24 Kasım 2020 Salı / 8 RebiülAhir 1442
Gece modu

İsyan kıvılcımı gören masum Türk sinemacı

7. Kayseri Film Festivali’ne isyan kıvılcımı gören masum Türk sinemacılar damgasını vurdu. Jürinin zaten festivale başvuru sürecinde belli olan değerlendirme şeklini kabul etmeyen yönetmenler, bu durumu filmleri festivalde gösterildikten sonra tartışmaya açmayı tercih ettiler...

ALİ DEMİRTAŞ06 Aralık 2019 Cuma 18:36 - Güncelleme: 07 Aralık 2019 Cumartesi 09:31

28 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında yedinci kez gerçekleşen Kayseri Film Festivali’nde farklı biçimsel formatlarda pek çok film gösterildi ve yarıştı. Ama bu süreç pek de sakin geçmedi. Aidiyet filmiyle yarışma seçkisine kalan Burak Çevik, jürinin filmini sinema salonunda değil de bilgisi dışında farklı şartlarda izlemesini kabul etmedi. Bu yüzden filmi değerlendirilemediğinden festival yönetimi tarafından yarışma seçkisinden çıkarıldı. Burak Çevik de kendi perspektifinden bu süreci sosyal medya hesaplarından takipçileriyle paylaştı. 

AÇIK BULDUK, HÜCUM! 

Burak Çevik’in bir şekilde kabul edilebilir açıklamasının ardından, Görülmüştür filminin yönetmeni ile yapımcısı da filmlerinin online izleme linkini festival ile paylaşmamayı tercih etti ve dolayısıyla filmleri değerlendirme dışı bırakıldı. Elbet onlar da bu durumu Çevik’in hemen ardından sosyal medya hesaplarından hazırladıkları ‘şık’ bir görsel ile takipçileriyle paylaştı. Bitmedi, bu olayın akabinde Saf filmi yönetmeni ile yapımcısı da filmlerini çekmeseler bile bundan sonra Kayseri Film Festivali’nin hiçbir törenine katılmayacaklarını açıkladılar. Öyle ki ödül töreninde filme verilen iki ödülü de almak için kimse orada değildi. Saf ekibi de yine açılan yola ayak uydurdu ve sosyal medya hesaplarından bu durumdan duydukları rahatsızlığı dile getirdiler. Üstelik her iki filmin gösterimi de festival kapsamında gerçekleştirilmiş, film ekipleri de Kayseri’de ağırlanmış idi. Buna rağmen Çevik’in açtığı yolda festival yönetimine hücum etme yolunu seçtiler. Çünkü burada bir isyan kıvılcımı parlamıştı. Ama bütün bu sürecin nasıl ilerleyeceği ve jürinin değerlendirme şeklinin nasıl olacağı zaten festival şartnamesinde açık bir şekilde yazıyordu. Görülen o ki, Antalya’da Bozkır’ı eleştirmek için didik didik edilen festival yönetmeliği ve şartnamesi Kayseri sözkonusu olunca pek de dikkate alınmamıştı. Bütün bu süreç kimi yönetmenlerin iletişime ve uzlaşmaya son derece kapalı olduğunu bir kez daha gösterdi. Bazı yönetmenler sosyal medyada isyan paylaşımlarıyla kendileri lehine kamuoyu oluştururken anlaşılan seyirciyle belki de tek buluşma noktaları olan film festivallerini baltaladıklarının pek farkında değillerdi.

BURÇAK EVREN: HİÇBİR GRUBUN TEMSİLCİSİ DEĞİLİZ 

Festivalin ödül töreninde konuşan Burçak Evren, konuşmasıyla tüm bu sürece son noktayı koydu. Kayseri Film Festivali’nin butik bir festival olduğunu dile getiren Evren, hedeflerinin büyük bir festival değil saygın bir festival olmak olduğunun altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan festival boyunca hiç karşılaşmadığı durumlarla da karşı karşıya gelebiliyor. Bakıyorsunuz aynı yönetmenin aynı filmi yarıştığı başka festivallerde aynı koşullarda oynuyor ama Kayseri’ye gelince çeşitli isteklerde bulunuyorlar. Kusura bakmasınlar ama bu festival, hiçbir grubun temsilcisi değildir ve festivalimiz ilkelere bağlı olup bunlara göre hareket ederek herkese eşit mesafede davranır. İlkelerden ödün vermemiz kesinlikle kabul edilemez bir durumdur ve hiçbir yönetmenin isteklerini diğer yönetmenleri ezerek yapmayız. Her yönetmene her koşulda eşit olarak değer vermek zorundayız. Bu festivale katılanlar, katılmayanlar, katılıp da dönenler, övgü düzenlerin hepsi kabulümüzdür çünkü bu festival bizim festivalimiz değil, sanatçıların festivalidir.”