Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan açıklamaya göre, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'da yaklaşık 140 bin kişi bayram namazını kıldı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün uzak mahalleleri ile İsrail'e bağlı Filistin kentlerinden Mescid-i Aksa'ya gelmek isteyen Filistinliler, Harem-i Şerif'in içinde bulunduğu Eski Şehir bölgesine çıkan yollarda araçlarıyla uzun kuyruklar oluşturdu.
Bayram namazı öncesi Mescid-i Aksa'nın kapılarında bulunan İsrail polisleri, Filistinlilere kimlik kontrolü yaptı, bazılarının ise girişine izin vermedi.
Kur'an-ı Kerim tilaveti ve teşrik tekbirleriyle bayram namazına kadar Mescid-i Aksa'da bekleyen on binlerce Müslüman, Kudüs ve Filistin Müftüsü Muhammed Hüseyin'in kıldırdığı namazdan sonra okunan bayram hutbesini dinledi.

İsrail, 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırıları bahane ederek Mescid-i Aksa'yı 41 gün boyunca kapalı tutmuştu.
Doğu Kudüs ve Batı Şeria'nın işgal edildiği 1967'den bu yana ilk kez Mescid-i Aksa'da bu yıl Ramazan Bayramı namazı kılınamamıştı.
İsrail polisi, o dönemde Mescid-i Aksa'ya yakın bölgelerde teravih ve Bayram Namazı kılmak isteyen Filistinlilere saldırmıştı.
Ürdün, 1994'te İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması uyarınca Kudüs'teki dini işlerden sorumlu ülke olarak kabul ediliyor.
2013'te Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmaya göre, Kudüs ve oradaki kutsal mekanların savunulması ve vesayet hakkı da Ürdün'e verildi.
Anlaşmaya göre Mescid-i Aksa, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.
Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor.

İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri baskın olarak tanımlıyor.
Tel Aviv yönetimi, Mescid-i Aksa'da "sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyaret edebileceği" tarihi statükonun korunduğunu savunuyor.
Ancak fanatik Yahudilerin, İsrail polisi korumasında Harem-i Şerif'e düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.




