15 Mayıs 2021 Cumartesi / 3 Sevval 1442
Gece modu

İki ülkeye 'Hedasi Barajı' suçlaması: Müzakereleri baltalamaya çalışıyorlar

Etiyopya, Sudan ve Mısır'ı Afrika Birliği'nin öncülük ettiği Hedasi Barajı müzakerelerini baltalamaya çalışmakla suçladı.

AA21 Nisan 2021 Çarşamba 14:30 - Güncelleme: 21 Nisan 2021 Çarşamba 14:30

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Mufti, haftalık basın toplantısında, Nil Nehri havzasındaki Sudan ve Mısır'ı üçlü müzakereleri Afrika Birliği dışına itmeye çalıştığını söyledi.

Sudan'ın barajın temmuz ayında ikinci kez doldurulacak olmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) taşımasını eleştiren Mufti, "Sudan'ın akla yatkın hiçbir meselesi kalmadı sadece üçüncü bir tarafın gündemini devam ettiriyor. Sudan, Afrika Birliği sürecinin başarısız olduğundan emin olmak için çalışıyor." dedi.

Dina, Sudan ve Mısır'ın talep ettiği gibi sürece ABD, Avrupa Birliği ve Dünya Bankası'nın da katılmasında ne yanlış olduğunun sorulması üzerine, "Afrika Birliği'nin öncelik ettiği süreçte ne gibi bir yanlışlık var." ifadesini kullandı.

Mufti, Etiyopya'nın BMGK'ye mektup göndererek Sudan ve Mısır'a Afrika Birliği sürecine dönmek için baskı yapılmasını istediklerini de ifade etti.

Üç ülke, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın başlattığı müzakere girişiminin başarısız olmasının ardından Haziran 2020'den bu yana Afrika Birliği'nin öncülük ettiği toplantıları sürdürüyor.

- HEDASİ BARAJI ANLAŞMAZLIĞI

Mısır, Etiyopya ve Sudan arasındaki müzakerelerden, anlaşmazlıklar nedeniyle 10 yıldır sonuç alınamıyor.

Yüzde 79'u tamamlanan Hedasi Barajı, Sudan-Etiyopya sınırına yakın bir bölgede, Nil Nehri'ni yüzde 85 besleyen Mavi Nil Nehri kolu üzerinde yapılması nedeniyle büyük önem taşıyor.

Elektrik ihtiyacının yüzde 90'ını hidroelektrik santrallerinden sağlayan Etiyopya, Afrika'nın en büyüğü olacak Hedasi Barajı ile enerji açığını kapatmayı ve elektrik satmayı amaçlıyor.

Addis Ababa yönetimi, Mısır ve Sudan ile bir anlaşmaya varmamasına rağmen barajın doldurulmasında ısrar ederken, Kahire ve Hartum yönetimleri Nil suyunun paydaş ülke başına düşen yıllık paylarının etkilenmemesi için öncelikle üçlü anlaşmaya varılması gerektiğini vurguluyor.