18 Mayıs 2021 Salı / 6 Sevval 1442
Gece modu

Kitaplar kaygılarımıza iyi gelir mi?

Ergenlik döneminde yaşanan kaygılarla mücadele etmek için bibliyoterapi adı verilen kitapların iyileştirici gücü konusunda bir çalışma yapan lise öğrencisi Fatma Ayça Oğuz: “Geleceği yüreklerimizde ve düşüncelerimizde taşıyan biz gençler sorunlara mağlup gelmemeliyiz. Sorunları, kaygıları olan her gencin kitaplarla hem kendini daha iyi hissetmesi hem de bilinçlenmesi için böyle bir çalışmaya giriştim.” diyor. 

ALİ DEMİRTAŞ20 Temmuz 2019 Cumartesi 07:00 - Güncelleme: 20 Temmuz 2019 Cumartesi 07:00

Kitapların psikolojimizdeki karşılığı nedir? İyileştirici veya olumlu etkileri olabilir mi? Peki kitaplar kaygılarımıza iyi gelir mi? Özellikle ergenlik döneminde yaşanan sıkıntılar karşısında kitaplar bir direnç sağlayabilir mi? İşte 17 yaşındaki lise öğrencisi Fatma Ayça Oğuz bütün bu soruları kendine dert edindi ve bir çalışma başlattı. Çalışmasında bir Anadolu lisesinin 11. sınıf öğrencilerine Ergen Gelecek Beklentileri Ölçeği uygulayan Oğuz, ölçekte en düşük puanı alan 16 öğrenciyi örneklem aldı. Daha sonra bu öğrencilerin kaygı nedenlerinin ve alanlarının tespiti için ilk görüşme formu uyguladı ve öğrencilerle sözlü görüşmeler yaptı. Öğrenciye en uygun kitabı seçebilmek için uzman görüşü ve literatür taramasıyla 10 kitap belirleyen Oğuz, bu kitapları öğrencilere okuttu ve yeniden Ergen Gelecek Beklentileri Ölçeği ve son görüşme formu uyguladı. Uygulanan ölçek ve görüşme formları arasındaki farklar analiz edildikten sonra öğrenciler arasında kitap değişimi ve tesirlerini saptamak için sözlü görüşmeler yaptı. Sonuçlara göre kişiye uygun kitap önerisi yapıldığında, kitap okumanın ergenlerin kaygılarını azalttığı görüldü. Sonuç olarak lise öğrencisi Fatma Ayça Oğuz kendisinin de bizzat içerisinde bulunduğu ve zor bir dönem olarak adlandırdığı ergenlik döneminin daha rahat bir şekilde atlatılması ve kaygıların azaltılması amacıyla yaptığı bu çalışmayla hem bilimsel bir şey ortaya koydu hem de kitap okumanın olumlu etkilerini gün yüzüne çıkardı. Biz de kendisiyle bir araya geldik ve bu çalışmasını konuştuk. Çalışmasını ilerleyen süreçte bir kitap haline getirmeyi düşünen Oğuz, kitapların olumlu sonuçlar vermesinin nedenini şöyle açıklıyor: “Kişiye ve mustarip olduğu konuya uygun kitap önerisinde bulunuyoruz. Dolayısıyla kitapların olayına, kurgusuna, karakterlerine ince ince işlenmiş olan duyguları kişilerin hissetmelerini, kendileriyle özdeşleştirmelerini sağlıyoruz.” Oğuz, çalışmasını uzman gözetiminde tamamlamış ve Prof. Dr. Baki Asiltürk, Uzman Psikolog Gamze Turunç, Uzman Klinik Psikolog Zülal Oğuz, öğretmeni Hüseyin Kaloğulları ve PDR Uzmanı Deniz Kublay’dan destek almış. 

GELECEK BİZİZ, MAĞLUP GELMEMELİYİZ

Bu çalışmaya nasıl giriştin? Çıkış noktan ne oldu? 

