Şara, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında moderatörlüğünü TRT World kıdemli sunucusu Alican Ayanlar'ın yaptığı programda konuştu.
Bölgenin son yüzyıldan beri "daha önce tarihte olmadığı kadar" zor bir dönemden geçtiğini ve birçok problemler yaşadığını kaydeden Şara, bölge halkları adına bu zorluklara karşı rol almaya çabaladığını bildirdi.

Şara, Suriye'nin "çok müstesna bir coğrafi konumda" bulunduğunu kaydederek, ülkesinin "çoğu zaman bir dünya gücü tarafında kendisinden yana olmaya zorlandığını" belirterek, "Bu seçeneğe artık mahkum değiliz." dedi.
Ülkesinin hem Rusya hem ABD hem de Çin ile dengeli bir ilişki kurmaya çabaladığını anlatan Şara, "çatışmaların posta kutusu olmaktansa, stratejik güvenliğinin sağlanmasını hedefliyoruz." diye konuştu.

"Suriye'nin 14 yıldır İran saldırısına maruz kaldığını ve İran'ın eski rejime destek olduğunun farkında olduklarını" ifade eden Şara, "Suriye, bütün bir olumsuz geçmişe rağmen bugünkü çatışma ve İran'a karşı yapılan savaşta taraf olmadı." değerlendirmesinde bulundu.
Şara, bölgede "çatışmanın çıkmaması ve alevlenmemesi" için çaba sarf ettiklerini kaydederek, "Hedef, diplomasinin hakim olduğu ve çatışmaların olmadığı bölge olmak. Suriye'nin herhangi bir çatışmada taraf olmamasına çabalıyoruz." dedi.
ABD'nin önderliğinde Lübnan'da sağlanan ateşkese destek verdiklerini kaydeden Şara, "(Suriye) Ülke, Lübnan'da yaşananlardan da etkileniyor." ifadesini kullandı.

İsrail'in Golan Tepeleri'nde sürdürdüğü işgale dikkati çeken Şara, İsrail'in orada "hak iddia etmesinin yersiz" olduğunu belirterek, "(Golan Tepeleri) Bir devletin hakkı değil, bir halkın hakkıdır." dedi.
ABD'nin İsrail'in Golan Tepeleri işgalini tanıdığını anımsatan Şara, bunun uluslararası hukukta bir yeri olmadığını bildirdi.
Suriye ve İsrail arasındaki ateşkes anlaşmasını, Aralık 2024'te Beşşar Esed rejiminin devrilmesi sonrası İsrail'in ihlal ettiğini kaydeden Şara, "İsrail bunu ihlal etti. Yeni kuralların ve şartların belirlenmesini için çabalıyoruz. Başarırsak eğer Golan Tepelerini adına uzun vadeli müzakere süreci başlatacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Ülkedeki "yeniden entegrasyon" sürecinin ilerleyişine değinen Şara, ülkede "her attıkları adımda önemli gelişmeler yaşadıklarını" belirtti.
Şara, "Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile anlaşma birçok adımı içerisinde barındırıyor. Mart 2025 anlaşmasına sadık kalınmadı, aralıkta son buldu, aralıkta genel bir anlaşma imzalandı." ifadelerini kullandı.
Entegrasyon sürecinin aşamalara dönüşmüş şekilde gerçekleşmeye devam ettiğini belirten Şara, "Taraflar Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve istikrarını temellendirmek istiyor. İyi ilerlediğimizi ifade etmek isterim." dedi.
Ülkede anayasa deklarasyonu, siyasi boşluğun doldurulması, meclisin kurulması, ekonomik kurumsallaşma süreçlerinin adım adım yönetildiğini kaydeden Şara, "Burada ilk adım (ABD menşeli) yaptırımların kaldırılmasıydı ve başarıldı. Nüfus sayımı önemli çünkü ülke içi ve dışına göç hareketleri yaşandı. Toprak bütünlüğü sağlamlaştırılmalı." ifadelerini kullandı.
Şara, ülkenin yeniden inşa politikasında "yatırımlara dayalı vizyon" izlediklerini kaydederek, ülkede yatırım atmosferinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Suriye'ye yönelik yapılması beklenen yardımlara dikkati çeken Şara, "Vaat aldık ama hiçbiri gerçekleşmiş değil. Suriye yardıma ihtiyaç duyan bir ülke ancak politize edilmiş yardım fonu almak ya da sahip olmak istemiyoruz. İlk olarak kendimize yetecek seviyeye ulaşmak istiyoruz." dedi.
Şara, ülkesinin bir dönem "çatışmaların posta kutusu haline geldiğini" ifade ederek, Suriye'nin son dönemde çatışmalardan uzak olmasının yatırım fırsatlarını artırdığını ve ülkenin "hayal edilemeyecek ivme kazandığını" belirtti.




