25 Eylül 2020 Cuma / 7 Safer 1442
Gece modu

İhanet anlaşmalarına sert tepki: Kullanılan mürekkep kadar değeri yok

BAE ve Bahreyn'in İsrail ile normalleşme anlaşması imzalamasına tepkiler artarak devam ediyor. Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, anlaşmalarının hiç imzalanmamış hükmünde olduğunu ifade ederek 'İsrail'le imzalanan anlaşmaların, kullanılan mürekkep kadar bile değeri yok.' dedi.

AA16 Eylül 2020 Çarşamba 07:09 - Güncelleme: 16 Eylül 2020 Çarşamba 08:04

Filistin Devlet Televizyonu'na konuşan Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Konseyi Genel Sekreteri Saib Ureykat, ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde dün imzalanan anlaşmalarla ilgili değerlendirmede bulundu.

BAE ile Bahreyn'in normalleşme anlaşmalarını imzalamasının, "Yüzyılın Anlaşmasını imzalamak" demek olduğunu belirten Ureykat, iki ülkenin, Mescid'i Aksa'nın İsrail egemenliğinde olmasına onay verdiklerini vurguladı.

"1967 sınırlarını, Doğu Kudüs'ü, Mescid-i Aksa'yı ve Kıyamet Kilisesi'ni zikretmeden iki devletten bahseden kişi, Filistin devletinden Yüzyılın Anlaşması'ndaki haliyle bahsediyor demektir." diyen Ureykat, BAE ile Bahreyn'in fiili olarak söz konusu anlaşmayı hayata geçirdiğini kaydetti.

Trump'ın dünkü imza töreninde, "Filistinlilerin de bu sürece dahil olacakları" yönündeki açıklamasını değerlendiren Ureykat, "buradan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve diğer devlet erkanından kurtulduktan sonra" anlamının çıktığını dile getirdi.

İSRAİL MECLİSİ'NDEKİ ARAP MİLLETVEKİLLERİNDEN NORMALLEŞME ANLAŞMALARINA KARŞI UYARI

İsrail Meclisi'ndeki Arap milletvekillerinden Mansur Abbas ve Cemal Zehalika, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasında imzalanan normalleşme anlaşmalarının doğuracağı sonuçlara karşı uyarıda bulundu.

Demokratik Ulusal Birlik Partisi Başkanı Zehalika, yazılı açıklamasında, Washington'daki dörtlünün imzaladığı anlaşmaların, BAE ile Bahreyn'in, kendi ülkelerinde iç krizlerle boğuşan ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya sunulan tehlikeli bir hediye olduğunu kaydetti.

Zehalika, "BAE ile Bahreyn, bugün Filistin halkına karşı İsrail'in yanında olduğunu ilan ediyor. Bahse konu ilişki, sadece bir normalleşme değil bilakis stratejik bir ortaklıktır. İsrail'le ittifak kuranın ise Filistin halkının ve meşru haklarının yanında yer alması mümkün değildir." ifadesini kullandı.

Zehalika, Bahreyn ve BAE halklarının İsrail'in yanında yer almayı kabul etmeyeceğine inandıklarını dile getirdi.

Ortak Arap Listesi Bloku üyesi Milletvekili Abbas ise açıklamasında, "Barış, yüce insani bir olgudur ancak silah anlaşmalarına ve rejimleri korumak için gelişmiş casusluk cihazlarına kılıf olması için Washington'da bu olgunun üzeri çizilmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Gerçek barışın işgalin sonlanmasıyla başlayacağına değinen Abbas, "Netanyahu'nun övündüğü barış için barış denklemi, bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla gerçekleşebilir. Bu olmadığı taktirde birkaç sene içinde kendimizi İsrail apartheid sistemi içinde buluruz." ifadelerine yer verdi.

NORMALLEŞME KARŞITI 200 BİNİ AŞKIN KİŞİ FİLİSTİN BİLDİRİSİ'Nİ İMZALADI

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Normalleşmeyle Mücadele Birliği, İsrail'le normalleşme karşıtı 200 bini aşkın kişinin "Filistin Bildirisi"ne imza attığını duyurdu.

