18 Mayıs 2022 Çarşamba / 17 Sevval 1443

Beyrut tutum değiştirdi: 29 numaralı sınır hattından 23 numaraya geri döndü

ABD heyetinin Beyrut ziyaretinden kısa bir süre sonra, Lübnan'ın, İsrail ile deniz sınırlarını belirleme konusunda, 29 numaralı sınır hattından 23 numaralı sınır hattına geri döndüğünü açıklayarak takındığı yeni tutumun, Tel Aviv yönetimiyle, ilgili müzakerelerin tamamlanmasının önünü açabilecek bir gelişme olabileceği belirtiliyor.

AA22 Şubat 2022 Salı 13:08 - Güncelleme:

Lübnan-İsrail deniz sınırlarını belirlemek amacıyla temaslarda bulunmak üzere 8 Şubat'ta Beyrut'a gelen ABD Dışişleri Bakanlığı Enerji Güvenliği Danışmanı Amos Hochstein, başta Cumhurbaşkanı Mişel Avn olmak üzere Lübnanlı yetkililerle bir dizi görüşme gerçekleştirdi.

Hochstein, temasları sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasındaki sınır müzakerelerinin "son aşamasında" olduğunu, müzakerelerin, 1 ila 23 numaralı sınır hattını kapsayan yaklaşık 860 kilometrekarelik tartışmalı deniz sahası üzerinde olduğunu söyledi.

Lübnan'daki El-Ahbar gazetesinin haberine göre, Cumhurbaşkanı Mişel Avn da 12 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Lübnan'ın deniz sınırının 23 numaralı sınır hattı olduğunu, müzakereleri bu çerçevede yaptıklarını belirterek, bazılarının ise 29 numaralı sınır hattını ortaya attığını ancak bunu kanıtlamak için herhangi bir argümanları bulunmadığını söyledi.

- BEYRUT YÖNETİMİ TUTUMUNU DEĞİŞTİRDİ

Ancak Lübnan'ın daha önceki tutumu, 29 numaralı sınır hattının da müzakere dahil edilmesi yönündeydi.

Lübnan ordusu 2019 yılında, ülkenin güneyindeki karasularına 1430 kilometrekarelik alan artıracak şekilde İsrail'le deniz sınırlarında değişikliğe gidilmesi önerisinde bulunmuştu.

Bu hamleyle iki ülke arasında 1 ile 23 numaralı sınır hattı arasında kalan yaklaşık 860 kilometrekarelik tartışmalı deniz sahası, 29 numaralı sınır hattının da dahil edilmesiyle 2 bin 290 kilometrekareye çıkmış olacaktı.

Lübnan Kamu İşleri ve Ulaştırma Bakanı Mişel Neccar, 12 Nisan 2021'de İsrail'le tartışmalı deniz sınırındaki münhasır ekonomik bölgesini genişletmeye ilişkin taslağı imzalayarak Başbakanlığa sunduğunu açıklamıştı.

Avn ise 15 Nisan 2021'de yaptığı açıklamada, ülkesi ile İsrail arasındaki tartışmalı deniz sınırının uluslararası uzmanlara başvurularak çizilmesini istemişti.

ABD'li yetkili Amos Hochstein'in ziyaretinden önce de Lübnan, BM Güvenlik Konseyi Başkanı Mona Juul'a gönderdiği mektupta "İsrail ile deniz sınırı konusunda tartışmalı alanın 860 kilometrekare değil 2 bin 290 kilometrekare olduğu anlamına gelen 29 numaralı sınır hattına uygun olarak müzakerelere bağlı olduğu" mesajını vermişti.

İki ülke arasındaki 860 kilometrekarelik tartışmalı deniz sahasının da petrol ve gaz zengini bir bölge olduğu belirtiliyor.

- LÜBNAN DIŞİŞLERİ BAKANI DA YENİ TUTUMU TEYİT ETTİ

Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib de cuma günü ülkedeki Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, ülkesinin sınırlar konusundaki yeni tutumunu teyit eden ifadeler kullandı.

"23 numaralı sınır hattı, Lübnan'ın çıkarlarına hizmet edebilir. 29 numaralı sınır hattı konusunda ısrarcı olmak ise bir sonuca ulaştırmayacak." diyen Buhabib, Hochstein'in Kasım'daki ilk ziyareti öncesinde Hizbullah yetkilileriyle görüştüğünü, onların kendisine deniz sınırı meselesinin hükümetin işi olduğunu söylediğini aktardı.

Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah da hareketinin, deniz sınırlarının belirlenmesi meselesine karışmadığı yönünde açıklamalar yapmıştı. Nasrallah, kendileri için İsrail'in varlığının söz konusu olmadığını, bu nedenle sınır belirleme meselesinin bir parçası olamayacaklarını söylemişti.

