Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) ve Malezya Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü (ISIS Malezya) işbirliğinde Ankara'da bir otelde düzenlenen "Güç Kayması: Malezya ve Türkiye için Stratejik Tercihler" başlıklı etkinliğe Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş ve çok sayıda davetli katıldı.
Enver, burada yaptığı konuşmada, SETA ve ISIS Malezya'nın bugün imzalanacak bir mutabakat anlaşması ile işbirliğini resmileştirecek olmalarından büyük memnuniyet duyduğunu dile getirerek uzun yıllara dayanan ilişkilerinin olduğu SETA'yla tekrar bir araya gelmekten de memnuniyet duyduğunu belirtti.
İKİ ÜLKE ARASINDA İŞBİRLİĞİCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile iyi ilişkileri olduğunu hatırlatan Enver, iki ülke arasındaki işbirliklerinin her alanda geliştirilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Enver, dönemsel belirsizliklerin varlığına işaret ederek Gazze ve Venezuela gibi yerlerde ilan edilen eylemlerle sahada uygulanan eylemlerin "çelişkilerine ve iki yüzlülüğüne" işaret etti.
"YENİ GİRİŞİMLERE DE KATILMAK İSTİYORUZ"Gelişmekte olan ülkeler ve ekonomilerin, geleceğin ABD veya Çin gibi büyük güçlerin emirlerine bağlı olmadığını anlamalarının önemli olduğunu belirten Enver, Güneydoğu Asya'nın ticaret, yatırım ve ilgili tüm alanlarda etkili bir şekilde işbirliği yapma konusunda ve yeni pazarlar açmak için potansiyele sahip olduğunu belirterek "Ufkumuzu genişletebilecek BRICS gibi yeni ticaret ittifaklarına ve her türlü üçüncü dünya ağ düzenlemelerine girebilecek yeni girişimlere de katılmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Enver, büyük ülkelerin kurallara dayalı uluslararası düzeni veya kurallara dayalı ticaret anlaşmalarını destekleyen politikalarında tutarlı davranmadıklarını üzülerek ve pişmanlıkla izlemekle yetinmek ya da hiçbir şey yapmadan durumun değişmesini ummak yerine harekete geçmek gerektiğini düşündüğünü ifade ederek "Bu nedenle önceliğimiz yönetişim, iç politikalar, istikrar ve elbette ekonomi politikalarında netlik ve yolsuzlukla mücadelede yönetişim sistemimizin uygulanmasını ve herkes için adaletin sağlanmasını, toplumumuza, bölgeye, dünyaya yönetebileceğimizi gösteren bir örnek olarak sunmaktır." diye konuştu.
Başbakan Enver, şöyle devam etti:
"Dünyanın şu anda ihtiyacı olan şey; vicdanın sesi, düzen için tutarlı bir ahlaki ses. Bu, o kadar da derin bir şey olmayabilir. Yine de tarihiniz boyunca eski ya da yeni, doğu ya da batı, her türlü baskıya karşı direndiniz. Benzer şekilde, biz de insan onuruna dair belirli ilkelere inandığımız için bağımsızlığımızı kazandık. Allah, insan onuru, ahlaki vicdan, tüm toplulukları, ırkları ve dini mezhepleri aşan adalet ve insanlık duygusu nedeniyle Adem'in çocuklarını yüceltti ve bence bu, bizim bu kadar güçlü bir şekilde peşinden gitmemiz gereken tutarlı, uyumlu ahlaki ses olmalıdır."
"TÜRKİYE GERÇEKLERİ SÖYLEME CESARETİNE SAHİP BİR ÜLKE"
Enver, Malezya ve Türkiye'nin birçok konuda aynı noktada olduğuna işaret ederek coğrafi olarak iki ülke uzak olsa da Malezyalıların Türkiye'deki gelişmeleri takip ettiğini dile getirdi.
Başbakan Enver, riyakarlığın, cesaretsizliğin ve vicdansızlığın hüküm sürdüğü bir çağda Türkiye'nin gerçekleri söyleme cesaretini gösteren bir ses olduğunu vurgulayarak "İsrail rejiminin Gazze halkına uyguladığı zulmü, soykırımı kayıtsız şartsız kınadınız ama aynı zamanda müzakereyi sürdürmek için gereken yeteneğe ve diplomatik beceriye de sahipsiniz. Sonuçta, dünya sadece ahlaki bir ses veya vicdana ihtiyaç duymuyor, aynı zamanda bu belirsiz ve karmaşık dünyada yolunu bulmak için bilgeliğe ihtiyaç duyuyor." diye konuştu.
Enver, Malezya'nın da Kamboçya ile Tayland arasındaki çatışmaları sonlandırmak için çaba gösterdiğini ve çoğunluklu sorunun çözüldüğünü anlattı.
