25 Şubat 2021 Perşembe / 13 Recep 1442
Gece modu

Hamas'tan 3. intifada çağırısı! İntifada çağrısı nedir?

Hamas, Batı Şeria'daki Filistinliler'e, Gazze'de zafer için intifada çağrısında bulundu.

25 Temmuz 2014 Cuma 07:00 - Güncelleme: 25 Temmuz 2014 Cuma 21:41
Filistin halkı İsrail'in 17 gündür süren Gazze katliamına karşı sokaklara indi. Mescid-i Aksa, Ramallah, Batı Şeria ve Ramallah ile Kudüs arasındaki Kalandiya bölgesinden on binlerce insanın Gazze'ye doğru yürüyüşe geçmesi ile "Üçüncü İntifada" yorumları yapıldı. Yürüşlere engel olmak isteyen İsrail askerlerinin ateş açması sonucu iki Filistinli hayatını kaybetti.
 
İsrail polisi ile Gazze katliamına karşı sivil direnişe geçen Filistinliler arasında büyük çatışmalar yaşanıyor. Batı Şeria'da 2 Filistinli genç İsrail askerleri tarafından vurularak öldürüldü.
 
Ramallah'ta Kalandiya bölgesinde onbinlerce Filistinli Gazze'ye destek olmak ve İsrail'e karşı direnmek için sokağa döküldü.
 
Mescid-i Aksa'da da teravih namazı çıkışında halk yürüyüşe geçti. Kudüs'e doğru yürüyen kalabalık grupla İsrail askerleri arasında şiddetli çatışmalar meydana geliyor.
 
ÜÇÜNCÜ İNTİFADA YORUMU
 
Bu tepki, sosyal medyada 3. İntifada şeklinde yorumlansa da Filistin Hükümeti ve Hamas kanadı, halk ayaklanmasının niteliği hakkında henüz bir açıklama yapmış değil.
 
Sokaklarda on binlerce Filistinli var ve bu eylem hızla tüm ülkeye yayılıyor.
 
İSRAİL'İN DUVARINI YIKIYORLAR
 
Filistinli gençler, İsrail'in, Filistinlileri Kudüs bölgesinden soyutlamak amacı ile inşa ettikleri Kudüs ile Abu Dees bölgesini birbirinden ayıran duvarı yıkıyorlar.
 
 
"250 KİŞİ VURULDU"
 
Al Jazeera'ya konuşan Filistin Sağlık Bakanlığı Ramallah sözcüsü Osama Neccar "Kalandiye'den sadece gerçek mermiyle vurulan 250 yaralı hastanemize geldi. Gaz bombalarıyla veya plastik mermiyle vurulan yaralılar protesto yerinde müdahale ettik. Yaralılar baş, kalp ve boyun gibi hassas yerlerden vuruldu. Belliki öldürmek için vuruldular. Geçtiğimiz kısa süre içinde her dakikada bir yaralı hastaneye geliyordu" diye konuştu.
 
HAMAS'TAN TARİHİ ÇAĞRI
 
Hamas, Batı Şeria'daki Filistinlileri, Gazze'de zafer için "kitlesel intifada"ya çağırdı.
 
Hamas Sözcüsü Fevzi Berhum, yazılı açıklamasında, "Batı Şeria'daki halkımızı, Gazze'de hakiki ve fiili bir zafer elde edilmesi için kitlesel bir intifadaya ve İsrail düşmanıyla her türlü çarpışmaya çağırıyoruz" ifadesini kullandı.
 
Gazze'ye destek amacıyla "48 Binlik Yürüyüş" sloganıyla Ramallah'tan Kudüs'e ulaşmak isteyen binlerce Filistinli, Kalendiya kontrol noktasına gelmiş, burada İsrail askerleri ile Filistinliler arasında çatışma çıkmıştı.
 
İsrail askerlerinin göstericileri dağıtmak için gerçek ve plastik mermi, göz yaşartıcı gaz bombası ve tazyikli su kullanması sonucu 2 Filistinli hayatını kaybetmiş, 5'i ağır 200 kişi yaralanmıştı.
 
