30 Ocak 2026 Cuma / 12 Saban 1447

Lavrov'dan tarihi çıkış: Çöküşü sadece Türkler durdurabilir

Ankara ile Moskova'nın bölgesel krizlerin çözümünde ve çok kutuplu dünya düzeninin inşasında sahip olduğu sinerjiyi vurgulayan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 'Eğer biri bu çökmekte olan yapıyı kurtarabilirse, o da yetenekli Türk diplomatlardır.' dedi.

HABER MERKEZİ30 Ocak 2026 Cuma 08:53 - Güncelleme:
Lavrov'dan tarihi çıkış: Çöküşü sadece Türkler durdurabilir

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye Gazetesi yazarı Sevil Nuriyeva'ya konuştu. Lavrov, küresel siyasetin merkezindeki krizlere ve Rusya'nın stratejik rotasına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Rus bakan, Türkiye ile Rusya'nın bölgesel krizlerin çözümünde ve çok kutuplu dünya düzeninin inşasında sahip olduğu sinerjiye dikkat çekti ve "Eğer biri bu çökmekte olan yapıyı kurtarabilirse, o da yetenekli Türk diplomatlardır" dedi.

"TÜRK HALKI OSMANLI İMPARATORLUĞU'NA DAİR TARİHSEL HAFIZASINA BAŞVURUYOR"

Lavrov, "Türkiye'nin, her büyük ülke gibi, kendi ulusal çıkarları var. Bunları hayata geçirirken, Türk halkının Osmanlı İmparatorluğu'na dair tarihsel hafızasına da başvuruyor. Biz bunu çok iyi anlıyoruz. Dahası, biz de Türk halklarının temsil edildiği bir ülke olarak, yüzyıllardır 'tarihsel hafızanın korunması' hareketine katılıyoruz." dedi.

"ÇÖKMEKTE OLAN YAPIYI YETENEKLİ TÜRK DİPLOMATLARI KURTARABİLİR"

Lavrov, "Uzun yıllardır Türk meslektaşlarla çalışan tanınmış bir diplomatsınız. Türk diplomasisinde sizi en çok etkileyen özellik nedir?" sorusuna ise şu cevabı verdi:

Öncelikle, elbette bu bir 'Ekol'dür, diplomatik bir ekol. Rusya'da da böyle bir ekol var, yüzyılı aşkın bir geçmişi var. Türk diplomatlarında da benzer bir ekol mevcut. Bu sadece tavırlarla ilgili değil; bir diplomatın davranışı da önem taşır. Muhataplarını kendine yakınlaştırabilmek, gerektiğinde gayri resmi bir jest yapabilmek...

Örneğin, bir çay teklif etmek veya bir şaka anlatmak gibi. Ancak asıl ekol, kendi ülkesinin ve diplomasisinin tarihine çok derin bir dalıştan gelir. Bu bizim için de geçerlidir.

En azından, diplomatlarımızı tam olarak bu şekilde, yani tarihsel bilinçle hazırlamaya ve yetiştirmeye çalışıyoruz. Böylece süreklilik sağlanır ve korunur. Ve biliyor musunuz, 100, 200, 300 yıl önce seleflerinizin ülkeniz ve halkınız için başlattığı çizgiyi ilerlettiğinizde, bu size ek bir güç ve ilham verir.

Bunun dışında, şu ya da bu konuların geçmiş yüzyıllarda nasıl tartışıldığını ve çözüldüğünü ya da çözülmediğini bilmek, size yeni argümanlar katar. Bu bilgi, yeni koşullar altında taze ve orijinal çözümler bulmanızı sağlar. Her zaman değil belki, ama ülkenizin tarihini, nasıl geliştiğini ve çıkarlarının ne olduğunu bilenler için bu mümkündür.

Ve jeopolitik, coğrafi çıkarlar... Onlar tam da devletlerimizin gelişim seyri ve konumu tarafından belirlenir. Bu nedenle, bana öyle geliyor ki, burada çok ortak noktamız var. Türk diplomatik okuluna iltifat ederken ve Rus diplomatik okuluna karşılıklı iltifatlar beklerken şunu söylüyorum: Çok ortak noktamız var. Ama Türk meslektaşlarla çalışırken kendimizi her zaman çok rahat hissediyoruz.

Bu hem Hakan Fidan hem de onun selefleri için geçerli. Bu arada, şu anda AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) Genel Sekreteri olan Sn. Feridun Sinirlioğlu için de geçerli. Eğer biri bu çökmekte olan yapıyı kurtarabilirse, o da yetenekli Türk diplomatlardır.

Putin, Trump'ın ricasını kırmadı

Paşinyan'dan Türkiye açıklaması

"Savaşa hazırlanıyorlar"

ÖNERİLEN VİDEO

Müşteri kılığında kuyumcu soygunu: Olay anı kamerada

Kapat
Video yükleniyor...