20 Eylül 2021 Pazartesi / 13 Safer 1443

BAE ve Suudi Arabistan merkezli Twitter hesapları Tunus'taki darbe girişimiyle İhvan'ı hedef aldı

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan merkezli Twitter hesaplarından, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in 25 Temmuz'da aldığı 'Başbakanı azletme ve Meclisin tüm yetkilerini dondurma' kararı üzerinden Müslüman Kardeşler Teşkilatının (İhvan) hedef alındığı tespit edildi.

AA29 Temmuz 2021 Perşembe 12:20 - Güncelleme: 29 Temmuz 2021 Perşembe 12:22

Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun İngilizce haber sitesi, Tunus Cumhurbaşkanı Said'in, 25 Temmuz'daki kararları sonrası Twitter üzerinden yapılan paylaşımlara yönelik bir analiz hazırladı.

Al Jazeera'nın analizine göre, BAE ve Suudi Arabistan'dan yönetilen birçok sosyal medya hesabından, Said'in kararlarını destekleyen paylaşımlar yapılmaya başlandı.

Said'in kararına destek için darbe girişiminden hemen sonra "Tunus, İhvan'a başkaldırdı" etiketiyle İhvan'ın hedef alındığı çok sayıda trend paylaşım yayıldı.

Sosyal medya üzerinden yapılan veri ve yazışmaların analizine göre olayın gerçekleştiği günden itibaren söz konusu etiketle 6 bin 800 farklı Twitter hesabından toplamda 12 bin paylaşım yapıldı.

Söz konusu Twitter hesaplarının çoğunun Körfez merkezli olup, Said'in almış olduğu kararların "İhvan'a karşı bir saldırı" gibi sunulduğu ve böyle bir imaj çizilmeye çalışıldığı görülüyor.

Darbe girişimi hakkında paylaşımlarda bulunan sosyal medya kullanıcılarının profillerindeki konuma bakıldığında genellikle BAE ve Suudi Arabistan olması dikkati çekiyor.

Ayrıca, Körfez'de sosyal medya üzerinden bu konuyla ilgili paylaşımlar yapan en etkin 10 hesap yine bu iki ülke merkezli.

Geniş bir kitleye sahip olan bu sosyal medya hesaplarının sahipleri, Said'in kararını "İhvan'a karşı popüler bir başkaldırı" hikayesiyle takipçilerine sunmaya çalıştığı görülüyor.

Bu hesaplar arasında en etkin olduğu tespit edilen Suudi Arabistan merkezli "Monther al-Shakhy" isimli Twitter hesabından söz konusu etiketle Tunus'un görevinden alınan Başbakanını "Tunus'un Hamaneyi" adıyla İran müttefiki gibi göstermeye çalışması dikkati çekiyor.

İhvan karşıtı bu söylemler, açık bir şekilde BAE ve Suudi Arabistan'ın iç ve dış politikasını yansıtıyor. Bu iki ülkenin Orta Doğu'da İhvan'a karşı sert bir politika izlediği ve önünü kapatmaya veya akamete uğratmaya çalıştığı biliniyor.

- Tunus'ta ne olmuştu?

Tunus'ta 25 Temmuz'da hükümet ve muhalefet partilerine yönelik yüzlerce kişinin katılımıyla protestolar gerçekleştirilmiş, çıkan olaylarda başta Nahda Hareketi olmak üzere parti merkezlerine saldırılar düzenlenmişti.

Tunus Cumhurbaşkanı Said de Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi'yi azlettiğini ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını duyurmuştu.

Said, kendisini başsavcı ilan ederek yargının alanına da müdahale etmişti.

Hükümete yönelik bu darbe girişiminin ardından askerler Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi ile beraberindeki milletvekillerini meclise almamıştı.

Cumhurbaşkanı Kays Said'in kararları üzerine halkı barışçıl mücadeleye çağıran Gannuşi, yasal bir dayanağı bulunmayan bu adımın bir "darbe" olduğunu vurgulamıştı.

Said ise tarihi bir sorumluluk üstlendiğini, aldığı kararların anayasaya uygun olduğunu ve bunu "darbe" olarak nitelendirenlerden "hukuk derslerini gözden geçirmelerini" istemişti.