24 Kasım 2020 Salı / 8 RebiülAhir 1442
Gece modu

Masaka Kids Africana: Hayatın zorluklarını dans ile aşıyorlar

Masaka Kids Africana, 24 minik dansçıdan oluşan Ugandalı bir dans topluluğu. Bu çocukların hepsi yetim. Kendilerine yuvalarını açan Hassan’ın yanında kalıyorlar. Zor şartlar altında hayatlarını sürdüren çocuklar, herşeye rağmen gülüyor ve dans ediyor.

MERVE YILMAZ ORUÇ20 Aralık 2019 Cuma 18:45 - Güncelleme: 21 Aralık 2019 Cumartesi 12:51

Masaka Kids Africana grubunu duyanlarınız vardır. Sosyal medyada yayınladıkları dans videolarıyla herkesin beğenisi kazanan Ugandalı yetim çocuklar, yüzlerinden eksik olmayan gülücükleri ve eşsiz dans gösterileri ile gönülleri fethediyorlar. Zorlu yaşamlarına rağmen hep mutlular. Sürekli dans ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde Masaka Kids Africana’dan 6 minik dansçı, özel bir proje kapsamında İstanbul’a geldi. Gönüllülerin desteği ile İstanbul’a gelen çocuklar, özel şovlar ve etkinliklere katılıp İstanbul’u gezdi. 

Pazartesiye kadar İstanbul’da kalacak olan Masaka Kids Africana’nın 6 minik dançsının gösterilerini izledim geçen gün. Bir anda onların o minik ama eğlenceli dünyasının içinde buldum kendimi. O kadar etkileyiciler ki insana umut aşılıyorlar. İstanbul’a 3 kız 3 erkek gelmişler ama ekipte toplamda 24 çocuk var. İstanbul’a Nabirah (10), Abbi (12), Jackie (9), Emma (9), Qraibah (12) ve Trevor (11) geldi. Öz kardeş değiller ama aynı evi paylaşıp aynı zorluklara göğüs gerip aynı kaptan yemek yiyorlar. Onları bir araya getiren kişi ise Hassan Ssuna. Hassan 29 yaşında ve evli. Pırlanta gibi kalbi var. On yıldır yetim, evsiz çocuklara bakıyor. Evinin iki odasını ranzalarla kaplamış. Erkekler ile kızlara iki oda hazırlamış. Evlerindeki bir odayı da depo gibi kullanıyorlarmış. Burası yurt ya da yetimhane değil. Uganda Masaka Bölgesi’nde bir köyde yaşıyorlar. Ve orada bir devlet yardımı yok. Hassan bu yetimlere kendi evini açmış. Onlara yeni bir hayat vermiş. Dans etmeyi öğretmiş, okula göndermiş. Hiçbir karşılık beklemeden bu çocuklara kucak açan Hassan onlardan bahsederken gözyaşlarını tutamıyor. “10 yıl önce ilk çocuğa evimi açtım. Zamanla diğer çocukları da eve aldım. Bulunduğumuz bölge fakir. Aileleri ya ölmüş ya da bakamıyorlar. Ben de yardıma muhtaç birini gördüğümde alıyorum” diyen Hassan sözlerine şöyle devam ediyor: “Benim annem yoktu. Okula gidemedim. Çok zorluk yaşadım. Bu çocukların da benim gibi olmasını istemiyorum. Maddi durumum el verdiği sürece daha çok çocuğa yardım edeceğim.” Hassan, dansçı. Çocuklara da 2-3 yaşından itibaren dans etmeyi öğretiyor. Tabi çocuklar da oldukça yetenekli. Sürekli beraber oldukları için oldukça senkronizeler. Evde bazı takılar, el emeği işler yapıp satıp evin ihtiyaçlarını kazanıyorlar. Şimdi dans videolarını sosyal medya hesaplarından paylaşıp oradan da gelir elde ediyorlar. Gelirleri arttıkça çocukların hepsi okula gitmeye başlamış. 