Batı Şeria'da 12 Haziran'da kaybolan 3 Yahudi yerleşimcinin 18 gün sonra ölü bulunmasının ardından Filistinli genç Muhammed Ebu Hudayr 2 Temmuz'da kaçırılmış ve yakılarak öldürülmüştü. İsrail olayların ardından 7 Temmuz'da "Koruyucu hat" adı altında Gazze'ye havadan, 17 Temmuz Perşembe akşamı da karadan saldırıya geçmişti. İsrail'in havadan, karadan ve denizden Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 797 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 130 kişi yaralandı.
 
İntifada ne demek?
 
İntifada Arapça bir kelimedir. İntifada kelimesi Türkçe'de "Ayaklanma" anlamına gelir.
 
1. İntifada
 
Birinci İntifada (ayaklanma) veya Birinci Filistinli İntifada , İsrail’in, aralık 1987’den 1993 Oslo Anlaşmasının imzalanmasına kadar süren, Filistin topraklarını ele geçirmesine karşı, Filistinlilerin ayaklanmasıdır. Ayaklanma 9 Aralıkta Cebaliye mülteci kampında başladı. Gittikçe yükselen tansiyon, ölen Filistinli ve İsrailliler ve son olarak İsrail ordusuna ait bir aracın dört Filistinli’ye çarpıp öldürmesi, ayaklanmayı ateşledi. Aracın dört Filistinliye kasıtlı çarptığı söylentisi hızlı bir şekilde Gazze’de, Batı Şeria’da ve Doğu Kudüs’te yayıldı . Genel grev, Gazze ve Batı Şeria’daki İsrailli kurumları boykot, ordu emirlerine karşı sivil itaatsizlik, İsrail yerleşkelerinde çalışmamak, İsrail ürünlerini satın almamak, vergi vermemek, Filistinli araçları İsrail ehliyetleriyle kullanmayı reddetmek, grafitiler yapmak, barikatlar kurmak] ve Filistin sınırları içindeki İsrail’e ait askeri binalara taş ve molotof kokteyli atmak, ayaklanma sürecinde gerçekleşen eylemlerdi. Buna cevaben, İsrail, ayaklanmaları durdurmak için 80.000 askeri mobilize etti. Çocuk haklarını dünya çapında savunan “Save the Children” raporuna göre ilk iki yıl boyunca, 18 yaş altı bütün Filistinlilerin 7% si ateşlenen silahlardan, dayaklardan veya göz yaşartıcı gazdan dolayı yaralandı [8]. Filistinlilerin kendi arasında, İsraille işbirliği yapma suçlamarından dolayı gerçekleşen şiddet eylemleri de ayaklanmaların daimi özelliklerinden biriydi. İsrail güvenlik güçleri 1087 Filistinliyi öldürürken, Filistinliler, 100 İsrailli sivili ve 60 İsrail güvenlik personelini öldürdü [8], 1400 den fazla sivili ve 1700 askeri yaraladı [9]. Filistinliler 822 Filistinliyi, İsraille işbirliği yapma suçlamalarıyla öldürdü, yarısından fazlasının sonralarda İsraille hiçbir alakalarının olmadığı kanıtlandı.
 
2. İntifada
 
İkinci İntifada veya El Aksa İntifadası, Eylül 2000 sonlarında başlayıp, 2005’te biten, İsrailliler ve Filistinliler arasındaki şiddetin arttığı, ikinci Filistinli ayaklanmasıdır. Ayrıca Oslo Savaşı olarak ta bilinir. İçinde sivil ve askerleri bulunduran toplam ölü sayısı, Filistin tarafında 3000 ve İsrail tarafında 1000 i buldu ve ayrıca 64 yabancı da hayatını ayaklanma sürecinde kaybetti. B’Tselem’in raporlarına göre, 30 Nisan 2008 tarihine kadar öldürülen Filistinlilerin 35.2% si ayaklanmalarda aktif bir şekilde rol aldı, 46.4% ü ayaklanmalara katılmadı ve 18.5% inin katılıp katılmadığı anlaşılmadı. Yine B’Tselem raporlarına göre, İsrail tarafında ölenlerin 31.7% si güvenlik güçlerinden ve 68.3% ü sivillerdendi. İsrail Uluslararası Terörle Mücadele Enstitüsü’nün 2005 tarihli bir çalışmasına göre, Filistinli yaşamını kaybedenlerin çoğunluğu ayaklanma sürecinde şiddete başvuranlardı. Enstitü, İsrailli şiddete başvuranların, 22% olduğu ve sivillerin, 78% olduğu sonucuna vardı.