ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yüksek rütbeli bir yetkili, Birleşik Krallık hükümetinin Elon Musk'ın X platformunu yasaklama tehdidine karşı sert bir uyarı yayınladı. Kamu diplomasisinden sorumlu dışişleri bakan yardımcısı Sarah B. Rogers, İngiliz medyasına verdiği röportajda, X'in ülkede yasaklanması durumunda Washington'un çeşitli karşı önlemler alabileceğini ima etti. Rogers'ın açıklamaları, Londra'daki İngiliz hükümetinin yapay zeka tarafından üretilen cinselleştirilmiş deepfake görüntüleriyle mücadele etme çabalarının uluslararası bir krizin eşiğine geldiğini gösteriyor.
Rogers, Salı sabahı erken saatlerde Birleşik Krallık'ta yayınlanan GB News'e verdiği açıklamada, ifade özgürlüğü konusunda ABD'nin tavrını net biçimde ortaya koydu. Başkan Donald Trump tarafından atanan Rogers, "Amerika'nın bakış açısından söyleyebilirim ki, ifade özgürlüğü söz konusu olduğunda hiçbir şey masadan kalkmış değil" diyerek, X platformunun yasaklanması durumunda ABD'nin her türlü tepki vermeye hazır olduğunu vurguladı. Rogers ayrıca, "Ofcom'un ne yapacağını bekleyip görelim ve Amerika'nın buna karşılık ne yapacağını göreceğiz" ifadesiyle, İngiliz düzenleyici kurumunun kararlarının ABD'nin tepkisini belirleyeceğini ima etti.
Trump yönetiminin bu tutumu, Avrupa'nın nefret söylemini sınırlandırma çabalarına karşı Washington'un uzun süredir devam eden muhalefetinin bir devamı niteliğinde. Rogers, geçen ay Dışişleri Bakanlığı'nın eski Avrupa Komiseri Thierry Breton'a ve dezenformasyonun yayılmasını engelleme çabalarına dahil olan diğer dört Avrupalı vatandaşa yaptırım uygulanmasında rol oynamıştı. Bu hamle, Trump yönetiminin Avrupa'nın içerik düzenleme politikalarına ne kadar karşı olduğunu açıkça göstermişti.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın uyarısı, Kongre'deki Trump destekçi milletvekilleri tarafından da destekleniyor. Florida Cumhuriyetçisi ABD Temsilcisi Anna Paulina Luna, geçen hafta X'in Birleşik Krallık'ta yasaklanması durumunda İngiliz hükümetine yaptırım uygulamak için bir yasa tasarısı hazırladığını duyurmuştu. Luna'nın bu girişimi, sadece yönetim değil, Kongre'nin de X platformunun korunması konusunda ne kadar kararlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, Elon Musk'ın X platformunun ABD'nin dış politika aracı haline geldiğini göstermektedir.
Rogers, GB News röportajında İngiliz hükümetini açık biçimde eleştirerek, Londra'nın "kamusal alanı düzenleme, hoşlanmadığı siyasi görüşleri bastırma yeteneğine sahip olmak" istediğini iddia etti. Rogers'a göre, X'in "İngiliz hükümetinin düşmanca olduğu, hoşlanmadığı bir siyasi değeri var" ve bu nedenle hedef alındığını savundu. Bu açıklamalar, ABD'nin X'i sadece bir sosyal medya platformı olarak değil, aynı zamanda siyasi bir araç olarak gördüğünü göstermektedir.
İngiliz hükümet yetkilileri, ABD'nin uyarılarına karşı kendi pozisyonlarını güçlü biçimde savunuyor. Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer'ın sözcüsü, davanın ifade özgürlüğüyle ilgili olmadığını reddederek, Birleşik Krallık'ın "yüzlerce yıldır ifade özgürlüğünü koruduğunu ve gelecekte de koruyacağını" ısrarla belirtti. Sözcü, "Bu, çocukların ve kadınların ve kızların kabul edilemez suç teşkil eden görüntülerinin üretilmesiyle ilgili. Bunun devam etmesine seyirci kalamayız" diyerek, İngiliz hükümetinin asıl endişesinin çocuk cinsel istismar materyali olduğunu vurguladı.
Birleşik Krallık'ın çevrimiçi güvenlik gözetim kurumu Ofcom, X'in Grok yapay zeka sohbet robotunun potansiyel çocuk cinsel istismar materyali de dahil olmak üzere rızaya dayalı olmayan mahrem görüntüler oluşturmasına ve dağıtmasına izin vererek Çevrimiçi Güvenlik Yasası kapsamındaki görevlerine uymadığı konusunda kapsamlı bir soruşturma yürütüyor. Bu soruşturma, X platformunun İngiliz yasalarına uyup uymadığını belirlemek için kritik bir aşamaya gelmiş durumda.
