29 Ekim 2020 Perşembe / 12 RebiülEvvel 1442
Gece modu

ABD'de 15 yıl hapis yatan Filistinli bilim insanı Abdulhalim Aşkar: Bunu ancak Türkiye'nin yapabileceğini biliyorum

ABD cezaevlerinde 15 yıla yakın hapis yatan Filistinli bilim insanı ve aktivist Prof. Dr. Abdulhalim Aşkar, 'Ailem çok zor zamanlar geçirdi ama hep sabrettiler. Hapisten çıkınca beni İsrail'e iade etmeyecek bir ülke arayışına girdik. Bunu ancak Türkiye'nin yapabileceğini biliyorum.' açıklamasında bulundu.

AA19 Eylül 2020 Cumartesi 11:13 - Güncelleme: 19 Eylül 2020 Cumartesi 13:30

ABD'de "Hamas'a destek vermek" suçlamasıyla uzun süre hapiste kalan Filistinli aktivist ve bilim adamı Prof. Dr. Aşkar yaşadığı zorlukları ve verdiği mücadeleyi AA muhabirine anlattı.

1985'te Gazze İslam Üniversitesinde Halkla İlişkiler Direktörü olarak görev yapmaya başladığını söyleyen Aşkar, İsrail'in "Hamas'ın etkisi altında bir kurum" olarak gördüğü için üniversitenin kapanması için çaba gösterdiğini söyledi.

1989 yılında ABD'de Fulbright Bursu kazandığını anlatan Aşkar, "İsrail yönetimi önce bana izin vermedi, 'Burada aktivist bir kimliğin var, gidip orada da aktivist olursun ve bize sorun çıkarırsın.' dedi. Ancak sonunda izin vermek zorunda kaldılar ancak peşimi hiçbir zaman bırakmadılar." dedi.

İsrail yönetiminin ABD'deki üniversiteyle iletişim kurup kendisi üzerinde baskı oluşturduğunu aktaran Aşkar, tez danışman hocasından dekanlığa kadar birçok farklı isimden farklı zamanlarda "uyarı" aldığını dile getirdi.

Normalde 4 yılda bitireceği doktora çalışmasının bu baskıların gölgesinde 7 yıl sürdüğünü ifade eden Filistinli aktivist, 1997 yılında Mississippi Üniversitesinden "doktor" unvanını aldı.

- "VATANDAŞLIK VE PARA DAHİ TEKLİF ETTİLER"

Birkaç yıl sonra Federal Soruşturma Bürosundan (FBI) telefonlar almaya başladığını ve kendisinden "Filistin'deki eski tanıdığı kişiler aleyhinde delil oluşturabilecek ifadeler vermesinin" istendiğini belirterek Aşkar şunları söyledi:

"Basitçe 'Eğer arkadaşlarını ele verirsen burada sana kimse sorun çıkarmaz.' dediler. Vatandaşlık ve para dahi teklif ettiler. Ancak ben arkadaşlarımı ya da tanıdıklarımı hiçbir zaman satmadım, onlara ihanet etmedim ve etmem de. Onları suçlu kılacak hiçbir şey yoktu. Sonunda 1998 yılında Hamas'a yardım etmek suçlamasıyla beni dava ettiler, mahkemeye çıkmayı reddettim."

Hakim karşısına çıkmayı reddettiği için hapis cezasına çarptırılan Aşkar, "Şubat 1998'de açlık grevine başladım, 11 gün sonra beni hapishanenin hastanesine kaldırdılar ve fikrimi değiştirmem karşılığında yardım edeceklerini söylediler. Ben fikrimi değiştirmeyeceğim dedim ve greve devam ettim. Açlık grevim 6 aya yakın sürdü, sanıyorum ABD'deki en uzun açlık grevi bu olmuştur." şeklinde konuştu.

Aşkar, ABD'nin Hamas'ı 1995'te "terör örgütü" olarak kabul ettiğini, ancak kendi yargı sürecinde bu tarihten önceki olayların dahi kendi aleyhinde "terör örgütüne yardım etmek" suçlaması kapsamında kullanıldığını anlattı.

- "SADECE FİLİSTİN DAVASINA İNANAN BİR AKTİVİSTİM"

"Hamas üyesi değilim, sadece Filistin davasına inanan bir aktivistim." şeklinde konuşan Aşkar, ilk günden itibaren Amerikan makamlarına bunu söylediğini vurguluyor.