- ABD İLE İRAN ARASINDA LÜBNAN'IN ALEYHİNE BİR ANLAŞMA OLMASI ENDİŞESİ

Lübnan'ın tutumundaki bu değişimi, AA muhabirine değerlendiren uzmanlar, Lübnan'da seçimlerin eşiğinde ortaya çıkan bu gelişmenin arkasında "iç siyasi çıkarların yattığı" ve "muhtemel bölgesel bir anlaşmanın olabileceği" yorumunda bulundu.

Emekli Tuğgeneral George Nadir, Cumhurbaşkanı Avn'ın tutumunun, "Lübnan sularından 1430 kilometrelik alanın feragat edildiğine dair resmi bir duyuru" olduğunu ifade etti.

"Viyana'daki İran nükleer görüşmeleriyle eş zamanlı olarak ABD ile İran arasında Lübnan'ın aleyhine bir anlaşma olmasından endişe ediyorum." diyen Nadir şunları kaydetti:

"Ordu, yüksek teknoloji imkanları ve çalışmalarıyla Lübnan ile işgal altındaki Filistin arasında 29 numaralı sınır hattını ayrım noktası olarak belirledi. Bu, İngiliz Deniz Bilimleri ve Su Enstitüsü'nün yanı sıra İngiliz ve Fransız hükümetleri arasında yapılan Paulet-Newcombe Anlaşması ile İsrail ve Lübnan arasında 1949'da yapılan ateşkes anlaşmasına göre de böyleydi."

- "LÜBNAN'IN KARAR VERME ÖZGÜRLÜĞÜ YOK"

"Düşman İsrail için vatan toprağından vazgeçmek ihanettir." diyen Nadir, Cumhurbaşkanı Avn ve Meclis Başkanı Nebih Berri ile müttefik olduğu için Hizbullah'ın tutumunun da "şüpheli" olduğunu kaydetti.

"Lübnan'ın karar verme özgürlüğü yok. İsrail'le istediğimiz zaman müzakere edemeyiz; bunu yapma imkanımız bile yok. Çünkü istesek de istemesek de İran'a tabi bir ülkeyiz." ifadesini kullanan Nadir, Hizbullah'ın bu konuyla ilgili hükümetin arkasında durduğunu açıkladığını aktardı.

- GAZ VE ELEKTRİĞE KARŞILIK SINIRLAR

Yazar ve siyasi analist Munir er-Rabi ise Lübnan'ın Mısır'dan gaz, Suriye yoluyla da Ürdün'den elektrik almasının, deniz sınırının belirlenmesi süreciyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor.

Lübnan ile Mısır ve Ürdün gibi enerji ihraç eden ülkelerin, ABD'nin Suriye rejimine uyguladığı yaptırımlardan muaf tutulması meselesi ile deniz sınırını belirleme sürecinin tamamlanması arasında ilişki bulunduğunu belirten Rabi, "Hochstein, şu ya da bu şekilde Lübnanlı yetkililere, sınırın çizilmesinin Mısır gazı ile Ürdün elektriğinin Lübnan'a dağıtımını kolaylaştıracağına ilişkin net bir tavrı iletti." dedi.

- ÜLKE İÇİ ÇIKARLAR

Lübnan'ın 29 numaralı sınır hattından çekilmesinin arkasında iç siyasi hesapların olabileceğini belirten Rabi, seçimler öncesinde deniz sınırlarının çizilmesi sürecinin hızlandırılmak istendiğini aktardı.

Rabi, "Cumhurbaşkanı Avn, Ekim 2022'de sona erecek görev süresinde deniz sınırlarının çizilmesi sürecini başarıyla tamamlamak; petrol ve gaz arama çalışmalarının başladığını duyurmak istiyor." ifadelerini kullandı.

- DENİZ SINIRLARININ BELİRLENMESİ, VİYANA'DAKİ NÜKLEER MÜZAKERELERLE BAĞLANTILI

Cumhurbaşkanı'nın ayrıca, damadı ve eski Dışişleri Bakanı Cibran Basil'e yönelik ABD yaptırımlarının kaldırılmasını da istediğini belirten Rabi, Avn'ın seçimler öncesinde ülke içindeki bazı güçlü kartları yeniden elde etme çabasında olduğunu kaydetti.

Ancak halihazırda çözümün yaklaştığının da söylenemeyeceğini belirten Rabi, sürecin, Viyana'daki İran nükleer müzakereleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Rabi, "Nükleer meseleyle ilgili bölgesel bir anlaşmaya varmadan bu konunun bir çözümü olacağını düşünmüyorum. Nükleer anlaşmanın, Lübnan içi duruma ve deniz sınırlarının belirlenmesi sürecine yansımaları olacak." diye konuştu.