02 Mart 2021 Salı / 18 Recep 1442
Gece modu

Fransa'nın ''özür dilemeksizin'' hazırlattığı raporla sömürge geçmişiyle yüzleşme çabası Cezayir'de tepkiyle karşılandı

Fransa'nın, özür dilemeksizin Cezayir'deki sömürge geçmişiyle yüzleşme çabası, 'tarihin saptırılması' ve 'cellatla kurbanı bir tutma' girişimi olarak değerlendirildi.

AA29 Ocak 2021 Cuma 12:09 - Güncelleme: 29 Ocak 2021 Cuma 12:14

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız tarihçi Benjamin Stora'yı Temmuz 2020'de "sömürge tarihi ve Cezayir Savaşı" konusunu araştırarak "iki halk arasında uzlaşıyı" sağlamak üzere görevlendirdi. Elysee Sarayı, Macron'un 20 Ocak 2021'de raporu teslim aldığını, bu konudaki çalışmaları sürdürmek istediğini ve bu raporun ışığında bazı inisiyatifler alacağını açıkladı.

Rapor sonucunda iki ülke arasındaki geçmişin daha geniş biçimde aydınlatılması için bir "hakikat komisyonu" kurulması tavsiye edildi. Stora'nın çalışmasında Fransa'daki eğitim müfredatının değiştirilmesi, sömürge tarihine ilişkin arşivlerin bilim adamlarına açılması gibi tavsiyeler yer aldı.

Macron, Cezayir sömürge geçmişi konusunda kendisinden önceki altı cumhurbaşkanından daha ileri gitmesine rağmen rapor Cezayir'in öncelikli talebi olan Fransa'nın sömürge dönemine ilişkin resmi bir özür dilemesinin aksine tavsiyede bulundu. Bunun üzerine, Macron'un makamından sömürge konusunda özür dilemeyeceğinin resmi olarak belirtilmesi, Kuzey Afrika ülkesinde yoğun tepkiyle karşılandı.

Stora raporunda, özrün aksine bu konuda atılacak somut adımların normalleşmeyi teşvik etmek için daha etkili olacağını savundu. Stora, raporunda, çalışmasının "Fransa'nın sömürge geçmişi ve Cezayir savaşının geride bıraktığı konularda kapağı kaldırmayı amaçladığını" belirterek, "Eğer ki tüm kapakları birer birer kaldırırsanız, sömürgenin hakiki tarihine bir genel bakış elde edersiniz." ifadelerine yer verdi.

Raporda, Fransa'nın uzunca süredir tam manasıyla kabul etmediği Cezayir'deki nükleer denemeleri itiraf etmesi gibi yeni unsurlar bulunmasına rağmen, Fransız sömürge ordusunda görev yapan "Harki" Cezayirlilerin ülkelerini ziyaret etmesi ve her yıl 25 Eylül'de bunların anılması gibi unsurlar Cezayirliler tarafından eleştirildi.

Cezayir, Fransız sömürge idaresinin ülkeden ayrılırken Cezayir'in Osmanlı dönemine de ait yüz binlerce evrakı kaçırdığını ve bunların iadesini vurgularken, raporda tarih arşivlerinin açılmasından bahsedilirken bunların iadesi konusunda sessiz kalınması dikkat çekti.

-Cezayirli yetkili: "Rapor elimize ulaşmadı"

Cezayir Cumhurbaşkanlığı Sömürge Geçmişi'nden Sorumlu Danışmanı Abdulmecid Şeyhi, yerel basına yaptığı açıklamada, raporun kendilerine resmi yollardan gönderilmediğini ve ülkeler arasındaki ilişkilerin basında çıkan raporlardan yürütülemeyeceğini söyledi.

Şeyhi, "Rapor elimize resmi yollardan ulaştığı zaman yanıt vereceğiz." dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya'da tedavi gören Cezayirli mevkidaşı Abdulmecid Tebbun ile yaptığı telefon görüşmesinde, "iki ülkeyi ilgilendiren ortak geçmiş ve çıkarlar konusunda birlikte çalışma" arzusunu aktardı.

Cezayir Cumhurbaşkanlığı'nın açıklamasına göre, Tebbun da tedavisinin tamamlanmasının ardından ülkesine döndüğünde bu konuyla ilgileneceğini söyledi ancak açıklamada rapora herhangi bir referans verilmedi.