Birbirinden yetenekli, güler yüzlü bu altı çocukla tanıştığım için kendimi şanslı görüyorum. Yaşadıkları zor hayata rağmen hayata müzikle ve dansla tutunan bu çocuklar asla pes etmemek gerektiğini herkese gösteriyorlar. Hepsinin bir hayali var. Öğretmen, doktor, avukat olmak istiyorlar. Zor şartlardaki çocukların sesini duyuracak elçiler olmak istiyorlar. Kendilerinin çektikleri açlığı başka çocuklar çekmesin diye çiftçi olup bahçe yapmak, ürünler yetiştirmek istiyorlar. Kalpleri o kadar büyük ki elde ettikleri gelir ile ihtiyaç sahibi çocuklara da bakıyorlar. Dans videoları sayesinde dünyanın birçok noktasından bağış alıyorlar. Paraları fazla geldiğinde kendi köylerini dolaşıp ellerindeki paraları muhtaç çocuklara dağıtıyorlar. Ya da onların ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Herkese örnek olacak bu çocukların eğitimlerini sürdürmeleri ve hayallerine kavuşmaları için bağışlara ihtiyacı var.

Hayallerine kavuşmaları için destek şart 

Dünyanın farklı yerlerini gezmeyi seven Osman Muzaffer Afyon’un yolu haziran ayında Uganda’ya düşmüş. Oraya gitmeden önce dansçı çocukların videosunu izleyen ve Uganda’da da yaşadıklarını öğrenen Afyon, onlarla bir araya gelmek istemiş. İki, üç kere sosyal medya hesaplarından bu çocuklara ulaşmaya çalıştığını anlatan Afyon, “En sonunda mesajımı gördüler. Beni kabul ettiler. Hayatım en güzel üç günü idi. Onların yanından ayrılmak o kadar zor oldu ki. Hassan’a ayrılırken ‘Sizi de bekleriz’ dedim. Bizim adetimizde olan bir söz bu. Hassan bana ‘Biz nasıl geleceğiz ki’ dedi. Çok üzüldüm o anda. Oradaki şartlar kötü. Ben de  onlarca yetim ve öksüz Afrikalı çocuk için bir şeyler yapmak istedim. Sonra birçok gönüllü kuruma başvurdum. Herkes bu çocuklara kapılarını açtı. İstanbul’a geldiler. Bir haftadır buradalar. Birçok etkinliğe katıldılar. İnanılmaz eğlendiler. İstanbul’u çok beğendiler.” şeklinde konuştu. Yokluk içinde yaşam sürmelerine rağmen çok mutlu olduklarını anlatan Afyon sözlerine şöyle devam etti: “İnsanlar bu çocukların sosyal medya hesabını görünce çok kazanıyorlar diye düşünüyor. Ama öyle değil. 24 çocuğa bakmak hiç kolay değil. Biz üç çocuğa bakarken tereddüt ediyoruz. Ama çocuklar mutlu. 7/24 dans ediyorlar. Mutluluklarının kaynağı dans. Sıkıntıları unutuyorlar. Birbirlerine çok bağlılar. İlk dans eğitimlerini Hassan vermiş. Son beş yıldır Kuveytli bir dansçı da onlara yardım ediyormuş. Hem maddi hem manevi. Kendilerini dünyaya tanıtıp köydeki diğer ihtiyaç sahiplerine de yardım etmek istiyorlar. Mesela Emma’nın bir hayali var. Çiftçi olmak istiyor. ‘Ben çok açlık çektim. İnsanlara faydalı olmak istiyorum, üretmek istiyorum. İnsanlar aç kalmasın.’ dedi. O an o kadar duygulandım ki. Bu çocukların hayallerine ulaşmak için elimden geleni yapmak istiyorum. Bu çocukların desteğe ihtiyacı var. Eğitim ücretleri onları biraz zorluyor. ”