27 Mayıs 2022 Cuma / 26 Sevval 1443

İsrail askerleri tarafından öldürülen gazetecinin yakınları anlattı

İsrail askerlerinin bu sabah gerçek mermiyle başından vurarak öldürdüğü Aljazeera televizyonunun muhabiri Şirin Ebu Akile'nin yakınları, kendisini 'Kudüs'ün kızı' olarak tanımlayan deneyimli gazetecinin öldürülmesine ilişkin İsrail güçlerinin hesap vermesini istiyor.

AA11 Mayıs 2022 Çarşamba 16:21 - Güncelleme:

Ebu Akile'nin (51) işgal altındaki Batı Şeria'da görevini yaptığı sırada İsrail askerleri tarafından gerçek mermiyle vurularak öldürülmesinin ardından, Filistinli gazetecinin Doğu Kudüs'teki evinde taziye merasimi düzenlendi.

Filistinli gazetecinin yakınları, meslektaşları ve Filistinli siyasiler Ebu Akile ailesine taziyelerini sunmak için Doğu Kudüs'ün Beyt Hanina semtindeki evinin önünde toplandı.

Burada bazı Filistinliler, İsrail işgal güçlerince "yasak" sayılmasına rağmen evin önündeki duvar ve direklere Filistin bayrakları astı.

Evin önünde ayrıca deneyimli gazeteci Ebu Akile'nin konuşmalarından kayıtlar ve Filistin direnişini anlatan marşlar çalındı.

- "İŞGAL GÜÇLERİNİN SUÇLARINA İLİŞKİN GERÇEKLERİ DUYURURKEN SESİNİ KISTILAR"

Şirin'in taziye evindeki yeğeni Lina Ebu Akile, halasının kişiliği, gazeteciliği ve vefatına ilişkin duygu ve düşüncelerini AA muhabirine anlattı.

Keder içinde konuşmakta zorlanan Lina, halası hakkında, "O benim için halam olmaktan fazlası idi. En iyi arkadaşımdı. Yol göstericim, rol modelimdi. Küçüklüğümden beri onun en azından yarısı kadar olmak istedim." dedi.

"Böyle korkunç bir haberle uyanmak benim için kahredici olmaktan da öte. Bu suçun peşi bırakılmamalı, soruşturulmalı ve İsrail işgal güçleri hesap vermeli." diye konuşan Lina, şöyle devam etti:

"(İsrail) Her zamanki gibi suçu kendi üzerinden atmaya çalışıyor. Soruşturma yapılıp tamamlandıktan sonra en sevdiği işi yaparken ve 'PRESS' (basın) yazılı çelik yeleği giyinik haldeyken soğuk kanlı bir şekilde öldürüldüğü kanıtlanacak.

Maalesef işgal güçleri çocuk, kadın ve hatta gazeteci ayırmıyor. Filistinli olduğunuz sürece size ayrım yapmaz ve sesinizi kısar... Onun da en sevdiği işi yaparken, işgal güçlerinin korkunç eylemleri ve suçlarına ilişkin gerçekleri duyururken sesini kıstılar."

- "Umarım tüm dünya İsrail işgal güçlerinin işlediği suçları görür."

Halasıyla ilişkisi sorulduğunda gözyaşlarını tutamayan genç kadın, "O çok tatlı, sevecen, eğlenceliydi, yaşamı seviyordu ve bana her zaman hayattan keyif almamı söylerdi. Hafta sonlarını beraber geçirir, beraber seyahat ederdik. Benim en sevdiğim yol arkadaşımdı. Onun hatırası her zaman yaşayacak ve yaptıkları hatırlanacak." ifadelerini kullandı.

Lina, sözlerine, "Umarım tüm dünya İsrail işgal güçlerinin işlediği suçları görür." diye ekledi.

- İSRAİL, GERÇEK YÜZÜNÜN YANSITILMASINI İÇİN GAZETECİLER BİLE HEDEF ALIYOR

Şirin'i yakından tanıyan ve taziye evini ziyarete gelen Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Filistinli Tutuklu ve Esirler Kurumu Müdürü Nasır Kavs da, İsrail güçlerinin, "işlediği suçların gerçek yüzünün yansıtılmaması için gazetecileri sürekli hedef aldığını" söyledi.

Şirin ile olan yakınlığını aktaran Kavs, "Şirin'i yıllardan beri tanıyorum. Kudüs'teki tüm gösterilerde, etkinliklerde bizimle birlikteydi. Profesyonel olarak Aljazeera için çalışıyordu. Ancak aynı zamanda bir insan ve gazeteci olarak ulusal hisleri de vardı. Gazetecinin vatanı, ülkesi ve halkı için bu hisleri olmalı. Şirin böyle idi." diye konuştu.

Ebu Akile'nin İsrail askerleri tarafından doğrudan hedef alınarak öldürülmesi hakkında konuşan Kavs, "Şirin, tüm Filistinli gazeteciler ve hatta yabancı ve İsrailli gazeteciler bile (İsrail) işgal askerleri tarafından sürekli hedef alınıyor çünkü işgal güçlerinin Batı Şeria'da Gazze'de ve Kudüs'te işlediği suçların gerçek yüzünün yansıtılmasını istemiyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

- "O KUDÜS'ÜN KIZIYDI"

İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların hakları konusunda çalışan Filistinli yetkili, bir Hristiyan olan Şirin ile aralarında hiçbir zaman ayrım yaşanmadığına ve onun "Kudüs'ün kızı" olduğuna şu sözlerle dikkati çekti:

"Şirin hepimizin kardeşi idi. Filistinli tutukluların ve esirlerin mesajını dünyaya duyuruyordu. O Kudüs'ün kızıydı. Sevincimizde, hüznümüzde bize ortak oluyordu ve Kudüs'te hep yanımızdaydı.

Kudüs'ün evlatları, Kudüs için, Mescid-i Aksa için ve Kutsal Kabir Kilisesi (Kudüs'te Hristiyanlarca en kutsal sayılan mekan) için hangi hisleri taşıyorsa o da o hisleri taşıyordu. Din veya partiler bizi birbirimizden ayırmıyordu. O tam anlamıyla sadece Kudüslü idi."

- ALJAZEERA MUHABİRİ ŞİRİN EBU AKİLE'NİN ÖLDÜRÜLMESİ

Katar merkezli Aljazeera televizyonunun deneyimli saha muhabiri Şirin Ebu Akile, İsrail askerlerinin bu sabah işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin Mülteci Kampı'na düzenlediği baskını takip ettiği sırada, İsrail askerlerinin açtığı ateşle öldürülmüştü.

Görevini yaptığı sırada ve üzerinde "PRESS" (basın) yazılı çelik yelek giydiği halde, İsrail askerleri tarafından gerçek mermiyle vurularak başından ağır yaralanan Ebu Akile yaşamını yitirmişti.

Ebu Akile'nin hayatını kaybettiği olayda yanında bulunan gazeteci Ali es-Sumudi de sırtından yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan Sumudi'nin durumunun stabil olduğu bildirilmişti.

Aljazeera'nın ilk nesil saha muhabirlerinden 51 yaşındaki gazeteci, İsrail'in işgal altındaki topraklarda Filistin halkına yönelik saldırılarını kayıt altına almak için uzun süredir bölgede çalışmalar yürütüyordu.

1971 Kudüs doğumlu bir Hristiyan olan ve ABD vatandaşlığı bulunan Ebu Akile, Ürdün'deki Yermuk Üniversitesi Gazetecilik ve Medya Bölümü mezunuydu.