Ben ve birçok gencin içinde bulunduğu ergenlik çok zor bir dönem. Fırtınalı bir ergenlik sürecinde sağlık sorunlarıyla boğuşmuş biri olarak söylüyorum bunu. Çünkü en yalnız ve çaresiz olduğum zamandı. Mutsuzdum ve bana uzanan yardım ellerini geri çeviriyor ve başkalarının beni anlamayacağını düşünerek hiç kimseyi dinlemiyordum. Söylenen her şey çok boş ve anlamsız geliyordu. Yine insanlarla iletişime geçmek istemediğim bir zamanda kitapları onlardan bir kaçış olarak gördüm. Zamanla kitaplar çok hoşuma gitmeye başladı çünkü benimle aynı şeyleri yaşayan kişiler vardı. Artık kendimi o kadar da yalnız hissetmiyordum. Kitaplar beni mutlu eden tek şey olmaya başlamıştı. Zamanla olaylara bakışım değişti. Artık daha anlayışlı, mutlu ve bilgili biriydim. Sonra ergenlikte boğuştuğum sorunları yaşayan ve geleceği hakkında kaygılanan birçok genç olduğunu fark ettim. Geleceği ellerimizde, yüreklerimizde ve düşüncelerimizde taşıyan biz gençler böyle sorunlara mağlup gelmemeliyiz düşüncesiyle çıktım yola. Sorunları, kaygıları olan, kendini mutsuz hisseden her gencin kitaplarla hem kendini daha iyi hissetmesi, en azından bir şeyleri fark etmesi hem de bilinçlenmesi için böyle bir çalışmaya giriştim.

Değişim için tek mi yoksa bütün kitaplar mı okunmalı? 

Bizim önceliğimiz kişiye en faydalı ve en uygun kitabı seçmek. Okutulacak kitap sayısı da kişiye göre değişiklik gösteriyor. Çünkü öncelikle kitap okumayı sevmeyen kişilerin önyargılarını kırmaya çalışıyoruz. Sonrasında kişinin mustarip olduğu konuya yönelik kitaplar öneriyoruz. Sevmediğiniz önyargıyla girdiğiniz bir durumdan elbette olumlu sonuçlarla çıkmak zor. Önerilecek kitap sayısını belirleyen en önemli etken kişi ve onun içinde bulunouğu durum. 

Çalışmanı güçlendirmek adına yaptığın bir girişim oldu mu? 

Evet, öncelikle okulumda rehberlik ve danışman hocalarım eşliğinde bilgilendirme konferansları verdim. Ayrıca okulun kütüphanesinde yine literatür taraması ve detaylı incelemeler sonucunda belirlenmiş ve patente tabii olunacak bir bölüm hazırlanma süreci devam etmekte.

Gelecekte bu alanla ilgili mi çalışmalar mı yapmak istiyorsun?  

Gelecekteki hedefim her şeyden önce gerçekten faydalı ve güzel çalışmalar ortaya koymak. Yapmak istediğim meslek ise avukatlık. Çünkü öncelikli olarak kişilerin kendilerine haksızlık yapmamalarını istiyorum. Toplumun baskılarına karşı dimdik durabilen ve her şeye rağmen kendi olabilen bir gençlik hayal ediyorum. Gençlerin bu ümitsizlik ve mutsuzluk durumlarından bir an önce kurtularak kendilerinin ve becerilerinin farkına varmalarını; olayları doğru yorumlayabilen, sağlıklı düşünebilen, bilgili, seçimlerini doğru yapabilen bir gençlik ülkemiz için çok önemli. Ve biliyorum ki böyle bir gençlik olduğu sürece hakka, hukuka, insanlara daha saygılı, düzenli ve gelişmiş bir toplum olacağız. 

BAZI KİTAPLAR VE İYİ GELDİĞİ KONULAR 

1- Simyacı-Paulo Coelho 

Mutlu olmayı veya hedeflerinizi gerçekleştirmeyi istediğiniz halde bunu çok uzakmış gibi görüyor, istediğiniz şeye dair umudunuz kalmadıysa, isteklerinize ulaşmak için çabalayıp da ulaşamamanın üzüntüsünü yaşıyor, çok istediğiniz bir şeyden önünüze çıkan engeller yüzünden vazgeçmeyi düşünüyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz. 

2- Bir Bilim Adamı’nın Romanı-Oğuz Atay  

Eğitim hayatınızdaki sorunlar yüzünden kendinizi mutsuz hissediyor, bir sınava hazırlanırken veya sınavdan çıktığınızda geleceğe dair ümidinizi yitirmekteyseniz, hayallerinize veya hedeflerinize olmayacak gözüyle bakıyorsanız ya da bu konularda kaygılıysanız bu kitabı okuyabilirsiniz. 

