin ne tür elemana ihtiyacı olduğunu tespit ediyoruz. Buradaki amacımız da bu ihtiyaçlara yönelik projeler ve programlar üretmek. İşbaşı eğitim programlarına katılanların yüzde 75’i istihdama dâhil oluyor. Türkiye’de mesele iş bulmak değil. İşverenimizin aradığı elemanı bulamayışı da büyük bir mesele. Bugün itibari ile 205 bin kişiyi işbaşı eğitim programlarından geçirdik. Meslek edindirme kurslarında ise 85 bin kişi hem bilgiyi hem de pratikleri öğrenme imkânı buldu. Girişimcilik kurslarımıza da bu yıl 65 bin insanımız katıldı. 2002’de İŞKUR, özel sektörde yalnızca 25 bin insanın işe girmesini temin ederken, 2017’nin ilk sekiz ayında 716 bin insanı işe yerleştirdi. 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı bu dönemde, Cumhurbaşkanı Erdoğan öncülüğünde ilan ettiğimiz istihdam seferberliğimiz sonucunda büyük bir gururla ifade etmeliyiz ki, kendi rekorumuzu kıran bir kurum halindeyiz.