25 Kasım 2020 Çarşamba / 9 RebiülAhir 1442
Gece modu

Gamaty: Türkiye, İHA teknolojisinin önde gelen ülkelerinden

SETA'nın 'Uluslararası Libya Konferansı'nda güvenlik sektörü reformunun önündeki zorluklar ele alındı. Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın Mağrip Ülkeleri Özel Temsilcisi Guma Al Gamaty, 'Hava kuvvetleri değişiyor. Artık İHA'lar hava kuvvetleri için popüler bir teknoloji oldu. Libya ordusunun da bunlara ihtiyacı var ve Türkiye'yle çok iyi stratejik ilişkilere sahibiz. Türkiye, İHA teknolojisinin önde gelen ülkelerinden. Bu teknoloji Libyalı gençlerle bir araya gelmeli.' dedi.

AA20 Kasım 2020 Cuma 08:11 - Güncelleme: 20 Kasım 2020 Cuma 08:23

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) düzenlediği "Uluslararası Libya Konferansı"nın ikinci panelinde, Libya'da güvenlik sektörü reformunun önündeki zorluklar, birçok boyutuyla ele alındı.

Çevrimiçi ortamda düzenlenen konferansın "Libya için Güvenlik Sektörü Reformunun Önündeki Zorluklar" başlıklı ikinci panele, SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş moderatörlük yaparken, Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın Mağrip Ülkeleri Özel Temsilcisi Guma Al Gamaty, eski Libya Devlet Yüksek Konseyi Danışmanı Salah Al Elbakkoush ve Johns Hopkins Üniversitesi Paul H. Nitze İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu Dış Politika Enstitüsünde Kıdemli Araştırmacı Hafed Al Ghwell konuşmacı olarak katıldı.

- "YENİ BİR VİZYONA VE GÜVENLİK KAVRAMINA İHTİYAÇ VAR"

Al Gamaty, Libya'daki güvenlik kurumları için özel bir vizyon gerektiğini belirterek, "İnsanların 40 yılı aşkın süredir zulümle deneyimledikleri güvenlikten tamamen farklı, yeni bir vizyona, yeni bir güvenlik kavramına ihtiyacımız var." diye konuştu. Al Gamaty, insan haklarını ihlal etmeyen, vatandaşları gerçekten koruyan kurumlardan oluşan bir güvenlik kavramı ve vizyonunun, Libya için bütünsel bir vizyonun parçası olduğunu söyledi.

Öte yandan, Al Gamaty, Libya'da vatandaşların insan hakları kapsamında güvenliğini sağlamanın, Libya topraklarını, egemenliğini ve ülkenin doğal kaynaklarını korumanın, güvenlik kurumları için geliştirilmesi gereken "yeni vizyonun bir parçası" olduğuna dikkati çekti.

Mevzuat, polis, istihbarat ve güvenlik kurumlarını yöneten yasaların birçoğunun gözden geçirilmesi gerekliliğine de işaret eden Al Gamaty, bu yasaların güncellenmesi gerektiğini de vurguladı.

- "LİBYALI GENÇLERİ ORDUYA KATILMAYA TEŞVİK ETMEK GEREKİR"

Al Gamaty, gençlerin düzenli orduda yer alması için yapılması gerekenlerin de ülke için ayrı bir sınav olduğunu belirtti.

Son 10 yılda ülkelerinin geleceği için düzensiz şekilde çatışmalara katılan ve Trablus'u Hafter güçlerine karşı savunan Libyalı gençlerin ordu disiplinine alınması gerektiğini söyleyen Al Gamaty, "Gençleri orduya katılmaya ikna etmek gerekir. Libyalı gençler ülkeleri için bir şeyler yapmaya hevesliler ve ayrıca işe ihtiyaçları var, umuda ihtiyaçları var. Bu isteklerini yerine getirmek için orduya yönlendirilmeleri ve maaşla teşvik edilmeleri gerek." diye konuştu.