Bu sürecin ardından 2000'in başında Howard Üniversitesinde öğretim üyeliği yapmaya başlayan Aşkar, 3 yılın sonunda üniversitenin kontrat yenilemek istemediğini ve bu durumda vize sorununun ortaya çıktığını belirtti.

- 2003'TE YENİDEN HAPSE GİRDİ

İsrail'in kendisini hapse atmak ve cezalandırmak istediğini, bu sebeple ABD'ye siyasi iltica başvurusunda bulunduğunu söyleyen Aşkar, 2003 yılında yeniden aynı suçlamayla karşılaştığını ve hakim karşısına çıkmayı reddettiği için hapse girdiğini anlattı.

"2 ay hapiste kaldım ve bu süre boyunca yine açlık grevi yaptım. Bundan hiçbir zaman pişman olmadım, bu Filistinlilerin ödediği bedeller yanında küçük bir şey sayılır." diye konuşan Aşkar, bazı makamların kendisinden "siyasi iltica talebini geri çekmesini" ve "ABD'yi 2 ay içinde terk etmesini" istediğini aktardı.

Prof. Dr. Aşkar, 2005'te yapılan Filistin seçimlerinde Mahmud Abbas’a karşı bağımsız olarak Cumhurbaşkanlığına aday gösterildi, programında Filistin halkını bütünleştirecek programlara öncelik verdi, ancak seçimlerde başarılı olamadı.

- "HAKİM İBRET OLSUN DİYE 135 AY CEZA VERDİ"

2007 yılına kadar süren davanın sonunda kendisi hakkında herhangi bir "terör örgütüyle bağlantı" suçlaması olmamasına rağmen "adaleti engellemek" suçundan ceza aldığını aktaran Aşkar, "Normalde benim durumumdaki kişiler için ilgili madde 24 ila 40 ay arası hapis öngörüyorken hakim bana 135 ay ceza verdi. Topluma bir ders olsun ve insanlar beni hatırlasın diye kuralların ötesinde bir ceza verdiler." değerlendirmesini yaptı.

Aynı yılın kasım ayında hapse giren Filistinli aktivist, yaklaşık 10 yıl cezaevinde kaldıktan sonra Haziran 2017'de cezasını tamamladı ve serbest bırakıldı.

Ardından ABD dışında gidebilecekleri bir ülke arayışına girdiklerini anlatan Aşkar, "Kısa süre sonra bu sefer Göçmenlik Bürosundan çağrıldım. Hasta olmama rağmen gitmem gerekti ve oraya gidince yeniden tutuklandım ve 18 ay daha tutuklu kaldım. Böylesine bir haksızlığı kendi yasalarına dahi aykırı yöntemler bulup yaptılar." dedi.

- FBI GİZLİCE İSRAİL'E SINIR DIŞI ETMEK İSTEDİ

2019 yılının haziran ayında hapisten çıkarılma sürecinde FBI'ın kendisini İsrail'e sınır dışı etmeye çalıştığını belirten Aşkar şöyle konuştu:

"Biz, siyasi sığınma kapsamında başvurumuzu yapmıştık ancak hakimden henüz karar çıkmamıştı. FBI beni bu karar çıkmadan alelacele bir charter uçağına bindirip İsrail'e gönderdi. Uçak havadayken bir üst yargıç bana siyasi iltica hakkı tanıyan kararı imzaladı ve 'Onu hemen geri getirin.' dedi. Böylece İsrail'de uçaktan indirilmeden tekrar ABD'ye döndüm."

Prof. Dr. Aşkar, uzun yıllar Amerikan cezaevlerinde yattığı süreçlerin sonunda hakkındaki kararlar gereği halen bir tür "ev hapsinde" olduğunu, bacağında bir GPS cihazının takılı olduğunu ve izin almadan eyaletinden ayrılamayacağını belirtti.

Filistinli aktivist sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Ailem çok zor zamanlar geçirdi ama hep sabrettiler. Hapisten çıkınca beni İsrail'e iade etmeyecek bir ülke arayışına girdik. Bunu ancak Türkiye'nin yapabileceğini biliyorum. Bir kez denedik ama olmadı. Hala da eğer Türkiye olursa bu bizim için çok iyi olur diye inanıyoruz. Halkı Filistin halkına sempatiyle bakan ve İsrail'e hayır diyebilen güçlü lideri olan tek ülke Türkiye'dir."