27 Şubat 2021 Cumartesi / 15 Recep 1442
Gece modu

Afganistan'da Avustralyalı askerlerin savaş suçları tüm yabancı güçleri zan altında bırakıyor

Avustralya Savunma Kuvvetleri Genel Müfettişinin 19 Kasım'da yayımladığı, Avustralyalı askerlerin Afganistan'da sivillere yönelik savaş suçları işlediğine dair rapor, yıllardır savaşların pençesindeki Afgan halkının yabancı askerlere yönelik öfkesini artırdı.

AA25 Kasım 2020 Çarşamba 11:02 - Güncelleme: 25 Kasım 2020 Çarşamba 11:03

Afgan hükümeti ile Taliban temsilcileri arasında Katar'ın başkenti Doha'da barış müzakerelerinin yürütüldüğü dönemde gelen haber ülkede şok etkisi yarattı.

Rapor, 2005-2016 yıllarında ABD ve NATO öncülüğündeki koalisyon içinde görev yapan Avustralyalı askerlerin 39 Afgan sivili öldürdüğünü ortaya koymuştu.

Afganistan'da resmi kurumlar ve insan hakları grupları raporda yer alan bilgilere yönelik tepkilerini dile getirirken, halkın tepkisi, özellikle savaşın şiddetinden en fazla etkilenen merkeze uzak güney vilayetlerinde yaşayanların tepkisi, halen süren şiddet, zorlu kış şartları ve medyaya erişimin kısıtlı olması nedeniyle henüz duyulamadı.

AA muhabirine konuşan bölgedeki Afganlar, yalnızca suçlanan Avustralyalılara değil, 2001'de Taliban'ın devrilmesine yol açan işgalin başlangıcından bu yana ülkeye ayak basan 20'den fazla NATO üyesi ülkenin askerlerine karşı da ayrımsız öfkelerini dile getirdi.

- "Buraya ne için geldiler zannediyorsun?"

Helmand vilayetinin güneyindeki Garmsir bölgesinden Abdül Baki, mayın patlamasında yaralanan çok sayıda Afgan'dan biri. Ak sakallı yaşlı adam, derin kahverengi gözleri ve titreyen sesiyle başkent Kabil'in pazar bölgesinde bir kaldırımda hayatta kalmak için soğukta dilenirken, "Hepsi (yabancı askerler) aynı, buraya ne için geldiler zannediyorsun? Bizi düşündükleri için mi?" dedi.

Albül Baki, eğer düzgün bir soruşturma yapılırsa yabancıların işlediği daha fazla savaş suçunun açığa çıkacağını savundu.

- "Bir tarafta Taliban diğer tarafta yabancı askerler bizi öldürüyor"

Şah Veli ve Adil Şah, Afganistan'ın kuzeyinde hükümet güçleri ile Taliban arasında sürekli hakimiyet savaşlarının yaşandığı Kunduz vilayetinden aileleriyle kaçarak Kabil'e yerleşmiş iki kuzen.

Kunduz'da ABD ve Afgan güçlerinin, sivillerin öldüğü çok sayıda hava saldırısı gerçekleştirdiğini iddia eden Adil Şah, bu hadiselerin en korkunçlarından birinin, ABD güçlerinin 2009'da sahadaki bir Alman komutanın bir petrol tankerinin militanların eline geçtiğini bildirmesinin ardından bölgeye düzenlenen hava saldırısı olduğunu söyledi.

Saldırıda 100'e yakın sivilin hayatını kaybettiğini belirten Adil Şah, "Bir tarafta Taliban diğer tarafta yabancı askerler bizi öldürüyor." dedi.

Son zamanlarda patlamaların, roket saldırılarının, suikastların yaşandığı Kabil'de de artık güvende hissetmediklerini ifade eden Şah Veli de "Kunduz'dayken daha iyiydi. En azından Taliban'ın nereden saldırdığını, çatışmaların nerede olduğunu görüyorduk." ifadelerini kullandı.

- "Tüm taraflar suçlu"

Afganistan'da çok sayıda kişi, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkede işlediği savaş suçları nedeniyle hüküm giyen iki Amerikan askeri için af yetkisini kullanmasını barışı baltalayan bir davranış olarak değerlendiriyor.

Kandahar vilayetinde yaşayan insan hakları aktivisti Muhammed İbrahim'e göre, Avustralyalıların ve diğerlerinin ülkede işlediği savaş suçlarının ve bu suçların Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından soruşturulmasının engellenmesi Afgan halkına zarar vererek direnişi körüklemekle kalmadı, aynı zamanda bir dokunulmazlık kültürü yaratarak sivillerin kayıt dışı öldürülmesinin yolunu açtı.

Afganistan'ın herhangi bir yerinde yaşanan sivil can kayıplarına ilişkin bugüne dek yabancı güçlerden, Afgan güçlerinden ya da Taliban'dan kimsenin yargılanmadığına dikkati çeken İbrahim, "İnsan onurunun kaybolduğu bu acımasız savaşta tüm taraflar suçlu." diye konuştu.

Öte yandan Taliban, internette ve sosyal medya hesaplarında "savaş suçları" etiketiyle yaptığı paylaşımlarda bu konuları kendi propagandası için kullanıyor.

- Bağımsız soruşturma çağrısı

Afganistan'ın Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu (AIHRC) tüm yabancı askeri misyonların, özellikle İngiltere'nin sivil katliamlara ilişkin bağımsız kamu soruşturmaları yürütmesi çağrısında bulundu.

Komisyon, yaptığı açıklamada, diğer ülke askerlerinin de uluslararası insan hakları hukuku ve savaş hukukunu ihlal eden eylemlerde bulunduklarına dair kanıtlar olduğunu belirterek "ABD, İngiltere ve Afganistan'da silahlı varlık göstermiş tüm diğer ülkeleri bu kanıtları araştırmaya, kendi askerlerinin muharip olmayan Afganlara, bilhassa tutuklu ve sivillere yönelik şiddet eylemlerine dahlini ve bu eylemlerdeki yönlendirici rolünü soruşturmaya davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletlere (BM) göre, kesintilerle devam eden barış müzakereleri de Afganistan'daki sivil can kayıplarının azalmasını sağlayamadı. BM Afganistan Yardım Misyonunun bu ayın başında yayımladığı rapora göre, 2020'nin dokuz ayında ülkedeki çatışmalarda 3 bin 822 sivil yaralandı, 2 bin 177'si hayatını kaybetti.

- Afganistan'daki işgal

Afganistan'da ABD'nin 11 Eylül saldırılarının ardından, saldırı planlayan Usame Bin Ladin ve diğer El Kaide elebaşlarını sakladığı gerekçesiyle 7 Ekim 2001'de "Sürekli Özgürlük" adını verdiği Afganistan'ı işgal harekatını başlatmıştı. 2001-2014 yıllarında 13 yıl süren operasyonda ABD'ye NATO üyesi ve olmayan 20'den fazla ülke destek vermişti.

"Sürekli Özgürlük" operasyonu, dönemin ABD Başkanı Barack Obama'nın Amerikan askerlerinin büyük bölümünü ülkeden çekmeye karar vermesinin ardından 2014'te sona ermiş, 2015'ten itibaren yabancı güçlerin Afgan ordusunu eğittiği ve Taliban'a yönelik operasyonlarda yardım sağladığı "Kararlı Destek" misyonu başlatılmıştı.