27 Eylül 2021 Pazartesi / 20 Safer 1443

Cezayir Dışişleri Bakanı Lamamra, Cumhurbaşkanı Tebbun'un mesajını Tunus Cumhurbaşkanı Said'e iletti

Cezayir Dışişleri Bakanı Ramtan Lamamra, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'e, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un sözlü mesajını iletti.

AA2 Ağustos 2021 Pazartesi 06:40 - Güncelleme: 2 Ağustos 2021 Pazartesi 06:41

Afrika turu kapsamında Sudan, Etiyopya ve Mısır ziyaretinin ardından Tunus'a gelen Lamamra, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Tebbun'un talimatıyla Tunus'u ziyaret ettiğini ve Tunus Cumhurbaşkanı Said ile görüştüğü belirtti.

Said'e Cezayirli mevkidaşı Tebbun'dan sözlü bir mesaj ilettiğini kaydeden Lamamra, mesajın içeriğine ilişkin bilgi vermedi.

Lamamra, Cezayir'de yapılacak Arap zirvesi ve Arap-Afrika ortaklığı konusunda yakın zamanda yaptığı istişarelerin sonuçlarını görüşmek için de bu fırsatı değerlendirdiğini ifade etti.

Cezayir Cumhurbaşkanlığından dün yapılan yazılı açıklamada, Tunus Cumhurbaşkanı Said'in Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, "ülkesinin doğru yolda ilerlediğini ve yakında önemli kararlar alınacağını" söylediği bildirilmişti.

Açıklamada, söz konusu kararların ne zaman açıklanacağına ve içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgiye yer verilmemişti.

- TUNUS'TA NE OLMUŞTU?

Tunus'ta 25 Temmuz'da hükümet ve muhalefet partilerine yönelik yüzlerce kişinin katılımıyla protestolar yapılmış, çıkan olaylarda başta Nahda Hareketi olmak üzere parti merkezlerine saldırılar düzenlenmişti.

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said de Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya aldığını, mevcut Başbakan Hişam el-Meşişi'yi azlettiğini ve kendi atayacağı bir başbakanla yürütmeyi devralacağını açıklamıştı.

Said, kendisini başsavcı ilan ederek yargının alanına da müdahalede bulunmuştu.

Hükümete yönelik bu darbe girişiminin ardından askerler Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi Lideri Raşid el-Gannuşi ile beraberindeki milletvekillerini meclise almamıştı.

Cumhurbaşkanı Kays Said'in kararları üzerine halkı barışçıl mücadeleye çağıran Gannuşi, yasal bir dayanağı bulunmayan bu adımın bir "darbe" olduğunu vurgulamıştı.

Said ise tarihi bir sorumluluk üstlendiğini, aldığı kararların anayasaya uygun olduğunu ifade ederek, bunu "darbe" olarak nitelendirenlerden "hukuk derslerini gözden geçirmelerini" istemişti.