Al Gamaty, Libyalı gençlerin orduda disipline girme yanında meslek sahibi olmalarının da sağlanacağını belirtirken onların ülke için tehlikeli alanlara kaymasının da engelleneceğini söyledi.

Ordunun yeni bir vizyon belirlemesi gerektiğine de dikkati çeken Al Gamaty, "Hava kuvvetleri değişiyor. Artık İHA'lar hava kuvvetleri için popüler bir teknoloji oldu. Libya ordusunun da bunlara ihtiyacı var ve Türkiye'yle çok iyi stratejik ilişkilere sahibiz. Türkiye, İHA teknolojisinin önde gelen ülkelerinden. Bu teknoloji Libyalı gençlerle bir araya gelmeli." ifadelerini kullandı.

- "REFORMUN ŞU AN İÇİN ULUSLARARASI DESTEKTEN YOKSUN OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ"

Eski Libya Devlet Yüksek Konseyi Danışmanı Elbakkoush, Libya'daki Güvenlik Sektörü Reformu'nun karşılaştığı en büyük güçlüklerden birinin, hükümet dışı aktörlerin varlığı olduğuna dikkati çekti.

Elbakkoush, "Ülkenin hem batısında, hem de doğusunda, devletin kontrolünü elde tutabilmek adına, hükümet dışı aktörlerin güvenlik sektörünü kontrol etmesine izin verildi. Bu da kendini bile korumakta güçlük çeken zayıf bir devlet formu ortaya çıkardı.” ifadelerini kullandı.

2012'den bu yana süregelen süreçte, devletin zayıflığının güvenlik reformunun karşılaştığı bir diğer güçlük olduğunu kaydeden Elbakkoush, uluslararası destekten yoksunluğun da Libya'nın güvenlik sektörü reformu konusunda en büyük eksikliklerinden biri olduğuna dikkati çekti.

Elbakkoush, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Libya'daki Birleşmiş Milletler Destek Misyonu (UNSMİL) barış görüşmeleriyle, insani kalkınma faaliyetleriyle, sağlık ve güvenlik sektörünün iyileştirilmesi konularıyla oldukça yoğun bir görüntü veriyor. Halbuki, misyonun faaliyetlerini barış görüşmeleri ve diğer faaliyetler olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Mesela misyon şu ana kadar güvenlik sektörüyle alakalı hiçbir şey yapmış değil. Bu konuda, sanki Hafter'in düzenli bir ordusu varmış, doğuda ve güneyde hükümet dışı aktörler yokmuş gibi, sadece batıdaki hükümet dışı aktörlere odaklandı. Üstelik Misyon Güvenlik Sektörü Reformu için mücadele vermeye ve bunu barış görüşmelerinin bir parçası haline getirmeye de yanaşmadı. Dolayısıyla reformun şu an için uluslararası destekten yoksun olduğunu söyleyebiliriz."

- "YENİ ABD YÖNETİMİ, DIŞ POLİTİKADA BARACK OBAMA DÖNEMİNE GERİ DÖNECEK"

Johns Hopkins Üniversitesi Paul H. Nitze İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu Dış Politika Enstitüsü'nde Kıdemli Araştırmacı Ghwell de konuşmasında, ABD'deki yeni yönetimin, dış politikada, Barack Obama dönemine geri dönebileceği değerlendirmesinde bulunarak, şu ifadeleri kullandı:

"Libya'ya gelince, ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) sürecine, her şeyden çok daha aktif destek vereceğini göreceğimizi düşünüyorum. Sanırım yeni ABD yönetimi, Hafter'le olduğu gibi, bir çatışmaya ve askeri saldırıya asla izin vermemek için Barack Obama yaklaşımına geri dönecek. ABD'deki yeni yönetim, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi Libya'da savaş ve çatışma yaratmada aracı olan müttefikleri söz konusu olduğunda da güçlü olmaktan çekinmeyecek. Örneğinm, Trump hiçbir zaman BAE ile konuşmak veya onları durdurmak istemedi."