3- İki Şair-Balzac

Maddiyata, lükse, gösterişe çok önem veriyor, hayatınızda her şey yolunda giderken birden tepetaklak olduysa ve bunun üzüntüsünü yaşıyorsanız, hayallerinizden başkalarının yüzünden vazgeçme eşiğindeyseniz bu kitabı okuyabilirsiniz. 

4- Candide-Voltaire 

Kendinizi talihsiz olarak nitelendirip başınıza sıklıkla kötü olayların geldiğini ve çok kötü veya zor bir hayat yaşadığınızı düşünüyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz. 

5- Arkadaş-Panait Istrati 

İnsanlara olan güveninizi kaybettiyseniz ve bu yüzden hiç arkadaşınız yoksa, kendinizi yalnız hissediyor ve sizi anlayacak kimsenin olmadığını düşünüyor, gerçek arkadaşlığın var olduğuna inanmıyorsanız, geleceğinizle ilgili bir seçim yapmaya çalışıyor ve seçenekler arasında sıkışıp kalıyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.

6- Sol Ayağım-Christy Brown 

Herhangi bir engeliniz, fiziksel olarak rahatsızlık duyduğunuz bir özelliğiniz, bir hastalığınız varsa ve artık bunlarla baş edemeyeceğinizi düşünüyor, hedefleriniz size çok uzak, görünmeye başladıysa bu kitabı okuyabilirsiniz. 

 

 

UZM. KLİNİK PSİKOLOG ZÜLAL OĞUZ: KİTAPLAR DUYGU ŞİDDETİNİ AZALTIR

Bazı psikolojik rahatsızlıkların ya da standart kaygıların kitaplar aracılığı ile azalması veya yok olması mümkün mü? Kitaplar böyle bir potansiyel barındırır mı? 

Kitaplar böyle bir potansiyele sahiptir diyebiliriz. Kaygı, endişe, depresif duygudurum ya da diğer duyguların yoğunluğunu azaltmada kitaplar bize fayda sağlar. Aslında sadece azaltmak değil, duygularımızı, fark etmek, tanımak ve kabul etmek kısmında da bize yardım etme potansiyeline sahiptir ki bu azaltmaktan daha önemli, gerekli ve faydalıdır. Zaten bunu yapabildiğimizde, bize bir mesaj vermek için bağıran duygularımız, sesinin duyulduğunu görecek ve bağırmaya gerek duymayacak yani duygunun şiddeti de azalmış olacak. Peki, kitaplar bunu nasıl yapar? Aslında bunu kısa vadeli ve uzun vadeli olarak iki şekilde ele alabiliriz. Kişinin odağını kendi düşüncelerinden uzaklaştırarak başka bir şeye yöneltmesi, duygularının da değişmesini sağlar. Bu kısa süreli faydasıdır. O an için kişiye iyi gelir, kişi o an kendini nasıl hissediyorsa bu duyguların yoğunluğu azalacaktır. Uzun vadede ise kitapların potansiyeli bundan fazlasıdır. Kişi kendine uygun, ilgisini çeken, özdeşim kurabileceği karakterlerin olduğu bir kitap okuduğunda ilk önce yaşadıklarına benzer şeyler yaşayan başkalarının da olduğunu, “böyle” hisseden tek kişinin kendisi olmadığını görmüş olacaktır ki bu çok önemlidir. Terapiye başvuran kişilerde de bu sorunu sadece kendisi yaşıyormuş gibi düşünen, belki yaşadıklarından utanan kişiler oluyor. Bizim de ilk işimiz öncelikle bu durumu normalleştirmek, kişiye bunları yaşayan tek kişinin kendisi olmadığını fark ettirmek oluyor. Fatma Ayça Oğuz’un yaptığı bu çalışmanın tabi ki bilimsellik konusunda eksik tarafları var ve olması da çok doğal. İleride buradan yola çıkarak geliştirilebilir bir araştırma diyebiliriz. Ne olursa olsun, kişilerden alınan geribildirimlerin olumlu olması çok değerli.