Yeni teknolojinin ve yapay zekanın çok geliştiğini ve ülkelerde olağanüstü ilerlemeler görüldüğünü ancak ahlaki ve etik değerlerdeki büyük eksiklikleri sorguladıklarını aktaran Enver, bu modern çerçeve konusunda zorlandıklarını ancak yeni teknolojiye de uyum sağlamaları gerektiğini söyledi.
Enver, ülkesinin bölgede yapay zeka alanında yarı iletken veri merkezlerinden birine sahip olduğunu ancak Türkiye gibi tarih ve kültürel kimliğe de dayalı bir ülke olduklarını söyledi. Malezya Başbakanı Enver, bir ülkenin sadece kültür ve kimlikle başarıya ulaşamayacağının da farkında olduklarını dile getirdi.
Tüm sorun ve meselelerden muaf olmadıklarını söyleyen Enver, şunları kaydetti:
"Daha önce de söylediğim gibi biz de Asya'nın güneyinde, Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasında artan gerilimin tam merkezinde, çok yakınında bulunuyoruz. Denizlerimiz, Güney Çin Denizi olarak adlandırılan bölgeyle çevrili. Ancak tekrar söylemek isterim ki, bizler akıllıca hareket edecek kadar gerçekçiyiz ve ABD yatırım ve ticaret açısından bizim için bir numaralı ülke olmaya devam ederken Çin'in de çok önemli bir komşu haline geldiğini söyleyebiliriz. Ekonomik ve askeri açıdan, gelişmekte olan komşumuzla ilişkilerimizi sürdürmeli ve mükemmel ilişkilerimizi korumalıyız."
"TARTIŞMAYA ÇALIŞTIĞIM ŞEY, TÜM SORUNLAR VEYA MESELELER İÇİN BİR FORMÜL VEYA ÇÖZÜM DEĞİLDİR"
Enver, bölgede yaşanan olayları ve gerçekleri görmezden gelmediklerini de belirterek şöyle devam etti:
"Bu nedenle Filistin'deki olaylara ve Gazze'de yaşananlara değiniyorum. ABD Başkanı (Donald) Trump Malezya'dayken onu bu olağanüstü başarıdan dolayı tebrik ettim. Başlangıçta denendi, kısmen çözüldü ancak aynı zamanda anlaşmaya rağmen insanlara karşı büyük adaletsizliğin devam ettiğini ona vurgulamaya çalıştım. Bu, uluslararası sistem ve düzenin başarısız olduğu, siyasi liderlerin çok fazla çelişki ve ikiyüzlülük sergilediği, demokrasinin ve insan haklarının birçokları için işe yaramaz hale geldiği ve toplumlarımızda birçokları tarafından sorgulandığı bir örnektir. Çünkü artık bu büyük, etkileyici açıklamaları, dindar şükranları ve retorikleriyle değil, kararlılıkları, taahhütleri ve değişiklikleri kabul etme ve bu reformları veya politikaları tutarlı ve uyumlu bir şekilde uygulama kapasiteleriyle değerlendiriyoruz."
Başbakan Enver, "Bizim gibi ülkelerin aldığı önlemler her sorunu çözmeyecektir. Benim tartışmaya çalıştığım şey, kesinlikle tüm sorunlar veya meseleler için bir formül veya çözüm değildir ancak bunlar kesinlikle manevra alanını belirleyecektir. Hukukun hala gücü ve kesinliği kısıtlayıp kısıtlamadığı belirsizleşirken, yanlış dolaşımın nedenleri artıyor. Kenara çekilme zamanı değil. Bu, önümüzde duran ve Malezya ve Türkiye halkları da dahil olmak üzere, hepimizin birlikte yapması gereken bir görevdir." dedi.
Güney Çin Denizi'ndeki anlaşmazlığa ilişkin bir soruyu yanıtlayan Enver, Çin ile ASEAN'ın, sürece başka tarafları dahil ederek sorunu karmaşık hale getirmeden iletişimi sürdürmesi gerektiğini belirtti.
Enver, tarafların bu süreçte davranış kurallarına uyması ve serbest ticaretin engellenmemesi gerektiğine değinerek, sorunun tırmandırılmaması tavsiyesinde bulundu.
TRUMP YÖNETİMİ VE VENEZUELA'DAKİ ASKERİ MÜDAHALE
ABD'nin Venezuela'da Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoymasıyla sonuçlanan askeri müdahale konusunda uluslararası kurallara ve hukuka uyulması, hiçbir ülkenin tek taraflı hareket etmemesi yönünde duruş gösterdiklerini aktaran Enver, şunları söyledi:
"ABD'yi Maduro'yu geri göndermeye ve Venezuela halkının karar vermesine izin vermeye çağırdık, çünkü bence günümüz şartlarında bu tür tek taraflı eylemler çok fazla endişeye ve istikrarsızlığa yol açacaktır."
Diplomatik çözümlerin ön planda olması gerektiğini vurgulayan Enver, bölgesel meselelerde Türkiye'nin uzlaştırıcı çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.
