30 Kasım 2020 Pazartesi / 14 RebiülAhir 1442
Gece modu

Geleneksel sanata kadın eli

Kadın sanatkârlarımızın geleneksel sanatımızın devam etmesinde büyük pay sahibi olduğunu söyleyen Prof. Dr. F. Çiçek Derman, “Bu sanatı öğrenmeye başladığım yıllarda ‘tezhip’ kelimesini ilk defa duyanlar olduğunu bilirim. Açıklamak zorunda kalır ve nerelerde, nasıl uygulandığını kısaca anlatırdım. Günümüzde ise bilhassa kadın sanatkârların sayısı süratle artmaya başladı. Adeta bu sanat, kadınlara mahsusmuş gibi düşünülüyor.”diyor. 

MERVE YILMAZ ORUÇ08 Mart 2019 Cuma 19:18 - Güncelleme: 08 Mart 2019 Cuma 19:20

Pendik Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen “Sanata Kadın İmzası” adlı program, ilk defa bu kadar geniş kapsamda usta kadın sanatkarların eserlerini bir araya getirdi. Panel ve sergiden oluşan programın küratörlüğünü Hakan Dağlı, sanat danışmanlığını Prof. Dr. F. Çiçek Derman, koordinatörlüğünü Ayşe Nur Menekşe Çalıkçı üstleniyor. Usta Kadın Sanatçılar Buluşması teması ile gerçekleşen serginin açılışı dün yapıldı. Sergiye hat, tezhip, minyatür, ebru, çini, cilt ve katı sanat branşlarından 54 sanatçı birer adet eseri ile katıldı. Usta ve genç sanatçıların eserlerinden oluşan sergide kadının iç dünyası ile bağlantılı zarif eserleri görmek mümkün. Sergi eserlerinde sanatın kâidelerini bilerek ve sanatçıların kendi iç dünyası ile bağlantılı olarak icra edildiğini görülüyor. Sergiyi, Mehmet Akif Ersoy Kültür Sanat Merkezi’nde 21 Mart’a kadar ziyaret edebilirsiniz. 

Program kapsamında gerçekleşen Sanat ve Kadın başlıklı panelde ise Prof. Dr. F. Çiçek Derman, Dr. Öğretim Üyesi İnci Ayan Birol ve Ayten Tiryaki; kadınların sanatımızda günümüze kadar kat ettikleri mesafe, gösterdikleri başarılar, ilk kadın sanatkarlarımızdan ‘’Rikkat Kunt’’ hanımın sanatı ve kimliği konusunda konuşmalar yaptılar. 

HAKAN DAĞLI

SERGİ GÜNCELLENEREKDEVAM EDECEK  

“Sanata Kadın İmzası” adlı programın serginin ötesinde bir proje olduğunu söyleyen Hakan Dağlı, bu etkinlik ile sanat tarihimizde kadın sanatçıların çok kısa bir sürede elde ettikleri muazzam başarının belgelendiğini söylüyor. Dağlı projenin çıkış sürecini şöyle anlatıyor: “Günümüzde farklı platformlarda eğitim alan öğrencilere bakıldığında neredeyse sınıfın tamamı kadın öğrencilerden oluşuyor. Mevcut bu durum, ‘Tarihte kadınlar bu kadar etkin miydi?’ sorusunu aklıma getirdi. Bunlarla ilgili araştırmalar yaptım ve üstatlardan görüşler aldım. Tarihimizde birkaç kişi ile sınırlı olan kadın sanatçıların giderek artması ile günümüzde geniş katılımlı bir sayıya ulaştığını gördüm. Bunun üzerine böyle bir proje yapmaya karar verdim. Projemiz, usta kadın sanatkarları bir araya getirerek  sanatçıları ve sanat üretimlerini aynı zeminde buluşturuyor.” 

Projeyi ilk kadın sanatçılarımızdan Rikkat Kunt hanımın hâtırasına ithaf ettiklerini belirten Dağlı, çalışmanın birkaç yıl ara ile tekrarlanarak kadın sanatçılarımızın güncel eserlerinin sergilenmeye devam edeceğini söylüyor. 

PROF. DR. F. ÇİÇEK DERMAN

ASLINI BOZMADAN YENİLİKLER YAPILMALI  

“Sanata Kadın İmzası” adlı programın sanat danışmanlığını yapan Prof. Dr. F. Çiçek Derman’a kadının geleneksel sanatlardaki yerini sorduk. Kadın sanatkârlarımızın gerek hocalık yaparak gerekse bizzat uygulayarak geleneksel sanatımızın devam etmesinde büyük pay sahibi olduğunu söyleyen Prof. Derman, “Bu sanatı öğrenmeye başladığım yıllarda ‘tezhip’ kelimesini ilk defa duyanlar olduğunu bilirim. Açıklamak zorunda kalır ve nerelerde, nasıl uygulandığını kısaca anlatırdım. Günümüzde ise bilhassa kadın sanatkârların sayısı süratle artmaya başladı. Adeta bu sanat, kadınlara mahsus imiş gibi düşünülüyor. Halbuki tarihte, nakkaşhane denilen atölyelerde sadece erkekler sanat icra etmişler ve bugün kütüphanelerde bulunan tezhipli eserlerin tamamı erkek sanatkârların elinden çıkmıştır.” diye konuştu.   

Rikkat Kunt’un öğrencisi olan Derman, “Rikkat Hocamız her bir eseri için farklı desen çizer, birbirine benzemeyen tezhip yapmaya dikkat ederdi. Ancak sanatını icra ederken klasik kaideleri korumaya bilhassa özen gösterir, bizlere de bunu telkin ederdi.” diyor. Tezhip sanatıyla uğraşan yeni neslin öğrendikleri klasik kaidelerden vazgeçmeden eser vermeye devam ettiğini vurgulayan Prof. Derman, önemli olanın da zaten aslını bozmadan sanata yenilik katmak olduğunu söylüyor. Sergideki asıl amacın genç müzehhiplere, hocalarıyla birlikte eserlerini sergileme imkânını vermek olduğunu belirten Derman sözlerini şu atasözü ile bitiriyor: “Usta, ustasının yanında daima çıraktır.”