19 Mayıs 2021 Çarşamba / 7 Sevval 1442
Gece modu

Sahnedeki hakikat arayışı

Devlet Tiyatroları repertuarına bu sezon dahil edilen Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ün yazdığı Terörist isimli oyun, yerli bir tiyatro arayışına cevap niteliğinde… 

İPEK TANIR 23 Şubat 2019 Cumartesi 07:00 - Güncelleme: 23 Şubat 2019 Cumartesi 07:00

Devlet Tiyatroları tarafından bu sezon sahneye konulan Terörist isimli oyun son dönem tiyatrolarda özlenen yerli bakışın en yeni örneği olarak dikkat çekiyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ün yazdığı ve Selçuk Göldere’nin yönettiği oyun Ankara seyircisinin büyük ilgisiyle karşılanıyor. Terörist’in yerli yazar arayışının bir sonucu olarak repertuara alındığını söyleyen Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt, “Türk tiyatrosu kanımca yeni ve büyük bir yazar keşfetti” diyor. Eren Oray, İclal Karaduman, Cebrail Esen ve Sevgi Temel rol aldığı oyun, hayatın gerçeklikleri arasında gezinirken varoluşa ilişkin temel sorular yöneltiyor. Sahnede başlayıp biten bir hayatın hikâyesini konu alan Terörist’te, Doğu’nun ve Batı’nın zaman ve mekan farklarını aşacak fikirlere ulaşmanın imkanları sorgulanıyor. 

“Terör” kelimesinin oyunda daha geniş bir kavram olarak ele alındığını vurgulayan Rıdvan Şentürk, “Terör denilince, silahlı eylemle sonuçlanan tahrip anlaşılıyor. Aslında terör kelimesi, bütün hayatı kuşatabilecek varoluşsal bir bunalımı da ifade edebilir. Böyle bir bunalımın ve bunun ifade ettiği terörün yanında bireysel eylemlerle ya da grup eylemleriyle gerçekleştirilen terör hiç mesabesindedir.” diyor. Şentürk oyunla ilgili şunları söylüyor: “Terörist, alışılmış ve kabullenilmiş, nihilist ve baskıcı oyun düzenlerine karşı aykırı bir duruş, bir iddia. Oyun, sahnede başlamış ve sahnede biten bir hayatın varoluş hikâyesini anlatıyor. Sahne bu dünyada bulunuşumuza, oyun da gerçeklik ve hakikat iddiasıyla yola çıkan, fakat asıl gerçekliği ve hakikati perdelemekten başka bir iradesi olmayan düzenbazlığa işaret ediyor.” 

Eserin klasik bir tiyatro anlayışıyla yazılmadığını söyleyen Şentürk, oyunda neden farklı bir kurguya gittiğini şöyle anlatıyor: “Avrupalılar kendi tiyatro geleneklerinden beslenmeyi çok iyi bilirler ve yeni formlar yeni anlatım yapıları ortaya çıkarırlar. Bizde ise geriye doğru uzanabileceğimiz, gelenekten beslenebileceğimiz bir tiyatro kültürü yok. Birdenbire Avrupa’dan aktarmaya çalıştığımız ama geleneğimizle bir türlü buluşturamadığımız bir yöneliş var. Bu da bizi taklitçiliğe götürüyor. Özgün eser yazmakta zorlanmamıza sebep oluyor.” 

Oyununun yönetmeni Selçuk Göldere ise kendisiyle yüzleşmek isteyen ve hakikati arama yolundaki bu süreci merak eden herkesin, oyunun hedef kitlesi içinde bulunduğunu söylüyor.