İsrail ile BAE ve Bahreyn arasında normalleşme anlaşmalarının imzalanmasının ardından Twitter'da "Halklar normalleşmeye karşı" etiketiyle kampanya başlatıldı.

Birliğin Twitter hesabından yapılan yazılı açıklamada, kampanya kapsamında Filistin Bildirisi'ni imzalayanların sayısının 200 bini geçtiği ifade edildi.

Bildiride, "Filistin meselesinin haklılığına olan inancım ve bu konuda taşıdığım sorumluluktan hareketle Filistin devleti bildirisini imzalamaktan onur duyuyorum. Bu bildiriyle şunu teyit ediyorum: Filistin işgal altında bir devlettir, işgalden kurtarılması bir görevdir. Siyonist yapı; işgalci, ırkçı, Mescid-i Aksa'yı ve Filistin topraklarını gasbeden bir yapıdır ve normalleşmenin her türlüsü ihanettir." ifadeleri yer aldı.

Birlik, kampanya kapsamında Körfez ülkelerinden ve Filistin'nden çok sayıda aktivistin, söz konusu bildiriyi imzalamaya teşvik eden tweetlerine yer verdi.

BAE Normalleşmeyle Mücadele Birliği, ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ağustos'ta BAE-İsrail arasında normalleşme anlaşmasına varıldığını duyurmasının ardından yurt dışındaki muhalifler ve akademisyenler tarafından kurulmuştu.

FETİH YETKİLİSİNDEN "BAE, 2010'DAN BU YANA FİLİSTİN'İ BOYKOT EDİYOR" AÇIKLAMASI

Fetih Hareketi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Cibril Er-Rucub, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) 2010'dan bu yana Filistin'i boykot ettiğini söyledi.

Filistin Devlet Televizyonu'na konuşan Rucub, BAE'nin 2010 yılından bu yana Filistin'i boykot ettiğini ve Abu Dabi'deki Filistin büyükelçisinin hiçbir ulusal güne davet edilmediğini belirtti.

Rucub, "Bugünden sonra BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid ile onun dışındakilerin kendi ihanetlerini ve suç ortaklıklarını örtbas etmek için Filistin kartını kullanmalarına izin vermeyeceklerini" ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı ve damadı Jared Kushner'in son 2 yıldır Arap ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretlerde, Filistin'e yapılan yardımların durdurulmasını istediğini söyleyen Rucub, bu nedenle daha önceki Arap zirvelerinde alınan kararlar doğrultusunda yapılan yardımların kesildiğine işaret etti.

HAMAS SÖZCÜSÜ ZUHRİ'YE GÖRE NORMALLEŞME ANLAŞMALARI İSRAİL'E BARIŞ GETİRMEYECEK

 Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Bahreyn ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yöneticilerinin İsrail'le imzaladıkları normalleşme anlaşmalarının İsrail'e barış getirmeyeceğini söyledi.

Ebu Zuhri, ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde Beyaz Saray'da dün imzalanan normalleşme anlaşmalarıyla ilgili açıklama yaptı.

Bahreyn ve BAE'nin İsrail ile normalleşme anlaşması imzalamasını, "düşmanın safını tutma, işgalciyi destekleme ve Filistin haklarını gasbetme" olarak nitelendiren Ebu Zuhri, "BAE ve Bahreyn yöneticileri, bu anlaşmalarla Kudüs'e ve Filistin'e ihanet etmiştir." dedi.

"Bu anlaşmaların, bölgede İsrail'e barış getirmeyeceğini teyit ediyoruz." değerlendirmesinde bulunan Ebu Zuhri, bölge halklarının, İsrail'i gerçek düşman olarak görmeye devam edeceğini vurguladı.

- "KULLANILAN MÜREKKEP KADAR DEĞERİ YOK"

Öte yandan, bir diğer Hamas sözcüsü Hazım Kasım Facebook sayfasından yaptığı açıklamada, İsrail'le imzalanan normalleşme anlaşmalarının hiç imzalanmamış hükmünde olduğunu belirtti.