İSRAİL'İN YAYILMACI POLİTİKALARI
Enver, Malezya'nın koloniciliğe karşı savaştığını hatırlatarak, bir ülkenin Müslüman, Arap veya Asyalı olup olmadığına bakılmaksızın koloniciliğe karşı çıkılması gerektiğini anlattı.
İsrail koloniciliğinin de kabul edilemez olduğunun altını çizen Enver, hukukun ve adaletin tecellisinin önemine değindi.
Enver, Gazze konusundaki ahlaki terk edişi ve insanların ırkına veya dinine ayrımcılık yapılmasını anlamlandıramadığından bahsederek, Gazze'de yaşananların İsrail saldırganlığından kaynaklandığını vurguladı.
İsrail'in Batı Şeria'daki ve Filistinlilere ait bölgelerdeki yayılmacılığının kolonicilik ve baskıdan ibaret olduğunu aktaran Enver, bu durumun insanlara hiç değilse "tiksinti" hissini yaşatması gerektiğini, aksi takdirde insanlığın kaybolacağını dile getirdi.
TÜRKİYE-MALEZYA SAVUNMA İŞBİRLİĞİ
Enver, Türkiye'deki gelişmiş savunma sanayi şirketleriyle iyi işbirliği içinde olduklarını aktararak, "Geçmişteki düzenlemelerden farklı olarak, Türkiye ile olan anlaşmamız dostane bir ilişkiye dayanıyor, siz bizim insanlarımızı eğitiyorsunuz. Teknoloji transferi var. Eski sömürgeci güçlerle olan eski anlaşmaya benzemiyor." diye konuştu.
Savunma tedarikini kapsayan yeni düzenlemenin önemine değinen Enver, savunma sanayisi açısından çok daha ileri bir kapasiteye sahip olan Türkiye'nin katkılarıyla Malezya'daki savunma kapasitesinin de güçlendirildiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.
Başbakan Enver, Türkiye ile Malezya arasındaki ilişkilerin "olabilecek en üst düzeyde" olduğunu ve kapsamlı bir strateji yürüttüklerini vurguladı.
Enver, Myanmar askeri yönetim lideri General Min Aung Hlaing ile Mart 2025'te meydana gelen depremin ağır hasar bıraktığı Myanmar'a sağlanması planlanan insani yardımları ve normale dönme çabalarını görüştüğünü hatırlatarak, bu konuşmada Arakanlı Müslümanlar (Rohingya) dahil bütün azınlıklara yönelik saldırıların durdurulması ve insani yardımın ayrım gözetilmeden dağıtılmasını şart koştuğu bilgisini paylaştı.
Arakanlı Müslümanlara yönelik adaletsizliğin ve baskıların sürdüğüne dikkati çeken Enver, askeri yönetime karşı baskıların sürmesi gerektiğini ve askeri yönetimle diyalog konusundaki girişimleri sürdürdüklerini aktardı.
MALEZYA, GAZZE'DE KATKI SUNMAYA HAZIR
"Filistin gibi konularda uluslararası sistemin başarısızlığına yönelik eleştirileriniz ışığında, Türkiye ve Malezya, Müslüman dünyasında ve uluslararası arenada siyasi ve ahlaki işbirliği için ortak bir çerçeve oluşturabilir mi?" sorusunu yanıtlayan Enver, Gazze'den oldukça uzak olmalarına rağmen Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerin konuya ilişkin girişimlerini desteklediklerini hatırlattı.
Enver, Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altındaki barış gücüne katılmak dahil her türlü katkıyı sunmaya hazır olduklarını söyleyerek, adalete, barışa ve insan onuruna inandıklarını kaydetti.
Türkiye, Malezya ve Pakistan arasında siyasi ve askeri ittifak kurulması girişimini canlandırmayı planlayıp planlamadığı sorusunu cevaplayan Enver, bölgesel girişim ve ortaklıkların öneminden bahsetti ve ittifakın birkaç ülkeyle sınırlandırılıp sınırlandırılmayacağının liderlerle müzakere edilmesi gereken bir konu olduğunu söyledi.
Enver, bir soru üzerine, ülkesinin ham madde ihracatına değil sadece yatırım işlemlerine izin vermeyi politika olarak benimsediğini belirterek, "Daha önce ABD ile bu anlaşmayı yaptığımızda bazı karışıklıklar yaşandı. Başkalarının katılımına izin vermediğimiz konusunda. Bu doğru değil. Şu anda en büyük yatırımcı Avustralyalılar ve bu yıl Koreliler de katıldı, Çinliler de zaten oradalar. ABD çok ilgileniyor." ifadelerini kullandı.
Malezya'daki üniversitelerde yapay zeka alanında birçok yeni fakülteye yer verildiğini anlatan Enver, "Bu nedenle, şu anda Türkiye ile eğitim alanında çok güçlü bir işbirliği içindeyiz, buradaki üniversitelerle, araştırma merkezleriyle yapay zeka dahil tüm alanlarda birlikte çalışmak için." şeklinde konuştu.