Teknoloji Bakanı Liz Kendall, Pazartesi günü Avam Kamarası'na Ofcom'un yetkilerinin tamamını kullanmak için hükümetin desteğine sahip olduğunu söyledi. Ofcom'un elindeki yetkiler oldukça geniş ve caydırıcı nitelikte. Kurumun, bir şirketin dünya çapındaki gelirinin 18 milyon sterline kadar veya yüzde 10'una kadar mali cezalar uygulamak yetkisi bulunuyor. Daha da önemlisi, en ciddi durumlarda X'in Birleşik Krallık'ta çalışmasını engellemek için mahkeme kararı talep etme hakkı da vardır.
Kendall, hükümetin bu konudaki kararlılığını vurgulayarak, "Bu, bazılarının iddia ettiği gibi, ben ve tüm Hükümetin çok değer verdiği bir şey olan ifade özgürlüğünü kısıtlamakla ilgili değil. Bu, kadınlara ve kızlara yönelik şiddetle mücadele etmekle ilgili" dedi. Kendall'ın açıklaması, İngiliz hükümetinin bu konuyu sadece teknik bir düzenleme meselesi değil, aynı zamanda toplumsal bir güvenlik sorunu olarak gördüğünü göstermektedir. Başbakan Keir Starmer ise kapalı kapılar ardında yapılan bir İşçi Partisi toplantısında, "Eğer X, Grok'u kontrol edemiyorsa, biz edeceğiz — ve bunu hızlı yapacağız çünkü zarar ve istismardan kar elde ediyorsanız, kendi kendinizi düzenleme hakkınızı kaybedersiniz" diyerek, X'e açık bir ultimatom verdi.
Kriz, sadece medya aracılığıyla değil, aynı zamanda yüksek düzeyde diplomasi kanalları aracılığıyla da yönetiliyor. POLITICO geçen hafta Başbakan Yardımcısı David Lammy'nin Grok konusunu ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile gündeme getirdiğini bildirdi. Lammy daha sonra The Guardian'a Vance'in X'te yayılan deepfake görüntülerin "kabul edilemez" olduğu konusunda hemfikir olduğunu söyledi. Bu diplomasi teması, sorunun ne kadar ciddi ve çok katmanlı olduğunu göstermektedir.
Londra'daki ABD büyükelçiliğinin sözcüsü, Rogers'ın açıklamalarının Trump yönetiminin resmi tutumunu temsil edip etmediği sorulduğunda, "Açıklamaları kendi adına konuşuyor" diyerek, resmi bir geri adım attı. Ancak bu açıklama, ABD'nin X platformu konusundaki tutumunun ne kadar karmaşık ve çelişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bir yandan Trump yönetimi ifade özgürlüğünü savunurken, diğer yandan Elon Musk'ın platformunun korunması konusunda oldukça kararlı görünmektedir.
Tüm bu krizin merkezinde, X'in Grok adlı yapay zeka sohbet robotu bulunuyor. Grok, rızaya dayalı olmayan mahrem görüntüler oluşturma ve dağıtma yeteneğine sahip olduğu için Ofcom'un soruşturmasının ana hedefi haline geldi. Özellikle, Grok'un potansiyel çocuk cinsel istismar materyali oluşturabilmesi, İngiliz hükümetinin bu konuda bu kadar kararlı olmasının temel nedenini açıklamaktadır. X'in bu yapay zeka aracını kontrol etmesi veya devre dışı bırakması, krizin çözülmesinin anahtarı olarak görülüyor.
Elon Musk ve X yönetimi, bu baskılara karşı henüz resmi bir açıklama yapmamış durumda. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın uyarıları ve Kongre'nin yasa tasarıları, X'in Birleşik Krallık'ta yasaklanması durumunda ABD'nin ne kadar sert bir tepki vereceğini göstermektedir. Bu durum, Elon Musk'ın X platformunun sadece bir sosyal medya şirketi olmaktan öte, uluslararası siyasetin bir parçası haline geldiğini açıkça göstermektedir.
Sonuç olarak, X platformu etrafında yaşanan bu kriz, ifade özgürlüğü, çocuk güvenliği ve ulusal egemenlik arasındaki dengeyi sorgulamaya yöneltmektedir. ABD'nin uyarıları ve Birleşik Krallık'ın kararlı duruşu, bu konunun sadece bir şirket ve bir hükümet arasındaki anlaşmazlık olmadığını, aynı zamanda iki müttefik ülke arasında ciddi bir diplomasi krizi haline geldiğini göstermektedir. Ofcom'un soruşturmasının sonucu, sadece X'in Birleşik Krallık'taki geleceğini değil, aynı zamanda uluslararası ilişkilerin seyrini de belirleyebilir.