Filistin halkının, tüm haklarını geri alıncaya kadar mücadelesine devam edeceğini kaydeden Kasım, "İsrail'le imzalanan anlaşmaların, kullanılan mürekkep kadar bile değeri yok." ifadesini kullandı.

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) ise anlaşmalarla ilgili, "Filistin halkı ve Arapların tarihinde kara bir gün" nitelemesinde bulundu.

Anlaşmaların uzun yıllar süren plan ve hazırlıkların sonrasında imzalandığını dile getiren FHKC, işgalcinin işlediği tüm ihlaller ile normalleşme ve Filistin meselesini tasfiye planlarına karşı tüm direniş metotlarını kullanma çağrısı yaptı.

FİLİSTİN YÖNETİMİ: BEYAZ SARAY'DA YAŞANANLAR BÖLGEDE BARIŞI SAĞLAMAYACAK

Filistin yönetimi ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde imzalanan İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasındaki normalleşme anlaşmasına ilişkin "Beyaz Saray'da yaşananlar bölgede barışı sağlamayacak." açıklamasında bulundu.

Filistin Devlet Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Beyaz Saray'da düzenlenen imza törenine ilişkin şu ifadeler kullanıldı:

"ABD ve İsrail işgal otoritesi, Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve sürekli bir devlet kurma hakkını tanımadığı ve Filistin'deki mülteci sorunu 194 sayılı karar uyarınca çözülmediği sürece Beyaz Saray'da yaşananlar bölgede barışı sağlamayacak. Kimseye Filistin halkı ve Filistin halkının tek meşru temsilcisi olan Filistin Kurtuluş Örgütü adına konuşma yetkisi vermedik ve vermeyeceğiz."

Açıklamada "Asıl sorun İsrail işgal yönetimiyle anlaşmaları imzalayan ülkeler arasında değil, işgal altında acı çeken Filistin halkı arasındadır." ifadelerine yer verilirken, şunlar kaydedildi:

"İşgal sona ermeden ve Filistin halkı uluslararası meşru kararlarda öngörülen tüm haklarını elde etmeden, bu anlaşma bölgede hiç kimse için barış, güvenlik ve istikrar sağlamayacak. Filistin halkını ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nü pas geçme girişimlerinin sorumluluğunu ABD ile İsrail işgal devletinin taşıyacağı tehlikeli yansımaları olacaktır."

FKÖ: BUGÜN, ARAP REJİMLERİ TARİHİNDE KARA BİR GÜN

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasında imzalanan normalleşme anlaşmasına ilişkin, "kara bir gün" değerlendirmesinde bulundu.

FKÖ Yürütme Kurulu Üyesi ve Filistin Kurtuluş Cephesi Genel Sekreteri Vasıl Ebu Yusuf AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bugün, Arap rejimleri tarihinde kara bir gün, Filistin halkı ve Filistin davası için ise üzücü bir gündür." dedi.

"BAE ve Bahreynli yöneticiler bugün ABD ve İsrail'e güven mektubu sundu." diyen Ebu Yusuf, şöyle devam etti:

"Bu, Filistin halkının mücadelesine, haklarına, kutsallarına ve fedakarlıklarına vurulan bir başka hain bıçak darbesidir. Bu durum Filistin davasına ihanet değil, aynı zamanda Arap ve İslam ümmetinin amaçlarına ihanettir. Bu anlaşma Filistin meselesini tasfiye etmeyi amaçlayan ve uluslararası hukuk kararlarına alternatif olarak orman kurallarını dayatan ABD'nin hazırladığı sözde 'Yüzyılın Anlaşması' adındaki anlaşma çerçevesinde imzalandı."

Ebu Yusuf, "Bu planın, Siyonist-Amerikan ittifakı altında yürütülmesi; Filistin halkına karşı işlediği suçları daha da arttırması, topraklarına el koyması, işgal altındaki tüm Filistin topraklarında etnik temizlik yapması ve toplu cezalandırma politikası konusunda işgalciye daha fazla güç veriyor. ABD, işgalci (İsrail) ve normalleşme üçlüsü Filistin davasına ciddi bir tehdit oluşturuyor." ifadelerine yer verdi.