-Cezayir kamuoyu rapora sert tepki gösterdi

Fransa'nın travmatik sömürge dönemine ilişkin söz konusu rapora Cezayir'in siyaset, basın, sivil toplum ve entelektüel çevreleri ortak tavır gösterdi.

Cezayirli İslami eğilimli Barış Toplumu Hareketi Lideri Abdurrezak Mukri, rapora ilişkin açıklamasında, "Raporu okuduğunuzda, sanki 'aynı toprak üzerinde hak sahibi iki ayrı grubun savaşından' bahsediyor gibi hissediyorsunuz. Rapor, sanki insanlığın tanıdığı en kötü işgallerden birini anlatıyor gibi değil." İfadelerini kullandı.

Cezayir Üniversitesi'nden tarihçi Prof. Dr. Mevlüd Uveymer, rapora ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "tarihçi Stora'nın Fransız ve Cezayirli siyaset ve bilim dünyasından isimlerle görüşmelerine, çoğu da Fransızca kaynaklarda yayınlanmış bilgilere dayanarak bu raporu hazırladığını" söyledi.

Raporda yeni bir unsura rastlamadığını belirten Uveymer, çalışmanın Fransa'daki seçim dönemi öncesinde "aceleyle" hazırlandığına dikkati çekti.

Cezayirli tarihçi, Stora'nın raporunda sadece ülkesinin bağımsızlık savaşı başlattığı dönem 1954-1962 yılına odaklandığına işaret ederek, "Stora, raporunda Cezayir toplumunun mülkiyetine ve unsurlarına 132 yıl boyunca el konulmasına değinmedi. Tüm sömürgeyi sadece 20. yüzyıla indirgedi." dedi.

Aynı şekilde, Cezayirli tarih araştırmacısı Lizaher Bugambuz da raporun "cellatla kurbanını bir tuttuğunu" ifade ederek, "Stora'nın raporu, sömürge şiddetini Cezayirli bağımsızlık savaşçılarının ülkesini savunmasına bağlayarak geçmişi saptırıyor." ifadelerini kullandı.

Raporun Cezayir'i uzaktan yakından ilgilendirmediği yorumunu yapan Bugambuz, "tarih kitaplarının kaydettiği biçimde Fransa'nın Cezayir'de milyondan fazla kişiyi infaz ettiği sömürge geçmişini resmi olarak tanıması, özür dilemesi ve kurbanlara tazminat ödemesi gerektiğini" belirtti.

Bugambuz, geri kalan unsurların ikincil olduğunu ve iki ülke arasındaki ortak komitelerin bununla ilgilenebileceğini paylaştı.

-Stora, Cezayir basınına raporu savundu

Raporu kaleme alan Fransız tarihçi Stora, Cezayir'de Fransızca yayın yapan bir gazetedeki makalesinde, Cezayir tarafının en çok tepki gösterdiği resmi özüre işaret etti.

Stora, "Özür beyanları, bir an dile getirilip daha çok derin bir sorunu ertesi gün giderecek sözcükler değildir." ifadelerine yer verdi.

Fransa ve Cezayir arasındaki geçmişe ilişkin yeni bir metodoloji üzerinde çalıştığını savunan Stora, eğitim ve kültür aracılığıyla iki tarafın birbirini daha iyi tanıması amacı güttüğünü paylaştı.

Fransa'nın Afrika kıtasındaki sömürgeci tarihinin en güncel ve en kanlı örneğini teşkil eden Cezayir, 1954'te bağımsızlık mücadelesine başladı.

Cezayir, 8 yıl süren bağımsızlık mücadelesiyle bu uğurda en ağır bedel ödeyen ülkelerden biri kabul edilirken, yaşanan büyük acılar Fransa'nın Afrika'dan çekilirken bıraktığı "kara leke" olarak tarihe yazıldı.

Ülkede yıllar süren insanlık dışı savaşta yaklaşık 1,5 milyon Cezayirli hayatını kaybetti, milyonlarca insan yerinden oldu.

Fransız tarihçinin de raporunda yer verdiğine göre, Fransa Cezayir topraklarında 17 ayrı nükleer deneme yaptı ve Fransız güçlerinin bu topraklara döşediği mayın ve patlayıcılar binlerce Cezayirlinin canına mal oldu.