18 Nisan 2021 Pazar / 6 Ramazan 1442
Gece modu

Afrika'nın kanlı senesi! Fransa'nın Tutsi katliamı: Bir milyon insan öldü

Ruanda'da 1994 yılında yaklaşık yüz gün içinde 1 milyon Tutsi ve ılımlı Hutu, aşırı uç Fransa destekli hükümet Hutular tarafından öldürüldü.

Star.com.tr08 Nisan 2021 Perşembe 21:24 - Güncelleme: 08 Nisan 2021 Perşembe 21:30

Fransa, 23 haziran 1994'de Afrika ülkesi Ruanda'nın ülkenin güneybatısında sığınmacılar için güvenli bölge oluşturmak amacıyla Turkuaz Operasyonu'nu başlatmıştı ancak, soykırımı engellemek yerine soykırımcılara silah ve destek sağlayarak cinayete ortak oldu.

Ruanda nüfusunun %90'ı Hutu, %9'u Tutsi, %1'i Prigme idi. Prigmeler yaşam alanı ve kültür olarak diğerlerinden farklı olsa da o güne kadar bir arada yaşayan Tutsi ve Hutular birbirlerinden çok farklı görülmüyordu.

Ruanda'da 1994'te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana'nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlattı. Ülkede 100 gün süren katliamda 1 milyon Tutsi hayatını kaybetti.

6 Nisan günü dünya tarihinin en kanlı günlerinden biri yaşandı. Ülkenin resmi devlet radyosundan yapılan katliam çağrısı ile Irkçı Hutular başta eğitimli Tutsiler olmak üzere önceden belirlediği tüm Tutsileri katletmeye başladı.

Parası olan Tutsiler ücret karşılığında ateşli silahlarla öldürülmeyi seçebiliyorlardı. Parası olmayanlar ise pala, bıçak, taş ile acı çektirilerek işkence yöntemiyle öldürülüyorlardı.

Artık yorulan Hutular dinlenmek için yakaladıkları Tutsilerin kaçmamaları için aşil tendonlarını kesiyorlardı. Katliamların ilk günü böyleydi. Ama yine de umut vardı Tutsiler için, çünkü ülkede barışı sağlamak için gelen BM askerleri vardı. Tek umut olarak gördükleri Birleşmiş Milletler(BM) ise bu olaylara göz yummayı tercih etti.

Askeri operasyondaki soru işaretleri

Raporda Mitterand yönetimi, Cumhurbaşkanı Habyarimana'yı, "Uganda tarafından desteklenen Tutsi düşmanlara karşı Hutu kabilesinden bir müttefik" olarak gören bir tutum benimsemekle eleştirilerek Fransa'nın askeri müdahale teklifinin soykırımın durdurulmasının artık mümkün olmadığı çok geç bir safhada geldiği kaydedildi.

Tarihçiler komisyonu, Fransa'nın bir dizi "ciddi ve ezici" sorumluluk taşıdığı sonucuna vardı.

Fransa 1994 yılı temmuz ayında Birleşmiş Milletler (BM) kararıyla başlatılan "Turkuvaz Operasyonu"nda öncü rol oynamış, ancak operasyon çerçevesinde gerçekte soykırım yapan Hutu yönetimini desteklemek ve soykırım zanlılarının ülkeden kaçmasına yardımcı olmakla suçlanmıştı.

"Fransa failleri korudu"

Tarihçiler komisyonu, bu suçlamalara da değinerek, "Katiller ve aynı zamanda soykırımın beyin takımı, ülkenin batısında konuşlu Fransız askerleri tarafından oluşturulan bölgede kendilerine güvenli bir alan bulmuş, Fransız siyasi yetkililer onları tutuklamayı reddetmiştir" tespitine yer verdi.

Sosyalist Mitterand yönetimi, Fransızca konuşulan Afrika'da Kagame liderliğindeki Ruanda Halk Cephesi ve Uganda aracılığyla İngiliz nüfuzunun yayılmasından da endişe ediyordu.

Raporda, Fransa'daki karar alıcıların sömürgecilikten etkilenen bir anlayışa yakalanarak "ırkçı, yolsuz ve zalim" bir rejime destek verdiği kaydedildi. Cumhurbaşkanı Mitterand'ın Ruanda Cumhurbaşkanı ile "güçlü, özel ve doğrudan bir ilişki içinde olduğuna da işaret edildi.

Star.com.tr