Ebu Yusuf ayrıca normalleşmenin, İsrail'in, Filistin halkına yaptıklarının cezasız kalmasına sebep olduğunu sözlerine ekledi.

- BUGÜN BAE VE BAHREYN İŞGAL DEVLETİNE BOYUN EĞME ANLAŞMASINI İMZALADILAR"

Fetih Hareketi Devrim Konseyi Genel Sekreteri Macid el-Fityani ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bugün BAE ve Bahreyn; bağımlılık, koruma ve işgal devletine boyun eğme anlaşmasını imzaladılar." dedi.

"Ne yazık ki bu anlaşma Filistinlilerin, Filistin kurtulana kadar mücadelenin devam edeceğine dair ahitlerini ve sözlerini kanlarıyla yazdığı Sabra ve Şatilla katliamının arifesinde (16 Eylül 1982) imzalandı. Bu kara bir gündür. BAE ve Bahreyn yöneticileri için utanç günüdür." diyen Fityani, BAE ve Bahreyn'in Filistinliler adına söz söyleme hakları olmadığını vurguladı.

BAHREYN'DE HALK BASKILARA RAĞMEN NORMALLEŞME ANLAŞMASINI PROTESTO ETTİ

Bahreyn'de çok sayıda kişi, baskılara rağmen, İsrail'le imzalanan normalleşme anlaşmasını protesto etti.

Ülkedeki en büyük muhalif yapılanma olan Vifak Ulusal Derneği, Twitter hesabında, normalleşme anlaşmasına tepki olarak gece gösteri düzenleyen Bahreynlilere ait fotoğraflar paylaştı.

Fotoğraflarda, onlarca kişinin, İsrail'le normalleşme anlaşması imzalanmasını kınayan dövizler taşıdığı görüldü.

Dernek, fotoğraflarla ilgili olarak, "Bahreyn halkı, baskıya, ölüme ve hapishanelere rağmen normalleşmenin ihanet olduğunu haykırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Bahreyn'de yayın yapan muhalif LuaLua TV ise onlarca kişinin İsrail bayraklarını çiğnediği ana dair bir görüntü yayımladı.

Görüntüde, onlarca kişinin, İsrail bayrağını çiğnediği ve normalleşme anlaşmasını kınayan dövizler taşıdığı görüldü.

Bahreyn'de muhalif kesim, iktidarı, gösterilere ciddi kısıtlamalar getirmekle suçluyor.

TUNUS'TA, İSRAİL İLE NORMALLEŞME ANLAŞMALARI PROTESTO EDİLDİ

Tunus'ta onlarca kişi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Bahreyn'in İsrail'le ilişkileri normalleştirme anlaşması imzalamasını protesto etti.

Normalleşmeye Karşı Tunus Ağı'nın düzenlediği gösteriye katılanlar, Filistin bayraklarının yanı sıra "Halk, normalleşmenin suç sayılmasını istiyor", "İkisi de son bulacak.. İşgal ve normalleşme" yazılı dövizler taşıdı.

Başkentin merkezindeki Habib Burgiba Caddesi'nde düzenlenen gösteride, "Normalleşme ihanettir" ve "Ey normalleşme yöneticileri, Filistin satılık değil" sloganları attı.

Göstericiler, Arap yöneticilerin, kendi koltuklarını garantiye almak için Filistin meselesini sattıklarını ifade etti.

Gösteriye katılanlardan "Direnişi Destekleme ve Normalleşmeye Karşı Çıkma Ulusal Heyeti" Başkanı Ahmed el-Kehlavi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ABD'de imzalanan normalleşme anlaşmalarının Arapların alnındaki kara lekelerin devamı niteliğinde olduğunu söyledi.

Eski Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat'ın 1977'de İsrail'i tanımasından sonra yeni bir felaketle karşı karşıya olduklarını belirten Kehlavi, Körfez ülkelerinin başlangıçtan beri İsrail'le ilişkileri normalleştirme yolundan gittiklerini kaydetti.

