07 Mart 2021 Pazar / 23 Recep 1442
Gece modu

Tiyatro yardımında ‘hep bana’ dönemi biter mi?

26 Temmuz 2014 Cumartesi 07:00 - Güncelleme: 26 Temmuz 2014 Cumartesi 07:00

Tiyatro yapmak hele de bir ‘özel’ tiyatronun maddi, manevi yükünü sırtlayarak yol almak hiç de kolay iş değil, hele de tiyatronun, ustalarınca bile ‘iki kalas bir heves’ olarak tanımlandığı bir ülkede. Bunu en iyi ömrünü tiyatroya adamış, hayatının en güzel anlarını turneler uğruna ıskalamış olanlar bilir. Bir tür delilik halidir tiyatro tutkusu. Ödenekli bir kurumda çalışmıyorsanız, yokluğa talip olarak girersiniz bu işe. Büyükşehirlerde iseniz nispeten şanslısınızdır. Zira medyaya ulaşma, dizilerde görünerek oyunlarınıza maddi, manevi destek bulma, seyirci çekme avantajınız vardır. Ama Anadolu’da bir tiyatro sevdalısıysanız tüm bunlardan mahrum olduğunuz gibi hem teknik hem mekansal mahrumiyetlere karşı iki katı daha fazla mücadele vermeniz gerekir. Hal böyleyken Kültür Bakanlığı’nın tiyatrolara verdiği destekler nedendir bilinmez hep İstanbul’daki özel tiyatrolara dağıtılır. Kültür Bakanlığı bu yıl ilk kez Diyarbakır başta olmak üzere Kırşehir ve Kastamonu’daki özel tiyatrolara da devlet yardımı yaptı. Geçmişten bugüne İstanbul dışında yerleşik en yüksek sayıda özel tiyatroya yardım bu sezonda gerçekleşti. 2002’de İstanbul dışında yardım yapılan özel tiyatro sayısı 27’de kalırken Bakanlık, 2013’te bu sayıyı 116’ya çıkartarak sanatın yaygınlaşmasına katkı sundu. 2002 yılında 59 özel tiyatro yardım aldı, bunlardan yalnızca altı tanesi Bakanlık yardımından ilk kez yararlanmıştı. 2013 yılında ise toplam yardım alan özel tiyatro sayısı 221’e çıkarken ilk defa yararlananların sayısı da 87 oldu. Bütün bunlar ne anlama geliyor biliyor musunuz? Tiyatronun kapısına kilit vuracağı iddia edilen hükümet, geçmiş yıllara oranla tiyatroya yaptığı yardım miktarını ve yardım yapılan tiyatro sayısını arttırdı. Dahası tiyatroyu İstanbul’daki bir avuç ulusalcı, darbe sevdalısı, elitist ‘sanatçı’ tekelinden çıkarıp geniş bir yelpazenin bu imkândan yararlanmasına zemin hazırladı.

EŞİTLİK Mİ DEDİNİZ?

Ne var ki bunca yıldır Anadolu’daki yüzlerce tiyatronun ‘destekten yoksun bırakılmasının eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu sonucuna’ varmayan yüce adaletimiz bu yıl destek alamayan Dostlar Tiyatrosu’nun Kültür Bakanlığı’na yaptığı itirazı haklı bulmuş. Ankara Adliyesi 15. İdare Mahkemesi’nin konuyla ilgili kararında; “Bugüne kadar ortaya koyduğu pek çok oyun ve projesinin, tiyatro sanatının gelişmesi, Türk ve Dünya kültürüne olan katkılarından dolayı ödüllendirildiği görülen davacı Dostlar Tiyatrosu’nun, yönetmeliğin 9. maddesinde aranan gerekli fiziksel ve niteliksel şartların pek çoğunu sağladığı, davacının projesinin destekten yoksun bırakılmasının eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmış, dava konusu işlemin iptaline oybirliğiyle karar verilmiştir” ifadeleri yer alıyor.

Oysa Dostlar Tiyatrosu son dört yılda en fazla ödenek alan tiyatrolar arasında. 2003-2004 sezonunda 40 bin TL, 2004-2005 sezonunda da 44 bin 625 TL destek almış Dostlar Tiyatrosu. Hal böyleyken ‘Bakanlık niye bana destek vermedi?’, ‘Gezi’ye destek verenlerin hesabı kesiliyor!’ diye çığırtkanlık yapmak sinemada da tiyatroda da ‘Hep bana’ demeye alışmış sanata çevrelerinin bencilce ve şımarıkça mızmızlanmalarından başka bir şey değil. Anlamayanlar için bir kez daha altını çizelim; 2002 yılında 59 özel tiyatro yardım aldı, bunlardan yalnızca altısı bakanlık yardımından ilk kez yararlanmıştı. 2013 yılında ise toplam yardım alan özel tiyatro sayısı 221’e çıkarken ilk defa yararlananların sayısı da 87’ye ulaştı. Bunu görmezden gelip bir sene destek alamadım diye ortalığı birbirine katmak doğrusu ‘sanatçı’yım diyenlere hiç yakışık almıyor.