İSRAİL'İN BAE VE BAHREYN'LE İMZALADIĞI NORMALLEŞME ANLAŞMASI GAZZE'DE PROTESTO EDİLDİ

İsrail'in Beyaz Saray'da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile imzaladığı normalleşme anlaşmaları Gazze'de protesto edildi.

Göstericiler, Filistin bayraklarının yanı sıra üzerinde İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmesi karşıtı sloganların yazılı olduğu pankartlar taşıdı.

Protestolar sırasında İsrail bayrakları ve normalleşme anlaşmasını temsil eden tabutlar ateşe verildi.

Hamas yöneticilerinden Halid el-Batş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, düzenlenen bu protestonun amacının Arap ülkelerinin korkunç davranışını, her türlü normalleşme sürecini ve İsrail'i tanımayı reddettiklerini vurgulamak olduğunu söyledi.

Filistin halkının sabitelerine, ilkelerine, geri dönüş hakkına ve bu haklarından vazgeçmemeye sımsıkı tutunacağının altını çizen Batş, bunun yolunun ise birlik ve direnişten geçtiğini dile getirdi.

"Filistin ve Kudüs, pazarlık konusu veya Siyonist işgalcilere satılık değildir." diyen Batş, normalleşme anlaşmasının, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu ülke içinde düştüğü krizden kurtarmak ve Siyonist lobinin seçim kampanyasında ABD Başkanı Donald Trump'ı desteklemesini sağlamak için yapıldığını ifade etti.

Bazı Arapların Netanyahu ve Trump'ı desteklemek istediğini kaydeden Batş, bunun Filistin halkının Filistin'deki hakları üzerinden gerçekleştirilmemesi gerektiğini vurguladı.

- FETİH YÖNETİCİSİNDEN NORMALLEŞMEYE KARŞI "BİRLİK" VURGUSU

Öte yandan Fetih Hareketi yöneticilerinden Munzir el-Hayik de normalleşme anlaşmasının Filistin halkının kalbine ve Arap Barış Girişimi'ne saplanan bir hançer olduğunu söyledi.

Filistin halkının, normalleşmeyi ve koltukların korunması karşılığında koşar adımlarla "barışa" yönelmeyi reddettiğini vurgulayan Hayik, normalleşmeye karşı birlik olduklarını, Filistinliler arasındaki bölünmüşlüğün geride kaldığını ve Filistin halkının her türlü tasfiye planına karşı koymak için ulusal birliğin arkasında duracağını kaydetti.

- Trump, normalleşme anlaşmalarıyla İsrail'in ana taraf olduğu bir ittifak kurmaya çalışıyor

Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi (FDHKC) Siyasi Büro Üyesi Talal Ebu Zarife de Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta düzenlenen gösteri sırasında yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin, normalleşme anlaşmalarıyla İsrail'in ana taraf olduğu bir ittifak kurarak, kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde bölgenin haritasını yeniden çizmeye çalıştığını belirtti.

İsrail'e karşı her türlü mücadeleyi vereceklerini kaydeden Ebu Zarife, İsrail'in Filistin topraklarını terk etmekten başka bir seçeceği olmadığını ifade etti.

İRAN'DAN BEYAZ SARAY'DA İMZALANAN İSRAİL'LE NORMALLEŞME ANLAŞMASI YORUMU: TRUMP'IN SİRKİNDE OYNADILAR

İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın ev sahipliğinde Beyaz Saray'da düzenlenen törenle imzalanan İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi anlaşmasına tepki gösterdi.

Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Özel Yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'da düzenlenen imza törenine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bahreyn ve BAE dışişleri bakanları, bugün Trump'ın sirkinde oynadılar. Dün Arapların topraklarından bir bölümünü işgal Siyonizm, bugün de yeni bir yöntemle Basra Körfezi ülkelerini işgal ediyor. Büyük Mısır ile yapılan anlaşma da İsrail için bir açılım getirmedi. Mısır'ın bir adası kadar olan BAE ve Bahreyn de İsrail'e sadece güvensizlik armağan edecektir."